Kategori: Şiir

İthaf

Dedikas Sabah geldi, tekmeleri ürküttü Sakin uykumu, beni halim saran, Uyanırken, sessiz kulübemde Giderken dağbaşı taze ruhumla; Şenlendim, her attığım adımla Yeni çiçeğe, dolu damlalarla salkan; Yeni gün yükselirken meftun, Ve herşey serinlendi, beni sevindirmek için. Ve ben tırmanırken, çayırlar çınarından belirdi Bir sis çizgi, çizgi yukarı. Savuldu ve değindi, etrafımı çevirdi, Ve büyüdü bedenimi …

Devamını oku

Doğum Günü

Hayata dair ne varsa…Aklımda…Olmasa diyorum bazen,aynaya baktığımdakendimi, kendimebenzetemiyorum bazen.Hayat tercihler mi?Yoksa hatalar, deneyimler bazennerde yanlış yaptım,hangi çataldasağa veya sola gitmem gerekiyordu,ben düz devam etmeye çalıştım.Hayat da, ölüm de korkaklara göre…Cesurlara göre…Ama ben mutlu olmayı diledim,ulaşılmazı, herkes gibioysa bir paralık çikolata kadar yakındıulaşamadım.Biliyorumelimi uzatıp alacak kadarcesur değilim, yagaliba vazgeçecek kadarkorkak ta. Hayatıma dair ne varsa,aklımda… Aydın …

Devamını oku

Şiir

Ve zamanıydı… Gelmişti şiirbeni yoklamaya. Bilmiyorum, bilmiyorum nereden geldi, zemheriden mi yoksa bir nehirden mi. Bilmiyorum nasıl ya da ne zaman, sesler değildi, sözcükler değildi, sessizlik de değildi, fakat beni çağırıyordu bir cadde, gecenin dalları, ansızın başkaları, şiddetli yangınların arasından ya da belirsiz yüzümle oradan dönerken yalnız, dokunmuştu bana. Ne söyleyeceğimi bilemedim, ağzım bilmez isimleri, …

Devamını oku

Bir Ses

İhtiyarlıyorduk, o bir dolu yaprak bense pınar, O az güneş bense derinlik, O ölüm bense yaşama bilgeliği. İstiyordum ki zaman alaycı olmayan gülüşüyle Fauna yüzünü göstere karanlıkta, Karanlığı taşıyan rüzgâr ese Ve kuytu pınarda sarmaşığın içtiği Derin suyu bulandırmak ola ölüm. Seviyordum, ayaktaydım ölümsüz düşte. Yves BonnefoyÇeviri: Oktay Rifat

İhtiyar Aşık

Yıllardan beridir ağaran teller,Bu akşam parıldar şakaklarında.“Bu gece ömrümün en son demi, der,Büsbütün ağarsın varsın yarın da…” Çırpınır göğsünün içinde kalbi,Bir yaşlı ağaca sinen kuş gibi.Nedir bu esrarlı halin sebebi?Neden parlıyor gözler?…Bir oda: Yaslanmış, altından ipek bir sedir,Bir kız ki ay ondan beyaz değildir.Öptükçe ağaran bir gül denilir.İhtiyar bülbülün dudaklarında… Ahmet Kutsi Tecer

Pencere

(Deniz kıyısında bir odanın penceresi önünde iki adam oturmaktadır. Görünüşlerinden uzun zamandır birbirlerini görmemiş iki arkadaş oldukları anlaşılır. Biri denizciye benzemektedir. Öbürü,susanı ise, denizciye benzemez. Yavaş yavaş gece inmektedir, Sessiz, menekşe ve kızıllık içinde bir bahar akşamı. Dingin denizin üzerinde gemilerin bordaları, halatları,direkleri ve evler çizgi çizgi yansımaktadır. Başlangıçta sıradan ve biraz yorgun bir ses:)Burada pencerenin …

Devamını oku

Kördüğüm

                                                    Kardeşim Halil Nihad’a Elli yıldır şu ömür kervanının yolcusuyum.Öyle her yoldaşı sevmezse de âzâde huyum, Âşinâ, çehre azaldıkça duraktan durağa,Acı bir hâtıra enkazı çöker ortalığa. Her giden, sanki içimden …

Devamını oku

Yüreğimde Uskur Sesleri

Daha bir saat önce seninhüzünlü kocaman gözlerinle oturduğun bu köşeciktegeçip giden yük gemilerini izliyorum dalgınca Senden izler taşıyor bütün bu eşyaO bembeyaz kollarının sıcaklığınıhâlâ koruyor bu eski ahşap masaAlmayı unuttuğun sigara paketi işte buradaki ellerin değmişti defalarca İşte gittinişte boşaldı odadaki yerinişte doluştu yüreğimebirlikte geçen o kısacık zamanın tüm görüntüleriKırık dökük sözcükler soluk alışlar sızlanmalar …

Devamını oku

iki kişilik ada sessizliği

(Yedi yıl sonra, bir şiirin negatifi) Bir adam örgüsünden çıkıyor kadının: Gökyüzü bulutsuz ve yürüyüşsüz. Bir taşı büyütüyor adamın yalanlı kalbi: Ağaç sallantısız ve meyvesiz.Bir biletçi para basıyor: Örgücü kadın dimdik ileriye bakıyor. 1. bir dağdan geri dönüyor rüzgârgüneş sönüyor muhasebeci gibi beceriksiz                kadın adamı doğru anlıyor, yanlış  …

Devamını oku

iki kişilik ada çarpıntısı

Bir adam bir ağa sarınıyor bir kadının. Bir bulut caz yürüyüşü yapıyor. Bir taşı yırtıyor bir adamın öfkesi. Bir ağaç sağa yatıyor, meyveleri toplanmamış. Bir yük gemisi denizi taşımaya kalkıyor cahil cesaretiyle. Kambur bir kadın gökyüzünü hatırlamaya çalışıyor. 1. bir dağın sırtını sıvazlıyor rüzgargüneş işliyor kayıtsız bir terzi gibi usta           …

Devamını oku