Yol, kendine bir yer bulamamışkişinin özlemidir. Kendi yerini yerleşikliktebulamayan kişi,onu yolculukta arar. Nasıl, bir yer, bir yolun başı ya da sonu;bir yol da, bir yerden önceki ya da sonrakibir durumsa — kişinin durumu da,hep, öyle, ya da, böyledir… Yerini yitiren kişi,yola çıkmak zorundadır. Yola çıkan kişi, yeni bir yer arıyordur— ama yola hep bir (eski) …
Kategori: Şiir
Şub 23
Kan
Önce öksürüverdimÖksürüverdim hafiften,Derken ağzımdan kan geldiBir ikindi üstü durup dururken Meseleyi o saat anladımAnladım ama, iş işten geçmiş olaŞöyle bir etrafıma baktım,Baktım ki yaşamak güzeldi hâlâ Mesela gökyüzüMaviydi alabildiğineİnsanlar dalıp gitmiştiKendi âlemine Muzaffer Tayyip Uslu
Şub 23
Şarkılar Kitabı
— 1 —Karanlık hayatımda çok önceParıldayan tatlı yüz,Yitti gitti şimdiDört yanım gece.Karanlıkta çocuklarGönülleri daralınca,Bastırmak için korkuyuTürkü söyler yüksek sesle.Ben de çılgın bir çocuğum.Sesim neşeli değilse deTürküler çağırdım karanlıkta,Korkumdan kurtuldum. — 2 —Öylesine üzgünüm,Bilmem ki neye yormalı;Hiç aklımdan çıkmayanEski bir masaldan olmalı.Durgun yavaş akıyor Ren,Hava serin, kararmak üzre;Doruğu tepeninParlıyor akşam güneşinde.Oturmuş yukardaGüzeller güzeli bir peri;Altın saçlarını …
Şub 23
Zangoç
Sabahın arınmış, saydam, derin havasınaYayıyor yine çan, sesini, aydınlık, duruOkşuyor, lavantalar, kekikler arasınaDuasını bırakan küçük bir çocuğu, Çıkmış üstüne eski bir ipi geren taşın,Dilinde dua, zangoç, üzgün, mırıldanarakDinliyor inişini uzak çınlamalarınBir kuş geçiyor yanından, ona dokunarak. Ben arzulu gecenin o adamıyım. Yazık!Boşa çekiyorum Ülküyü çalan halatıBir tutam tüy söylüyor soğuk günahlarımı, Çok usul geliyor kulağıma …
Şub 23
Sıkıntı
Sana geliyorsam bu akşam, ey hayvan, amacımne bir halkın günahlarıyla dolu gövdeni yok etmek,ne de öpücüğümü akıtan onmaz sıkıntı altındave iğrenç saçlarında hazin bir fırtınayı eşelemek; Azabın bilinmeyen perdeleri altında uçanhiçliği başkalarından daha iyi tanıyan seninancak kara yalanlardan sonra tadabildiğindüşsüz ağır uykuyu istiyorum yatağından; Çünkü, katıksız soyluluğumu kemiren çirkefsenin gibi beni de kısırlığıyla damgaladı.Ama, senin. …
Şub 23
Düşünce
Kaygıyla bakıyorum bizim kuşağa!Geleceği ya boş ya karanlık görünüyor.Böyleyken, bilincin ve kuşkunun yükü altındaEylemsizlik içinde kocuyor. Zenginiz biz, ta beşikten beriBabalarımızın yanlışlıkları ve akılsızlıklarıyla!Yaşam üzüyor bizi; dümdüz amaçsız bir yol gibi,Bir şölen gibi yabancı bir bayramda. Utanç verici bir umursamazlığımız var iyiye ve kötüye,Solup gidiyoruz kavgaya girmeden daha;Yüz kızartıcı korkaklarız tehlikeyi görünceVe iğrenç tutsaklarız iktidar …
Şub 23
Kaldığımız Yerden
Yaşadıklarının bir tortusuydu o masum anılar,geleceği nerdeyse unutulmuş bir zamanabağlayan.Unutma, belleğin zindanındı senin,düş gücün özgürlüğün.Böylece dolaşıp durdun bir süredilini anlamadığın insanlar arasında,gökyüzünün mavi bir yama gibigörünüp kaybolduğu gökdelenler altında. Nasılsa rastlamıştın bir gün ücra bir bitpazarındagözden çıkarılıp bir köşeye atılmış o tozluyadigârlarave anlamıştın hemen, derinden bir acıyla:aldırışsızlık da bir çeşit rahatlamaymışsonunda. Şimdi gene bir sürgündesin …
Şub 23
Terden Bembeyaz
iki kere yoruldum, ateşe atılırken birismailin gözünü bağlarken bir de,ey kimsenin istemediği dedim,seni bana versinler ödül olarakbir kuş olup uzağında durayımbakayım içine uykumu açıpkuzular çiğdemler ıhlamurgillerve güzel havalar, bu değil elbet. bir şey geldi bize, bereketi olmayanekmeksiz yenilen yemekler gibi şu sıkıntı, ne kadar düşkün banatitriyor üstüme bile annemdenen dar vakitleri esirgemiyorbozulmuş planları görülmüş hesaplarıne …
Şub 23
Düşerken
Şu ihtiyar yaşımdan bırakıp kendimiDünya denen şu umarsız boşluğaHani bir tutan olur diye belki elimiGeri gelmek istersem diyeDüşerken gözlerim değdi gözlerineBir saadet anı, ansızın sönüverenBir serap, yaklaştıkça uzağa gidenBilmem kavuşur mu her bekleyenDönmek ister mi içindeki boşluğu görenSen dönsen dünya durmaz, o da döner yenidenBaktığımda çok ama çok içeri baktım gözlerinden O sen değilsin Kemal …
Şub 23
Vasiyet
Her yıl vasiyetimi yazardım bir kağıda,insan birdenbire ölebilir ve bıraktığı izlersayısız kararsızlık doğurabilir korkusuylakalanlar için – soru işaretleriyle tıkabasadolu kalanları gördüydüm: Rahmetli bendensonra tufan diye mi düşünmüştü, yoksaaklına mı getirmek istememişti öleceğini,anlamadım hiçbir zaman nasıl yaşanabilirölüm düşüncesinden bunca firari: Birdengidenlerle ağır ağır gidenler doldururkengünlerimizi, neydi ki vasiyet bellediğim:Kâğıt üzre kâğıt üzerindeki vaziyetti.Vasiyet gidenle ilgili benim …