Elleri bağlı denize attı ve seslendi:Dikkat et, su ıslatmasın seni! Hallac-ı Mansur
Kategori: Şiir
Şub 23
Bitkilerin Gördükleri
Bitkilerin Gördükleri Pırıl pırıl çiçeklenmiş, kökleri yerde, yüzü delice sevdiği güneşe çevrili boyuna. Ovidius Bir düşünün: Bitkiler sizi görüyor.
Şub 23
(başlıksız)
Yurdundan koparılmış gözleri sürmeli yaralı bir ceylân gibiSuat’ı alıp götürdüler. Gönlüm öyle kırık ki! Gönlüm, azat nedir bilmeyen bir köle örneği ezgin.Tan vakti Suat göçtü buralardan. O ne mağrur bakışlardı Rabbim ve ne müstağni. Suat ki boyu altın ölçüde; önden bakılınca zarif nahif, incecik belli,tombul görünüşlü arkadansa, arka çizgileri bile belli. Gülerken dişlerinde kar yağar …
Şub 23
Dert Burada
Ben ne anlatayım bak sine sine burada dert var.Binlerce yakıcı kıvılcım ve soğuk ah var buradaBak, kafeste her ormandan bir aslan!Beluç, Kürt, Lor, Türk ve Gilek buradaBunca kalleşlik ve namertliğin olduğu bir zamandaHâlâ halkı düşünen mertler vardır burada.Gel ki mesele olmak ya da olmamak değilKavga, yok ediyor söz ve vefayı burada.Sabaha erişmeyen bir gece kalmayacaktır …
Şub 23
Yaşam
Ne düşünüyorsun?Çamura saplanmış kayığın kırık yelkeni değil midir yaşam?Afiyet renginin kaçtığıbu harabedekapalı yolun sonu değil midir yaşam? Ne korkunçtu olaylar seli!Açtı bir ejderha gibi ağzınıAyrıldı yerle gök birbirindenYıldızlar döküldü salkım salkımve güneş battı vadilerin morluğunda. Hava kötüHangi rüzgârla gidiyorsun sen?Hangi kara bulut sardı göğsünü?Gece gündüz bin yıllık yağışla bile açılmıyor gönlün. Uzak bin yıllardan çıkageldin …
Şub 23
Bebeğin Duası
Allah’ım gönder şifa meleklerini Düşsün alnımın ateşi Beni yoktan var ettin Lutf eyle var kalayım Ya Şâfî Suya giden ceylanlar gibi Yuvarlansın da ömrüm Su sesinin önünde Kalbini bir gül için Yakmak nedir bileyim Ya Rabbi Babanın iç geçirişi Ah, gözümün nuru gittin ve geldin Sen gittin denizler çekildi Geldin ve ırmakların suyu çoğaldı …
Şub 23
Zeyl
Ahmed Kerem için Ervâh âleminden bir kuşGagasında inci taneleriŞehre yeni inmiş bir melekDilinde uzamış bir aşkın son sözleri‘Hu!’ diyor melek, bir efendi yeryüzünde görünmüşGökten düşüyor bir inci tanesiGörünmüş de kokulara bürünmüş‘Hayy!’ deyince kulağına annesi Biz koşarken uçarken düşerkenGülümseyen gözlerle izliyor bizi hayatVe en umulmadık zamandaYanağımıza bir bûse konduruyorKendini ele veren bir karanfilCennetin kırlarında bir molaUsulca …
Şub 23
Yâdında mı doğduğun anlar
Yâdında mı doğduğun anlarSen ağlar idin gülerdi âlemÖyle bir ömür sür ki mevtinOlsun sana hande, halka mâtem Çünki dünyâya ağlayu geldikBâri ukbâya şâdmân gidelim (Mâdem ki dünyaya ağlayarak geldik, hiç olmazsa âhirete gülerek gidelim.) ** Bu kez hem doğarken hem de ölürken ağlandığını ifade eden bir beyit. Âşık Çelebi‘den: Öñinde girye-i tıfl u soñında şîven-i …
Şub 23
Bahara İnan
Aç pencereleri, ki meltemAkasyaların doğum gününüKutlamaktadırVe baharHer dalda her yaprağın yanı başındaMum yakmıştır.Bütün kırlangıçlarGeri döndülerVe tazeliği haykırdılarSokak baştanbaşa sese dönmüştürVe kiraz ağacıAkasya ağaçlarının doğum günü hediyesi diyeÇiçeklerle doldurmuş eteğini.Aç pencereleri ey arkadaşSahi hiç hatırlar mısınYeryüzünü vahşi bir ateşin yaktığınıYapraklar solduğunuVe susuzluğun toprağın ciğerine ne yaptığınıHiç hatırlar mısınUzun gecelerin karanlığındaSoğuklar neler yaptı asma ağacınaBeyaz çiçeklerin başına …
Şub 23
Babanın Ölümü ve Bekletilmesi
Babanın cesedi en son gömülür. Bir gün ve geceyi yuvasında geçirmeli. Ve anlatılmalı. Oğullar ve kızlar kâbus görecek. Görmeli. Bejan Matur
