yitirdim cebimdeki bütün adresleriyağmurlar, yağmurlar ortasında kaldımaklımı boğacak o selleriben kendi damarlarımda yarattım artık ne bir satır yazı, ne de bir selamtek kişilik bu oyunda rol alabilirgitti bütün seyirciler, boşaldı salongeride kalan yalnızca, yalnızca maskelerdir eli naylon güllü o dostluklarınbir tek anısı ve sızısı yok içimdeyitirdim cebimdeki bütün adreslerikendimi kazandım bir başka biçimde Ahmet Erhan
Kategori: Şiir
Şub 23
Arizona Rüyası
içimdeki katili sen susturabilirsin ancaksesim sesine eşitaklın benimkinden yüksekbu bir kadın için çok güzel bir şeybiliyor musun yıllarca ötekilerleidare etmek zorunda kaldım benişte lou reed’in dediği gibimükemmel bir günbeni bekletip duruyorsunben de beklemeyi öğreniyorumev kadınlarının kocalarını bekledikleri gibisanıyorum ki başka bir insanımiyi bir insanımhep böyle olarada git gelhep yanımda olmadayanamam ben buna“muz balıklarının mükemmel gününe”kısa …
Şub 23
İnfilak
ben gidince hüzünler bırakırımbu senin yaşadığındırbir ev sıkılır kadınlardakibir adam sıkılır kadınlardaki seni sevmek bu kadar mıo benim yaşadığımdır bazen de bir yerde kuşlar vardırne uçmak ne görünmek içinbir karanfil pencereyi delerbir kapı kendiliğinden kapanıristesek sevişirdik; ama olmadıbiz değil yaşayan acılardır gitsem de her yerde biraz vardırhatırda zamansız bir plakbir otel kapısı, biraz istasyonvardır o …
Şub 23
Sus Çıkmazı’nın Bekçisinden
burası “sus çıkmazı” hanımefendibelki söylenir diye gelip geçen sözlerin son durağıpeşlerine takılıp nice gelenler olur bir bilsenizbakmayın sonra hemen geri dönerler yepyeni sözler içinbirlikte geldikleri ölünce bir susmakla, çıkmaz sokaklarındabir kere sustular mı, hep susarlarne sahipsiz mezarlar açtım buraya, bilmezsinizsözlerin ölümsüz sanılması boşadırsusarsanız hepsi ölür hanımefendioysa cümleler için yapılmalı en şaşalı ölüm törenleriölüm törenleri için …
Şub 23
Dönüyor Mevsim
sadece bir rüya arar insangecenin ve alkolün göğsündemazi ürkütür çünkü ve bir uçurumdurher otel odasıyatıyor binlerce cesedim diplerindebelki son dubleye bakarken düştümbelki fasıl dinlerken radyodaey sesin muammasıinliyordu yaylı tamburyatalak bir hasta ya da dövülmüş bir çocukzaman ve hayaltükettiler beniher hatıra korkunç: ayak seslerimyankılanıyor koridorlarındaışıklar askeri lisesi’ninpeşimde ablamın hayaletibir yaz günü öldü benden uzaktamor elbisesiyleymişo şanlı …
Şub 23
Aşk Mektubu
dün akşam senden ayrıldıktan sonrailyas’lara gittimoturup şu evlenme meselesini uzun uzun konuştukkarısı da akla yakın şeyler söylediben gerçi onu severim, dediberaberce yaşayıp gitmenizi kim istemezama, yoksulluğa alışkın değildir oaçlığa, yalınkat döşeklere pek katlanamazdinledikçe, kızcağıza hak verdimbu iş olmayacak gibime geliyor, ne dersin sen öyle görmüşsün büyüklerindendört kap yemekli sofralar görmüşsünkarpuz kollu yaz entarileri görmüşsünyattığın yataklar …
Şub 23
Benden Sonra Mutluluk
yaşamak bir an içinde şair oldum baktım her şey yazılmışressam oldum gördüm her yer çizilmişseyyah oldum sordum dünya gezilmişhiçbir yerde YENİ bulamadım ben öğrendiklerimin çoğunu dinlediklerimdenbildiklerimin çoğunu düşündüklerimdenunuttuklarımın çoğunu yaşadıklarımdanyazdıklarımın çoğunu unuttuklarımdan çıkardım en uzun hep kendime konuştumbaşkalarına hep kısa yazmak istedimne kendim dinledim ne başkaları yetersiz iyi niyet kötüsüne yol açarsöylenemiyor çok şey susmadan …
Şub 23
Çöl Terzisi
kendim diktim düştüğümyolların hırkasınıeğnimi onlarla eksilttimsabrını beklediğim kuyulardı yeminli ay vaktitalibi olmadım heykeliminbildim kumdan yapılmaz çölün heykelivahamı kendim diktimkendim diktim hikâyelerimiyırtığını söküğünü onulmazın, hayatınadımı ben sananlarane yazsamduyulmaz sesimherkesin zamanından başka türlü geçerimbana adımdan yapılan zamanaldı benimadem seslendim dünyayamadem imzamı verdimbenden geri çekildi çoğaltılan suretimyazdıkça bildim:zamanın malıyız hepimizdüğümlüyüz bağlıyızazımız çoğumuzne kadar sevsek o kadarızçok kısa görünen …
Şub 23
Burada daha ne kadar öleceğim
Burada daha ne kadar öleceğim?Yeryüzüyle gökyüzünün aracısı olarak bulutu haraca kestiğiniz yerde? Ben size alışamam. gözüme saldıran güneş ışınlarında yüzünüzün yokoluşu.“Ağlıyordum, onu gönlümde isterdim ve sadece orada.”Öylesine yoksulluk, bir aşk düşünün sihirli hiç karşılıksız… Ağlıyorduk. Ben bu ıslaklığı tanıyordum, düşümde böyledüşünüyordum size dokunurken. Siz bu ıslaklığı tanıyordunuz,düşümde böyle düşünüyordunuz. Nasıl biliyorduk, nasıl?bu gözyaşlarının susulmuşher çığlık, …