Kategori: Şiir

Ne Zaman

Yine çığ basmış bütün yollarıYolu yok haber sormanınSelam iletmenin dostlaraHep kavgayla sürecek gibi yaşamKorkarım kiAşka zaman bulamadan gideceğizİçimizdeki sonsuz sevgileriAcının tabutuyla toprağa vereceğizKim bilirBelki yürürken belki yataktaBir yürekte bin şiir götüreceğiz Ne zaman tatlanacak bu yaşamUzun bir öpücük gibi dudaklardanSen söyle ne zaman Yine sabır taşıyoruz evlereSabır ki doruklardan yüceHer adımdaGelecek türkülenirken ince inceApansız bir …

Devamını oku

İlk Unutkanlık

birşey unuttunuz geçmişe gittiğiniz misafirlikte: kırdığınız ilk yürekten söz etmeyecektiniz haniacemi gençkızlar gibi!bırakacaktınız cam parçalarını yerli yerindebunu unuttunuz! birşey unuttunuz geçmişe gittiğiniz trende: tanıdığınız ilk istasyonda inmeyecektiniz haniacemi serüvenciler gibi!yırtacaksınız dönüş biletini indiğinizdebunu unuttunuz! birşey unuttunuz geçmişe gönderdiğiniz şiirde: bulduğunuz ilk imgeye sarılmayacaktınız haniacemi şairler gibi!bırakacaktınız sözcükleri incindiğinizdebunu unuttunuz! Baki Ayhan T.

Ben Başkasının Yalnızlığı Olsaydım

ben başkasının yalnızlığı olsaydımgeceden başka sebep aramazdım şiire,bir anı çıkarırdım sefere, adı: İkindi Trenive ilk istasyonda indirirdim bütün kelimeleri iki bilet alırdım, biri gölgem için biri kendime“gece benim mesleğim”, ona kalbimle çalışırkenyalnızlığımı bir anıdan önleyecek kadar incebir mektup pulunu terk ederdi, ben utanırdım beklenmek güzelken kim gider hemenbilmezdim yalnızlık kimin ve bu anı nedendaha trene …

Devamını oku

Şarkı

Ey geceleri yatakta ağladığımıKendisine açmadığım sevgili,Ey yorgun düşüren varlığımıBir beşik gibi!Benim için uykusuz kaldığınıBenim gibi saklıyan.Ah, içimizdeki bu yangınıSöndürmeye çalışmadan,Bağrımızda taşısak.Değil mi ki itirafa kalkışsakAşkımızı, sevişenler gibi tıpkı…Sözlerimize yalan karışacakBeni yalnız eden varlığın; ömrüm her şeyin sana tahviliSeslerin içinde bir an doğarsın;Uçup giden kokularda bir an varsın.Ah! kollarımda kaybettim hepsini,Bir sen doğmaktasın tekrar yeni,Bir sen, …

Devamını oku

Cebeci İstasyonu ve Sen

Cebeci İstasyonunda bir akşam üstüİncecikten bir yağmur yağıyordu yollaraYeni baştan yaşıyorduk kaderimiziSıcak bir kara sevdaYüreğimizin başında bağdaş kurup oturmuştu;Acımsı, buruk.mühürlenmişti ağzımız bir sessizlik içindeSessizliği üstümüzden atamıyordukBir saçak altında kararsız, yorgunSaatlerce duruyordukKimse görmüyordu bizi Cebeci İstasyonunda bir akşam üstüYeni baştan yaşıyorduk kaderimiziCebeci İstasyonunda bir akşam üstüBir başka türlüydü bu insanlarSen bir başka türlüydünGözlerin yine öyle bir …

Devamını oku

Caz Çiçeği

bilinmez, belki son öpüşümdür bu senibir kadına bir nehri son ekleyişimbilinmez, bahçene ektiğim son çiçek hırsızıdır bubomba konmuş tren istasyonlarınaarzunun titreyen yollarınason adım atışım, belki bu da bilinmez bilinmez, baharın ensesine bir kuşunilk kurşun sıkışıdır bubir kedinin yağmurda ilk yıkanışıbir kadını merdivene ilk benzetişim, sen gidiyorkenarka sokak otellerine ilk rastlayışı bir sarayıngüzelliğin aynaları tehdit ediyor …

Devamını oku

Ayaküstü Bir Sevda

Derin denizleri gördüm gözündeSamanyolu mavisi – bir çarpıp geçenSessizlikte bir çığlık gibiGözlerinde uzayan bir an içindeYüzünü gölgeledi alacakaranlıkBir kuş oldu eli avuçlarımdaGeldi gizlerime kondu dağıldım kaldımRüzgârda güz yaprağı kadar ürkekBenden bir parçaydı oracıktaHoşçakal dedi gülerek Benim şaştığım nasıl olur da insanBir bakışta birinin dönülmezi olurAlır sırtına çarmıhını kendi kendineBenim anlamadığım işte buBu kadar yakınız demek …

Devamını oku

Seviyorum Suskunluğunu

seviyorum suskunluğunu, sanki senyokmuşçasına burada duyarsın beni uzaktan, dokunmaz sana sesim. uçup gitmiş gibi gözlerin ve ağzın bir öpüşle mühürlenmiş. seviyorum suskunluğunu, çok uzakta görünüyorsun sanki yas tutuyorsun, kumrular gibi cilveleşen kelebek benzeri. uzaklardan duyuyorsun beni, ulaşmıyor sana sesim. bırak da varayım dinginliğine sessizliğinde. ve konuşayım sessizliğinle bir lamba gibi parlak, bir yüzük gibi yalın. …

Devamını oku

Rüzgâr

Şimdi bir rüzgâr geçti buradanKoştum ama yetişemedim,Nerelerde gezmiş tozmuşÖğrenemedim. Besbelli denizden çıkıpKıyılar boyunca gitmiştir,Tuz kokusu, katran kokusu, ter kokusuYüreğini allak bullak etmiştir. Sonra başlamış tırmanmaya dağlara doğruBulutları koyun gibi gütmüştür,Okşayıp otları yaylalardaBüyütmüştür. Köylere de uğradıysa eğerIslak, karanlık odalarda beşik sallanmıştır,Güneş altında çalışanlaraİmdat eylemiştir. Sonra başlayıp alçalmaya ovalara doğru,Haşhaş tarlalarında eflatun, pembe, beyaz,Kıraçlarda mavi dikenler..Toz toprak …

Devamını oku

Bileceklerin

Söylemiştim oysa; ben gürültüde kalıcı değilim.Yeniden bir ayrıkotu bulmalıyım içimde.Yoksa kendimi iyiden iyiye kalabalıktan biri sanabilirim. Göçe yetişememiş bir kuş kadar üşüyor sağ elim.Oysa büyük yüzölçümlü cümleler kurmak içinokyanuslar geçecektim.Dar odaların oyuncak yaygaralarından çok vakit kaybettim. İçimin ılık, tanıdık seslerini bastırdı kalabalık.Ancak tek bir gündüzün hükümdarı kâğıtlar üzerine,her şeyi biliyormuş gibi yapan cümleler kurmanın bedeli …

Devamını oku