Adam yaşama sevinci içindeMasaya anahtarlarını koyduBakır kaseye çiçekleri koyduSütünü yumurtasını koyduPencereden gelen ışığı koyduBisiklet sesini çıkrık sesiniEkmeğin havanın yumuşaklığını koyduAdam masayaAklında olup bitenleri koyduNe yapmak istiyordu hayattaİşte onu koyduKimi seviyordu kimi sevmiyorduAdam masaya onları da koyduÜç kere üç dokuz ederdiAdam koydu masaya dokuzuPencere yanındaydı gökyüzü yanındaUzandı masaya sonsuzu koyduBir bira içmek istiyordu kaç gündürMasaya biranın …
Kategori: Şiir
Şub 23
Ben Dostlarımı Ruhumla Severim
Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum.Işığı gördüm, korktum. Ağladım. Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim. Karanlığı gördüm, korktum. Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladım sevdiklerimi. .. Ağladım. Yaşamayı öğrendim. Doğumun, hayatın bitmeye başladığı an olduğunu; Aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar olduğunu Öğrendim. Zamanı öğrendim. Yarıştım onunla… Zamanla yarışılmayacağı nı, Zamanla barışılacağını, zamanla öğrendim… İnsanı öğrendim. Sonra insanların içinde iyiler …
Şub 23
Kitabe-i Sengi Mezar
Hiçbir şeyden çekmedi dünyadaNasırdan çektiği kadar Hatta çirkin yaratıldığından bile O kadar müteessir değildi; Kundurası vurmadığı zamanlarda Anmazdı ama Allahın adını, Günahkar da sayılmazdı. Yazık oldu Süleyman Efendiye Mesele falan değildi öyle, To be or not to be kendisi için; Bir aksam uyudu; Uyanmayıverdi. Aldılar, götürdüler. Yıkandı, namazı kilindi, gömüldü. Duyarlarsa olduğunu alacaklılar Haklarını helal …
Şub 23
Nan Gibi
Ve gözlerin gelir geçer içimden Su içerken sen sokulurken akşam kızıllığına Ekmeği bölerken Yalnızsam yıllar nasıl geçmişse aradan Unutmak kolay sanmışsa şarkılar Şiirler yalan yazmışsa ayrılığı Kör olsun sözlerim,unuttuysam adını An gibi aklımdasın Gelir geçer gemiler Belki sende geçersin diye Bir kumru konar her sabah pencereye Bir miladı taşır gece bir yıldız Soğuk olur,üşürsün ya …
Şub 23
Dağ Kadını
Kadına o yer çok ıssız,Çok yaban gelirdi.Çocuksuz,Bir kendi bir erkeği. Evin ufak tefek uğraşı,Başka işi yoktu kadının.Çift sürerken tarlada, ağaç keserkenArdında kocasının. Yorulup dinlenerekYongaları toplardı,DudaklarındaYalnız kendi için söylediği bir şarkı. Bir gün kadınGitti dal kesmeye ormana,Ta uzaklara, ki zor işittiAdam kendini çağırınca. Ne karşılık verdi – ne ses etti –Geri de dönmedi kadınDurdu, sonra kaçıp …
Şub 23
Sen hiç ateş böceği gördün mü?
Sen hiç ateş böceği gördün mü?Bir akşam üstü yada bir gece yarısı,Ansızın çıkıverdi mi karşına karanlığın ortasında,Aşk gibi biranda aydınlattı mı dünyanı, Sanki aşkı sevdayı içinde taşıyor gibi dimi,Yada aşığının hasretiyle yanıyor gibi,Minicik bir bedende sanki sevginin ışığı gizli,Yada bir aşk meşalesi taşıyor gibi dimi. Bir ateş böceği gibi aydınlatan oldumu dünyanı,Sen bir ateş böceği …
Şub 23
Senden Sonra
Ayrılık sesine benzedi uçak sesionun kadar uzun bir ses.Havalanankaybolangeri dönen bir ses. Sevgililergeçip gidin akşamın içindenkendi akşamınıza. – Nedir ayrılık delikanlı? – Kara, sıcak bir duman. Ayrılık yığdı bulutları üstümeinsanlar uzaklaştısöz bitti.Yalnız baykuş öttü kuşlar içinde. Sevgililergeçip gidin akşamın önündenkendi akşamınıza. – Nedir ayrılık delikanlı? – Boşalmış bir şehir. Ayrılık, saplandı yüreğimeölünceye kadar …
Şub 23
Biliyorum Çok Geç Oldu
Ayak bileklerimden bir de tutup sözüm ona Ellerimle de duyarak basıyorum toprağa Deli deprenişlerin köpüğüyüm yoksa Ne hah yerleşip oturdum Ne bir ayak yeri eşeledim Ne bir dam aradım başımda Perişan toztoprak içinde eşyam Yanlardan Arkadan otların arasından Vahşi bir hayvan fırlıyor hatıramın sırtına Yerim ve yurdum belli değil Yeni atamdım aşkın tıpanlarına Neyin memuruyum …
Şub 23
Tüller Ve Silah
Önü denizle başlayan rüzgarlı bir kasabadaydık.Sanki yıllardır oradaydık. Her şey düzelecekti.Orada doğmaya çabalayarak öldük. Meleğim nehir kanatlarını uzaklıklarda yıka şimdi. soğuktu, ısınamıyorduk. Bu kadar yakınken. Aramızdayalnızca o hava boşluklarının dolaştığı odalardaydık.Biriken bütün rüzgarlar işte orada, o deniz kasabasındao çok köpekli, çok rüzgarlı yerde patladı. ikimizi aynı gökyüzüne baktıran, neydi o, ışık söndü. Sustum.Sustum. Sustum. Sustum.Bütün …
Şub 23
Eylül’dü.
Eylül’dü. Dalından kopan yapraklarınSararan yanlarına yazdım adınıSahte bir gülüşten ibarettin oysa.Ve hiç bilmedin ellerimin soğuğunu.Eylül’dü.Di’li geçmiş bir zamandı yaşadığımızAdımlarımızın kısalığı bundandıBundandı gözlerimin durgunluğu.Sarı sıcak cümlelerde sözün kadar yalan,Ellerin kadar ıssız,Sen kadar zamansız molalar veriyordumVe çocuksu bir bencillikti hüznümüz.Eylül’dü.İzlerini çizdiği zaman ansızın gidişin,Şimdi yoktu bi anlamı suskunluğun.Çırılçıplak kalakaldım sessizliğinin orta yerinde.Sonra sesime yankı vermeyen uçurumlar kıyısında …