Kategori: Şiir

Şair

Geceleri uyuyamıyorum çoğu zaman,Yaşam acı veriyor,Şiir yazıp kelimelerle oynuyorum o zaman,Kötüsüyle ve iyisiyle,Kurumuşuyla ve dolgunuyla,Açılıyorum onların parıltılı denizinde.Uzakta, palmiyeli adalar yükseliyor maviden,Mis kokulu rüzgar esiyor sahilde,Ve bir çocuk oynuyor renkli kabuklarla,Yeşil kristalde kar beyazı bir kadın yüzmekte.Denize yağan renk sağanağıRuhumun üstüne de yağmakta;Şehvetle akıyor, matem içinde donuyor,Dans edip koşuyor, kaybolup duruyor,Sade elbiseler giyinip kelimelerden,Sürekli ton, …

Devamını oku

Çöl’de Aşk Yağmuru

Çöle çıktım, Aşk yağmıştı yağmur gibi ve yer Aşktan ıslanmış, öyle ki insanın ayağı çamura batacak gibi benim ayağım aşka batıyordu! Bayezid Bestami

Pervin İtisami: İran Şiir Semasının Pervin’i

Pervin İtisami: İran Şiir Semasının Pervin’i Pervin 1906 yılında Tebriz’de doğdu. Babasının adı Yusuf’tur. Pervin’in babası İtisamu’l-Mulk lakabıyla tanınan döneminin önemli yazar ve ediplerindendir.Pervin ailesiyle beraber çocuk yaşta Tahran’a gelir ve burada yaşamaya başlar.Pervin çocuk yaşlarda babasının yanında Fars ve Arap edebiyatıyla tanışır ve evlerine gelip giden babasının dostları olan o zamanın tanınmış edipleri ve …

Devamını oku

Münzevi

Bir sonbahar akşamı… SahillerdeyimGamlı bir heykel gibi kayalarda benDağınık saçlarımdan pervasız esenRüzgârların elinde bir kırık neyim. Engin bana yâd eder yetimliğimi,Gözyaşlarıyla düşer dalgalar kumaIssız bir yoldayım ki hasta ruhumaHerkes yabancı: Kimden sorayım kimi? Gökler esmer ve derin, sular dalgalıSahilden uzaklaştı son yolcular da;Enginleri dinliyor yalnız kenardaSararmış bahçesiyle virân bir yalı. Dumanlarla örtülen bir deniz gibiCanlanıyor …

Devamını oku

kasîde der tevhîd-i hazret-i bâri

قاصیده در توحید حضرت باری gül faslı gelip oldu gönül bülbül-i şeydâ hem başladı efgâne görüp bir gül-i ra’nâ گل فصلی کلوب اولدی کوکول بلبل شیدا هم باشلادی افغانه کوروب بر کل رعنا  gül aşkına eylerse anâdil bu figânı ey gonca-i ra’nâ ne içün sende bu sevdâ کل عشقینه ایلرسه اکادل بو فغانی ای غنجه …

Devamını oku

Çoban Çeşmesi

Derinden derine ırmaklar ağlar,Uzaktan uzağa çoban çeşmesi.Ey suyun sesinden anlayan bağlar,Ne söyler şu dağa çoban çeşmesi? Gönlünü Şirin’in aşkı sarınca,Yol almış hayatın ufuklarınca;O hızla dağları Ferhad yarınca,Başlamış akmağa çoban çeşmesi O zaman başından aşkındı derdi,Mermeri oyardı, taşı delerdi.Kaç yanık yolcuya soğuk su verdi,Değdi kaç dudağa çoban çeşmesi! Vefasıs Aslı’ya yol gösteren bu,Kerem’in sazına cevap veren …

Devamını oku

Müslümanlık Nedir

Bir vaiz sordu oğlunaMüslümanlık nedir, bilir misin?Sadakat, insanları rahatsız etmemek, halka hizmettir müslümanlıkBir de ibadet, hayatın anahtarıdırOğlu dedi: bu kriter ile şehrimizde sadece bir Müslüman var, o da ermenidir! Pervîn-i İ’tisâmî واعظی پرسید از فرزند خویش هیچ میدانی مسلمانی به چیست؟ صدق و بی آزاری و خدمت به خلق هم عبادت،هم کلید زندگیست گفت: “زین …

Devamını oku

Nidem ben bu gönül ile benim ile bile durmaz

Nidem ben bu gönül ile benim ile bile durmazMa’şûk yüzün gördü meğer öğütleyip öğüt almaz. Tanrı için ey uslular gönlüm bana alıverinVardı bilişti dost ile geri bana boyun vermez Bunun gibi gönül ile nice dirlik ediveremBıraktı yabana beni bir gün gelip hâlim sormaz. Gönül bana yoldaş iken, zühd ü tâat kılar idim,Yıkıldı bu tertiplerim, gönülsüzüm …

Devamını oku

Ecel Meleğine Övgü

kalbi tutsıyır kalbi mekândanmekândan kalbi sıyırzamanı gelincezamanın elini çek elimizdendünya gürültüsünü çekçekilelim kalbi tutcanı çeken canı çek kalabalıktankâfileye gâfil kalmış çocuğubu sıkı örgüden söksıyır beni bizdenbizi benden ayır kalbi tutdikişsiz beyaza bürünelimkalbi tutdevam edelim yolun bittiği yerdenkalbi tut ecel meleğikalbimi tuttutuşsun taa doğumumdaelime tutuşturulan ağrılı tutku ey ecel meleğiey ecelimin meleğiol deyince var edenin bildirdiğini …

Devamını oku

Daralma

Sokaklar gökyüzü insin diyedir aşağı Çocuklar oynasın diye Sokaklar pencereler baksın diyedir birbirine Dertleşsin diye Önce yüzüyle eskir evler Yavaş yavaş kaybeder beden ısısını Sesi yetmez olur da odalara Bahçelere zor atar kendini Suskunlaşır kapılar, pencereler uykulu Dört duvarın sohbetidir oda Evler hâlâ konar göçer çadırı çoğumuzun Ölümü büyüttüğümüz ipek kozalar Öyle daralttık ki içimizi …

Devamını oku