Kategori: Şiir

Kendimce

Yorgunsam yorgunluğum benimSize ne benim yorgunluğumdan?Üç beş yıl yaşadım şu dünyadaBir gün koyup giderim. Hastaysam hastalığım benimSize ne benim hastalığımdan?Başım ağırıyor zindan gibiÇok sigara içerim. Mahzunsam mahzunluğum benimSize ne benim mahzunluğumdan?Geceler boyu denizlerim varKapkara akan çeşmelerim Aşıksam aşıklığım benimSize ne benim sevdamdan?Uzaktan kırları,denizleriKadınları severim. İyisem iyiliğim benim.Size ne benim iyiliğimden?Bilmeyin hikayemi işteÖyle yaşar giderim. Cahit …

Devamını oku

Cehennemde

Ölüm ara sıra yokluyor beniOturuyor geçip karşımaDaha diyor, daha vaktin gelmediSonra dönüp gidiyor başkasına Ama herzaman bu böyle olmazÇocuklar, ihtiyarlar, tazelerGörüyorum gider arasıra bekleşirHacıbayram önünde cenazeler Birgün beni de alıp gidecekNe işine yararım bilmemTanrı katında utangaç beceriksizZayıfım cehenneme giremem Tanrı görünce beniAzraile kızacak  -Niye getirdin bu çocuğu, diyecekDaha gün görmemiş, cahil, habersizÇok vakti varmış yaşayıp …

Devamını oku

Geceler ve Hayalin

Gündüz sende dinlenen hayalinYol ve gece korkusu bilmeden,Bana gelir, geceleyinBu öyle sürecek senden habersiz,Günlerin sona erdiği geceHayalin beni bulamayacak;Gece yolcusu bütün hayallerinİstanbul sorumlusu Yahya EfendiyiÇarşamba semtinde arayarak,Gözlerime ne olduğunu soracak.Hayalin hafifçe gülümser gider;Ne yağmurda ıslandığı görülmüş,Ne de beyazda karla örtülüdürDolmabahçemi, Unkapanı mı,Güzergah belirtilmeden,Bana tek söz etmedenSadece gülümser, döner ve gider;Hayalin her olağanüstü güzel,Seni ilk tanıdığım …

Devamını oku

“Mü’min kul (ölünce) dünyanın yorgunluk ve ağrılarından kurtulur.”

Yorgunum, kırgınım, sıkıntılıyım ama,Ondan uzaklarda ölmeği istemiyorum. Ebu’l-Kâsım-i Lâhûtî Aklımdan çıkmıyorsun dedimBaşka türlüsünü yorgunum anlatmayaCahit Zarifoğlu Ve bu yorgun, bu üzünçlü yüreğiBenim değilmiş gibi, benim değilmiş gibiKimse görmeden şöyle bir yol kenarına bıraksam. Edip Cansever Uyumak istiyorum, çok yorgunum,yorgun ve mutluluğum yaralı.Çok yalnızım – en sevdiğim şarkı bileyitti gitti ve geri de gelmiyor.Selma Meerbaum-Eisinger Öyle …

Devamını oku

soyulmuş

ben bittim,kulbu bulamıyorum,çok fazla soyulmuşumhiçliğin arka sokaklarında,çok fazla merhametsizakşam geçirmişim, yetmezmişgibi bir takıntı ölümcülkadınlara. benbittim, sarınbeni, paketleyin,Normandy’nin kuşlarınaya da Santa Monica’nınmartılarına fırlatın,artık okumuyorum,artıküremiyorum,tel örgünün üstündenyaşlı adamlarlamuhabbet ediyorum. intihar kompleksimin çözüldüğünokta bu mu?: birinin banatelefonda sorduğu şu soru:Kerouac’la hiç karşılaştın mı? otobanlarda beni geçmelerine izin veriyorum artık.15 yıldır kimseyle yumruk yumruğa gelmedim.gecede üç kez işemeye kalkıyorum. …

Devamını oku

Şimdi

on yılları uçurupyaşlılığa doğru kayarkengerçekten kötütek bir kişi bile tanımadangerçekten olağanüstütek bir kişi bile tanımadangerçekten iyitek bir kişi bile tanımadankayarken yaşlılığa on yıllarıuçurup en kötüsü sabahlar Charles BukowskiÇeviri: Avi Pardo

Ayrı Evlere Çıkmak

Kapıları ölü, sağBütün akrabaya kapalıBir ev bulsak,O ev yalnız ikimizin olsaHep orada otursak. İç içe bu evler, bıktım,Birbirine bağlı.Sözde kalır ayrı evlere çıkmak,Dağ başlarında bile olsaYalan, evlerin yalnızlığı. Bir duruş tazeler eski bir acıyıHortlatır gerilerde bir derdi bir bakış.Bu ev sizin öyle mi?Yanlış! Önceki evlerin üzüntüsü biter mi,Kapıları kapasanız da eser.Kesildiğini sandığınız soluklarDaha da artmışa …

Devamını oku

Varsa Ev

Varsa yoksa sokakİnsan o yaşlardaGözü beni görmez olurGece gündüz dışarda. Yok kıl kadar değerim,Öyle olsun!Ben beklerimKısa veya uzun. Oğullar uzaklaşır, kızlar uzaklaşırBir zaman içinde benden,Oluruna bırak, gençtir, derim,Hevesini alsın sokaklardan. Bensiz olamazlar, dönerlerÇok denedim.Ben büyüğüm, affederimBen evim. Behçet Necatigil

Evin Halleri

Evin yalın haliİster cüce, ister devCamlarında perde yokBomboş, ev. Evin -i hali, sabah,Geciktiniz haydi!Uykuların tatlandığı sulardaBıracaksınız evi. Evin -e hali, gün boyu,Ha gayret emektar deve!Sırtınızda yılların yorgunluğuAkşam erkenden eve. Evin -de hali, saadet,Isınmak ocaktaki alevdeSönmüş yıldızlara karşıIşıklar varsa evde. Evin -den hali, uzaksınız,Hattâ içinde yaşarkenAşkların, ölümlerin omzundaAyrılmak varken evden. Behçet Necatigil

El Yazısı

el yazımı istiyorsunuz bendenne yapacaksınız el yazımı, diyorum, ben bile bir şey yapmıyorum artık onuçocukluk hatırası kadar uzak bana elimin altındaki yazıel yazısı çocukluğudur insanınilk öğrenmelerin izini bütün ömrüne taşırilkin gözleri öksüzleşir insanın, bakışlarızamanla kendinin olan şeylere bile yabancı gözlerle bakmaya başlartanıdıkları azalır kendi hayatınınokuldayken yazım güzeldi, zamanla çirkinleşti, derler, ben de öyle diyorum,biliyorum izi …

Devamını oku