Şairim ben; ama şiiriKendisi olarak umursamam bile.Gece ırmağının taşıdığı yıldızÇirkinleşir göğe tırmanmak isterse. Zaman damla damla eriyip gitmedeKarnım tok sütüne masallarınBen gerçek ve elle tutulan bir dünyayla beslenmekteyimGöğün köpükleridir yükselen üstünde o dünyanın Girip yıkanasın diyedir kaynakOrada ürpertili ya da dingin sularBirbirlerine karışıp sarmaşırlarsevimli, akıllı şeyler konuşarak Birtakım şairler- ırak olsunlar benden-Tepeden tırnağa çamur içindeYalandan …
Kategori: Şiir
Şub 23
Sevgilim Ne Zaman Sokaktan Geçse
Sevgilim ne zaman sokaktan geçseserçeler barıştı güvercinlerle. İncelikle basar basmaz kaldırımagüzel ayak bileği ışıldadı usulca. Efil efil titreşince omzubaktırdı arkasından bir çocuğu. Yürüdü salınarak – lâmbalar yanmayave bakmaya başladılar hayranlıkla. Ve güldü hepsi, umurlarında değildio benim doldurmuşsa yüreğimi. Kollarımda salladığımı titizliklekorktum elimden alacaklar diye! Ama onların bu keyifli halleriyok etti içimdeki kıskanç çiçeği. Ve sevgilim …
Şub 23
Feryat-figan
Feryat-figanAğustos böceğindeSevdadan yanıp-tutuşmalarKavrulur da aşktan pervaneNe sesi, ne soluğu çıkar. Anonim / IX. YüzyılÇeviri: Lütfullah Sami Akalın
Şub 23
Yıkılma Sakın
Kötü şey uzakta olmakDostlarından, sevdiğin kadındanYasaklanmak bütün yaşantılaraSeni tamamlayan, arındıranKapatıldığın dört duvar arasındaSağlıklı, genç bir adam olarak Neler gelmez ki insanın aklınaSevinçli, özgür günlere dairKalmıştır yüzlerce yıl uzaktaOnunla ilk kez öpüştüğün şehirAcı, zehir zemberek bir hüzünKalbinden gırtlağına doğru yükselir Görüyorsun işte küçük adamlarıKöhnemiş silahlarıyla saldıran sanaKimi tutsak düşmüş kendi dünyasınaKimisi düpedüz halk düşmanıDiren öyleyse, diren, …
Şub 23
Yangın
biliyordum; âteşîn bir suya daldırıp mumdan küreklerieridik tel tel hüzne ve gamakavuşturur gibi tavrımızı mürtedbir kalemle açtık ve tükettik o yoluküle verdik ne varsa söze dâirbiz de kendimizce galibdik ammâyalandı yangınımız. İdris Mahfi Erenler
Şub 23
Özür
ne kötü; o kadar da kalabalığızcürümler, kabahatler arasında, yılgınduruyoruz kupkuru dal gibiağlamaksızın ne tuhaf; habire yanılmadayızisyan alışkanlığı lüzumsuz bir durumdasonu yok düşüşün gitgide beyazlaşano dipsiz uçurumda ne güzel; döne döne hızlananhızlana hızlana dönen tennureler arasındanörttün üzerimize bembeyaz özrümüzürahmetine sığınırken gazabından ne iyi; duaya yatkın eller yaratmışsınkatına açmaya biraz derman verses avuntu, gözler sımsıkı kapalıardına kadar …
Şub 23
Böyleydi Eskiden
İnsanoğlu aşkı doğduğunda getirir,ama iş güç,para pulve buna benzer bir sürü şey,kurutur gönlünüzün verimli toprağını.Yüreğin üstünde beden giysisi vardır,bedenin üstünde de gömlek.Ama iş bu kadarla kalmazadamın biri –bir salak! –bu gömleğe kol kapağı takmış,göğüs kısmını da kolalamıştır.İnsanoğlu yaşlandıkça fikir değiştirirKadın süslenir.Müller eğitimine başlar erkek.Ama çok geç.Deri kırışıklıklarla dolmuştur.Aşk çiçeği açar,açar,ve solar.Ben de bol bol getirdim …
Şub 23
Sevgili çocuk
Sevgili çocukHem sevgili hem de çocuk olanAh, bir de büyümeye çalışmasanAnneni sev, çiçeğini koklaKaplumbağana biraz yeşillik verDurma benim gibi yağmur altındaSevme benim gibiÖlme benim gibi… Ahmet Erhan
Şub 23
Yollar
Varsın biraz da yollar çeksin benim cefamıArtık verin çocuklar, artık verin asamı!.Bir başka kâinata, bir başka yurda yol var;Siz örtünün garipler siz örtünün abamı!Yorgun düşüp uzandım altında asumanın;Gölgende buldum ey dal bir anne ihtimamı.Şahane manzaraydı dünya sınırlarındaBir kubbenin rüku’u, bir zirvenin kıyamı. Yükseklerinde ömrün dağlar, sular kovuklar:Yükseklerin diliyle tekrar edin nidamı!Dağlar lisana geldi, gökler lisana …
Şub 23
Bu gece yüreğim hüzün dolu
Beni sevdiğini biliyorum ama.Bu gece yüreğim hüzün dolu.Öpüşleri o kadar da muhteşem değil,Bütün rüyalarım gibi. Sara Teasdale