Kategori: Şiir

Ne varsa harap bir kalpde var

Gönlün varsa gönül kabesini tavaf et. Anlam kabesi, gönüldür; nediye toprak sanıyorsun onu? Tanrı, sılret Kabe’sini tavaf etmeyi, onun vasıtasiyle bir gönül elealasın diye buyurmuştur. Bir gönül incittin mi bin kez yaya gitsen de Kabe’yi tavafetsenTanrı kabul etmez. Malını-mülkünü ver de bir gönül al; al da o gönül, mezarda, okapkara gecede ışık versin sana. Tanrı …

Devamını oku

İlim ilim bilmektir İlim kendin bilmektir

İlim ilim bilmektirİlim kendin bilmektirSen kendini bilmezsinYa nice okumaktır Okumaktan mani neKişi Hakk’ı bilmektirÇün okudun bilmezsinHa bir kuru emektir Okudum bildim demeÇok taat kıldım demeEri Hak bilmez isenAbes yere gelmektir Dört kitabın manisiBellidir bir elifteSen elif dersin hocaManisi ne demektir Yunus Emre der hocaGerekse var bin haccaHepisinden iyiceBir gönüle girmektir Yunus Emre

İçerde

Haberin var mı taş duvar?Demir kapı, kör pencere,Yastığım, ranzam, zincirim,Uğruna ölümlere gidip geldiğim,Zulamdaki mahzun resim,Haberin var mi?Görüşmecim, yeşil soğan göndermiş,Karanfil kokuyor cıgaramDağlarına bahar gelmiş memleketimin… Ahmed Arif

Yalnız Değiliz

Bir ufka vardık ki artıkYalnız değiliz sevgilim.Gerçi gece uzun,Gece karanlıkAma bütün korkulardan uzak.Bir sevdadır böylesine yaşamak,Tek başınaÖlüme bir soluk kala,Tek başınaZindanda yatarken bile,Asla yalnız kalmamak. Şafakları ben balığa çıkarımAkan akmayan sulardaBenim, bütün tezgahlarda paydosa giden Bir bahar akşamı dünyada.Ben dört duvar arasında değilimPirinçte, pamukta ve tütündeyim,Karacadağ, Çukurova ve Cibalide. Zehirli kör yılanlarıVe sıtmasıylaGün yirmidört saat …

Devamını oku

Böyle Başlar Sevişmek

öncegözlerimi öptünsonragözlerinin takıldığı tüm noktaları Süheyla Taşçıer

Çığlık

Önce düğmelerimi çözüyorsun,sonraokşuyorsun. Ağız dolusu öpüyorsunsonragöğüslerim avuçlarındauç veriyor. Sensoluk soluğa, Bençığlık çığlığa. Süheyla Taşçıer

Ada

Kördüğüm olmuş misinayı çözüyor -sıradanbir el çabukluğu onun için- ağzında sigara, gülümsüyor gibiküçük çakısıyla yem kesecek birazdan ölü ahtapottan.-Saat kaç, diyor -üç buçuk…Hasır sepetin kenarlarına tutuşturulmuş yüzlerce iğnede gözüm.-Nasıl karışmıyorlar birbirlerine, diyorumahtapot gibi, konuşmuyor. Ellerinde havlularla bir düğün alayı geçti az önce.Evin yamacındaki dağdaydım, bütün otlar yanmaya hazır sararmışyüzleriyle. Kısık zil sesleri geliyordu uzaktan ve …

Devamını oku

Böyleydi Şair

Şair gül yapraklarından yerdiSöğütlerin dibinde uyurduSonra “Arap Asrı” geldi.ŞairlerinDiktatörlerin kucağında uyuduğu… Nizar Kabbani

İşitme engelli bir bebeğin anne-babasını duyduğu ilk an (şaşkınlık ve sevinci görülmeye değer)

De ki: “Sizi yaratan, size kulaklar gözler ve gönüller veren O’dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz!”  67/23

Yaşamak Bundan Sonra

Yaşamak bundan sonra, katlanılmaz eziyet!Bir ey istemiyorum artık ne zevk, ne para,Kaybolmuş baharıma beni götür, hâtıra,Hâfızam avut beni, beni kurtar ey şiir! Yaşamak bundan sonra, katlanılmaz eziyet.Bir şey istemiyorum, ne teselli, ne umut:Hareket edeceğiz!.. Kalbim dünyayı unut,Dağlar, taşlar, elveda; gün, hakkını helâl et! 1940 Ziya Osman Saba Bu şiir 15 Şubat 1940’ta Sevet-i Fünun’da “Yaşamak …

Devamını oku