Kategori: Şiir

Ne Gelir Elimizden İnsan Olmaktan Başka II

Ben mutsuz kişiyim, size yüzümü getirdim bu anlamda
Nasıl seğirttim işte, kızmayın işte, dün o hekim dedi ki
Dönünce birden yüzüme, yüzümün bu en yitik çağına
Dedi ki: siz niye yoksunuz acaba
Bilmem ki — doğrusu bilmiyorum — niye yokmuşum ben

Ne Gelir Elimizden İnsan Olmaktan Başka III

Bir bir gezindim de ben bütün mezarlıkları
Zakkumları gördüm ve erguvanları
Ölüler gördüm ölüler, bir avuç kemikle o sonsuz

Ne Gelir Elimizden İnsan Olmaktan Başka IV

Ne gelir elimizden insan olmaktan başka.
Ne çıkar siz bizi anlamasanız da
Evet, siz bizi anlamasanız da ne çıkar
Eh, yani ne çıkar siz bizi anlamasanız da.

Zavallı Catullus, yeter çılgınlık, yitik bilmelisin yitmiş gördüğün şeyi bir kez.

llık günler geri geliyor ilkyazla artık,
yatışıyor yavaş yavaş gökteki kızgınlık
batı yelleri estiği için tatlı tatlı,
geceyle gündüzün eşit olduğu şu sıra.
Bırakalım, Catullus, Phrygia ovalarını,
verimli, sıcağı bol İznik topraklarını,
uçalım Küçük Asya’nın ünlü kentlerine.
Yerimde duramıyorum bak daha şimdiden,
başıboş gezmek isteği doluyor içime,
ayaklarıma canlılık geliyor sevinçten.
Ey tatlı dostlar, arkadaşlarım, esen kalın,
evimizden birlikte çıkıp yaban ellere
ayrı ayrı dönüyoruz bambaşka yollardan.

Sinem

sonra madem insan kal adında bir beladır
insan dalgın bir belgedir kendiyle hayat arasında
neden eve dönmekten ibarettir hayat
neden bazen simsiyah bir doğruyla denilir,
devletin ve allah’ın en iyi fikridir kış
bütün evlerin en mükemmel hatasıdır baba

Tanrı Baba

Tanrı Baba, bir sabah uyanınca, Biz insanları düşündü nasılsa, Gitti pencereye: “Kim bilir, dedi; Belki o gezegen yok oldu gitti. Ama baktı, uzakta, çok uzakta, Bir köşecikte fır dönüyor dünya. Şeytan canımı alsın, dedi Tanrı, Alsın vallahi bir şey anlıyorsam Bu dünyalıların tutumlarından.

Ne Yaptın?

Sen virane kalbime ne yaptın?
Bak, divane aşkıma ne yaptın?
İpeğin içinde rahatlığa alışmıştım
Sen “kelebek” kanadıma ne yaptın?

Kızıma, ‘erkekler geldiğinde kendini ateşe ver’diyeceğim.

Dokunulduğun yerleri oyuncak bebek üstünde göster bize, dediler.
Dedim ki onlara, Oyuncak bir bebeğe benzemiyorum ben, bir eve benziyorum.
Dediler ki bana, Evin üstünde göster bize.

kullarını tanıdım…senden bahsederken, sanki senin sahibinmiş gibi konuşanlarıve onların çıkarlarına göre karar veren bir varlıkmışsın gibi senve onların adamıymışsın gibi tavır takınanları

kurumuş ot olmak istedim
içi yok kurumuş otun
hafızadan yükü yok
yürümesi gereken bir sokak
evi yok sonunda dönmesi gereken
ne var ise o var ondan ibaret kendi varlığında
fakat kurumus ot biliyor tekerrürdeki sonsuzluğunubenim tekrar edecek baharım yok

Yücel Kayıran
Efsus’a Yolculuk

Efsus’a Yolculuk

kardeşler arasında başlıyordu yarış dünyada
kardeşlik birbirine yapışık doğmak gibi bir şeydi
yan yana duran etlerin birbirine kaynaması
kaynama etin içindeki can denilen ruhtan
ayrılmakla başlıyordu yarış dünyada
parça parça koparmakla birbirimize yapışık yerlerimizi
teste tabi tutuyorduk böyle böyle kendimizi