Sürfeler(4) Ban nehrinde günbatımı, Krishna (Krişna)Kadınıyla son kez sevişerek onu terketti… O gece kocasının kollarında, RadhaÇok ölü hissetti.Krishna,“Sorun nedir, öpücüklerimden rahatsız mı oluyorsun aşkım?”diye sordu.Radha,“Hayır, hiçte değil; ama düşündüm kiBir kadavdayı bir sürfe ısırırsa ne olur?”dedi. Taş Çağı(5) Düşkün koca, kadim yerleşimci kafamda,Yaşlı şişman örümcek, şaşkınlığın ağlarını örüyor.Nazik ol! Beni bir kuşun kayasına, bir granite …
Kategori: Şiir
Şub 23
gümüşali
adı, Gümüşalitanımazsınız onusaklanmayı bilir,yanınızdan geçip gitmeyisaygılıdır, sessizdiröfkesine saklar kendinibana arkası kuşlu bir cep aynası vermiştibazı baktıklarımda ansızın çıkagelir kaç dağ bildim onun için, kaç memleket ezberimdirel yazılarına girdim çıktım görürüm diyekaç hikayenin içinden selamsız geçtimkayalar, kuşlar, kafiyeler şahidimdir uçurumlarda yitirdim sesimihan rüyaları uykularımı aldı bendengazabı tenha tüfekleri yağladı yıldız yoksulu gecelerimtenimin tülüydü yüzümde saklanan peri, …
Şub 23
Korse
bir ikindi oturması yarıda kalıyor gibi:çünkü birazdan yemek taşacak, birazdan okuldan dönecek çocuklarbirden sis bastıracak ve diyeceksiniz: her şey buraya kadar, kapatıyoruz abiler ford minibüste orhan dinleyerek gittiğim o ıssızlıkta düşündüm bunlarıve düşündüm: düşünebiliyorum, demek ki ölmeme daha var herkes ölüme bir kez yaklaşmalı henüz hayattayken, en azından bir kezölüme: o eşsiz güzellikteki yalın şarkıyabir …
Şub 23
Angina Pektoris
Yarısı burdaysa kalbimin yarısı Çin’dedir, doktor.Sarınehre doğru akan ordunun içindedir.Sonra, her şafak vakti, doktor,her şafak vakti kalbim Yunanistan’da kurşuna diziliyor.Sonra, bizim burda mahkûmlar uykuya varıp revirden el ayak çekilincekalbim Çamlıca’da bir harap konaktadır …
Şub 23
Benim Kalbim
Bir civan bir siyâh meşcereninEn karanlık yerinde yatmıştı;Başını bir garîb şeb-pereninZıll-ı şeb-rengine uzatmıştı. Nevhalar, giryeler, şikâyetlerAna olmuştu câme-hâb-ı huzûr.Bir müebbed şeb-i siyeh-peykerAnı etmişti ser-girân-ı fütur!.. Gönlü ağlardı gülse çeşmânı;Gözüne yaş gelirdi güldükçe;İncinirdi hayâl-i giryânıGözünün yaşları döküldükçe. Rû-yı zerdindeki uçukluktanMütehâşî olurdu berk-i hazân;Leb-i zârındaki donukluktanLâl ü hayran kalırdı hep mürgân! Sinesinde halîde bir hançerSallanırdı teneffüs ettikçe;Rahm …
Şub 23
Çağrı
gel dört gözle bekliyorumkayıklarla pencereden girsedire kurulodada yelken açyapış sulyenli dubalarımazehirli midyelerinle gel de nasıl gelirsen gel Oktay Rifat
Şub 23
“Acele Giden Ecele Gider”
Güneş açtı, uzun sürmedigözle görülmüyor. Çocuk okula başladı, uzun sürmedi bir yerde çalışıyor. Rüzgâr esti, uzun surmediyaprak kımıldamıyor. Delikanlı oldu, uzun sürmedi ev geçindiriyor. Kar başladı, uzun surmedisular akıyor. Karısı iyileşti, uzun …
Şub 23
Niko’nun Kahvesi
Niko rakı içer sandalı boyamazsa.Niko susar. Onun sessizliği bürümüşMasaları. Onun yalnızlığıdır, kireçBadanalı, yamrı yumru, bu ak duvarlar.Semaverin hemen yanıbaşında dururKöstence’de bir dükkândan aldığı gemi.Bu resim Pire’nin, bu böcekler Batum’un,Bu ağlar tonla balık akıttı karaya.Niko, eski yazlarda çığrışan martılar,Zıpkından kurtulmuş kılıçlar, ahtapotlarVe en sıcak güneşlerle karmış harcınıKahvesinin. Lipsoslar yine derindedir.Orfos, beygir gibi kısar kulaklarınıKefalos’taki sivri taşın …
Şub 23
Çiçek Yerine
Yüzüne bak güneşin.Yüzüne bak körfezdeki denize düşen güneşin.Yüzüne bak acılı aşkların üstüne inen güneşin. Gelişine bak akşamın.Gelişine bak körfezdeki denize çöken akşamın.Gelişine bak yarım yamalak aşkların üstüne giden akşamın. Hayatı unutma.Yeniyi unutma.Yaşayanı unutma. Sen ki duvarlardan akar sulara baktın ağladın.Leğenlere dolan yağmura baktın ağladın.Özendin sulara ve yağmura.Kalbini gözlerinin yerine koydun.Aktı mı sanki kanlı günlerin gecelerin …
Şub 23
Mısır Dönüşü
Doldur kadehimi Hasan Can! GüneşeTutsam derimi, ısıtmıyor. Bu mintanKefenden daha soğuk! Versem ateşeGirit ve Rodos’u, kızoğlankız, civan Kırk Macarlı odalık, bel, kasık, meme,Dizsem karşıma, nafile! Ne Çaldıran,Ne Şam, Mısır, su serpmez yavuz gönlüme,Bir çeki taşı gibi üstümde Zaman Ve soyulmuş etimde bin sırtlan anı.Varın gidin cellata, vurulsun boynuYunus vezirimin! Hasan Can, şarap koy Ki dönsün …