her şey, olduğu gibi, kalsaydı. Fal, açıldı. Söz, bozuldu. Yağmur taşı!Yağmur taşı!Yağmur taşı! Taşı . . .Taşı . . .Taşı . . . Seyhan Erözçelik
Kategori: Şiir
Şub 23
Rüzgârda Kayıp
Düşen yapraklar gibirüzgârla savruldum.Vedans ettim meltemle.Sessizlikteyapraktan yaprağa savruldumçimlerin yanına ekilibaşaklarla dans ettim.Kuşlar karnavallarınadavet ettiler beni.Yollarda yürüdüm,bulutlarla uçtumve düştümgelinciklerin yanı başınamezarlıkta. Behruz Kianeşideler / şiirden yayıncılıkTürkçeleştiren : Volkan Hacıoğlu
Şub 23
Kırmızı Bahçe
Üzümler halen dallarda,ulaşılamayacak kadar yüksekte.Kaybettikbahçedeki müziği.Kendimizi arıyoruz fakatbulamıyoruz ruhumuzu.Güneş batmak üzere.Gece ilk defa inecek.Bütün sokak lambaları çalınmış.Karanlıktabahçe gökyüzünden sarkanbir ipte asılı. Bulutsuz, karsız gökyüzü.Bahçeye geri döndük.Belkisabah geri dönecek.Hırsızlar sokak lambalarını geri getirdilergece bir daha asla gelmeyecek.Kapı açıktı,bahçeye girdik,birer üzüm kopardık.Ellerimiz kırmızı.Gençliğimiz bahçeyi ebediyen terk etti. Behruz KiaÇeviri: Volkan Hacıoğlu
Şub 23
Başka Bir Kıyı
Ayrılığın iki kıyısındanBirbirimizi çağırdık.Ellerimiz ayrılıyor,ruhlarımız,derin bir bezginlik icinde.Kuşlar, birbirini geçerek dudaklarımızdan uçtu.Kelimelerin, rüyalarıma yağmur gibi yağdı.Ufukta oturduğunu gördüm. Behruz Kia
Şub 23
Soyunma Odası’nda,
çıplaktık ikimiz de…Benini gördüm. Sendeki beni.Sende beni gördün.Yıllar sonra, birbirimizi gördüğümüzde,birbirimizi gördük.Ben, sendeki beni hatırladım hep.Unutmadım.Gözlerin, gözlerimden gitmedi.Gözlerim, gözlerinden. Seyhan Erözçelik
Şub 23
Eyyûb’un Gözyaşları, Tesbih Olabilir mi?
Yağdım Allah!Yağdım Allah! Kandım Allah!Kandım Allah! Çektim Allah! Çektim Allah! Yandım Allah! Sen benimsin, ben senin, gördüm Allah!Gördüm Allah! Damladın, kördün, seni çektim Allah! Çektim Allah! Çektim Allah! Ağdım Allah!Ağladım Allah! Eyyûb’um, kaldım,sende kaldım. Kaldım Allah!Kaldım Allah! Seyhan Erözçelik
Şub 23
Hüzzam
Bütün suyunu dışarı terleyenKuru ota döndürdün beniKırkına ermeden, neden?Kış odasında camda buğu şimdi nefesimBozkırda erguvan rüzgârdı eskiden. Birhan Keskin-Ba-
Şub 23
Eziyet
Ağaç duruyor. Yol da, ot da. Duran bir şey var bende, ağaç gibi. Onu ayaklandırıp, oradan oraya gitmem zor. Bende bir ağaç duruyor, bir ot Eserse arada rüzgâr Ağacın saçlarını o tarıyor. Aşk ayaklandırmıştı bir kere hatırlıyorum, ama… Şimdi rüzgâr şimdi güz Ağacın dallarını zorluyor. Birhan Keskin
Şub 23
Ağustos Böceği Bir Meşaledir
Böcek ki akıtıyor damla damla ağzındanÜzüm ballarında süzülmüş ağustosuTitreyen şıngırdayan bir çocuk oyuncağıAğustos bu sesteBu durmayı unutmuş seste Çam diyor ağustos böceğiÇamlara kasideler söylüyorTanrı’ya yakarıyor nesli tükenmesin diyeBu hanedanınAğaçlar içinde şah ağaç olan bu hanedanın Ey masalcı adam iftira ettin senBu harikalar harikası böceğeOnu suçladın tembellikleEn çalışkan onu görüyorum benHiç bir karşılık beklemedenYazı ağustosu çamı …