Artık kimse kazımıyorduvarlaraağaçlara luis ile maria raguel ile carlos alfonso ile martadiye iç içe geçmişiki kalbin ortasına şimdi çiftler yalnızcaokuyorlar bu eskigereksiz duyguluklarıduvarlardaağaçlardave yorum yapıyorlar ne aptalca şeyler diyesonsuza dekayrılmadan evvel. Mario BenedettiÇeviren: Bülent Kale
Kategori: Şiir
Şub 23
Babam
Babam iki tek atınca,“Hadi seni karpuzlara götüreyim” derdi(Karpuzlar Gebze’de oturan kızlardı)Annem kızarır, kızar,“Bey çocuk daha küçük” diye çıkışırMutfağa gider ağlardı.Babam karpuzdan anlardı. Cevat Çapan
Şub 23
İstanbul’daki
İstanbul’da bir sevdiğim vardıKeçi yavrusuna benzer,Rüzgar eserdi hafiften gözlerindeHalden anlardı. Bütün Şehzadebaşı bilir hikayemizi,Gülhane parkı bilir, gemiler bilir,Gelip geçen bakardı. Yanakları güz elmasına benzerSoğuk havalarda.Ormanlar gibi bakışları;Çocuktu, aceleci, bir hali vardı.Bahar günleri geldi miydiSaçları uzardı. Adını bile unuttumYüzünü de, gemileri de,Yalnız ara sıra aklıma geliyorSabah akşam iş başındaVe asfalt caddelerde. Cahit Külebi
Şub 23
Kiraz Dalı
Haziran’da kiraz dalıÇocuklar uzansın diyeYere doğruEğilir Arif Damar Şiir bana annemin çocukluğuma dair anlattığı bir anekdotu hatırlattı. Annem bahçede babamla beraber kiraz deriyorlarmış. Bende o sırada 2-3 yaşlarındayım ve bahçede oynuyorum. Önümde mama önlüğü varmış ve onunda ön tarafında cebi bulunuyormuş. Bir süre sonra babamın yanına gelmiş ve kiraz ağacının alt dallarından topladığım henüz olgunlaşmamış …
Şub 23
Kömür
Günlerden 2 Kasım 1976Küçük bir salkımsöğütün altındaKarşımda deniz Sultanahmet AyasofyaGeçmiş günlerimin en yaman olaylarınıYokluyorum bir andaGerçektenÇok verimli oluyorEl ele verince yürek kafa Günlerden 2 KasımDeniz derya külrengiGörkemli bir İstanbul lodosuÖğle vaktiİşçiler bir şeyler yiyorKömür arabalarıVe başörtülü tazelerVe o güzelim teyzelerKömür sırasını bekliyorKülrengi bir İstanbul külrengisiİçimize işledi işliyor Atlar alceylan demirikır doruKula yağızBaşlarında yem torbalarıKuyruklarında mavi …
Şub 23
Tahassür
Âh kim Pîrâye’min* işte bu yerdir meskeni!Şu siyeh topraklar olmuştur o nûrun mahzeni.Gelmedim on beş sene bilmem ne yanda medfeni. Ey mezâristan bana ettirme âh ü şîveni!Rahm edip âgâh edin ey servler, taşlar beni!Bî-nişan terk eyledim eyvâh evlâdım seni!Söyle yavrum eyleyim şâd-âb-ı giryem kâkiniHangi topraktır senin örten vücûd-i pâkini? Züldür on beş yılda bir kerre …
Şub 23
Bir Pus Gibi İçimde
İçimde beni saranVe hiç olanBir özlem var hiçliğeBir istek belirsiz bir nesneye. Sanki sis gibiSarıp sarmalamış beniVe küllükteki cıgaramın ucundaParıltısını görüyorum son yıldızın. Duman duman tükettim hayatımıNe kadar belirsiz gördüklerim, okuduklarım.Bilinmeyen bir dilde bana gülümseyenAçık bir kitap dünya. 16 Temmuz 1934 Fernando PessoaÇeviri: Cevat Çapan
Şub 23
Kimsesizlik
Yıllardır bir kıvılcım kapalı kında,Kimsesizlik dört yanımda bir duvar gibi;Mustaribim bu duvarın dış tarafında,Şefkatına inandığım biri var gibi. Sanıyorum saçlarımı okşuyor bir el,Kıpırdamak istemiyor göz kapaklarım;Yan odadan bir ince ses diyor gibi gel!Ve hakikat bırakıyor hülyamı yarım. Gözlerimde parıltısı bakır bir taşın,Kulaklarım komşuların ayak sesinde;Varsın yine bir yudum su veren olmasın,Baş ucumda biri bana ‘su, …
Şub 23
Hicret
Allahım ne bunaltıcı, ne boğucu bir gece…Gözlerimiz bulutlandı arabaya bininceKaranlıkta kaçıyoruz, çoğalıyor korkumuz,Umulmadık bir felâket geçiriyor ordumuz.Fakirleri yalınayak, zenginleri atında,Yollar uzun bir inilti yıldızların altında. Gönüllerin gözyaşına inandığı bir anda,Çok sevgili yuvamızı yâd ellere bıraktık;Dirseğimi dayayacak bir pencerem yok artık,Elveda ey harap olan baba evi elveda! Bütün gece yol alırken tehlikeler içinde,Ellerimi unutmuşum kardeşimin dizinde.Arkamızda …
Şub 23
Hayal
Bana elini ver. Bu şiir hırsının ötesindebir yer aç banahem seni götüreyimhem de izleyeyim seni. Bırakdokunaklı sözcüklerve aşkı yitirme sevdasıbaşkalarına kalsın. SadeceBana elini ver. Maya AngelouÇeviren: Faris Kuseyri