Ve zamanıydı… Gelmişti şiirbeni yoklamaya. Bilmiyorum, bilmiyorum nereden geldi, zemheriden mi yoksa bir nehirden mi. Bilmiyorum nasıl ya da ne zaman, sesler değildi, sözcükler değildi, sessizlik de değildi, fakat beni çağırıyordu bir cadde, gecenin dalları, ansızın başkaları, şiddetli yangınların arasından ya da belirsiz yüzümle oradan dönerken yalnız, dokunmuştu bana. Ne söyleyeceğimi bilemedim, ağzım bilmez isimleri, …
Kategori: Şiir
Şub 23
Bir Ses
İhtiyarlıyorduk, o bir dolu yaprak bense pınar, O az güneş bense derinlik, O ölüm bense yaşama bilgeliği. İstiyordum ki zaman alaycı olmayan gülüşüyle Fauna yüzünü göstere karanlıkta, Karanlığı taşıyan rüzgâr ese Ve kuytu pınarda sarmaşığın içtiği Derin suyu bulandırmak ola ölüm. Seviyordum, ayaktaydım ölümsüz düşte. Yves BonnefoyÇeviri: Oktay Rifat
Şub 23
İhtiyar Aşık
Yıllardan beridir ağaran teller,Bu akşam parıldar şakaklarında.“Bu gece ömrümün en son demi, der,Büsbütün ağarsın varsın yarın da…” Çırpınır göğsünün içinde kalbi,Bir yaşlı ağaca sinen kuş gibi.Nedir bu esrarlı halin sebebi?Neden parlıyor gözler?…Bir oda: Yaslanmış, altından ipek bir sedir,Bir kız ki ay ondan beyaz değildir.Öptükçe ağaran bir gül denilir.İhtiyar bülbülün dudaklarında… Ahmet Kutsi Tecer
Şub 23
Gelmeyen
1. gelmeyenibekliyoruz denizaltı iskelesindebekliyoruz belki de gelmiştir çoktanbilmiyoruz görmeyince 2. herhalde gelemeditek ders sınavından kalmıştır; şiir! ezberlenemez 3. gelirsebir düğüm daha atmakbağ kurmak isteyecekağlarıyla bir kapağın ya da kapının kapanışı gibi reddedeceğim 4. gelsesonundaşu meydansızlığa kimseninolmadığınıgörecek 3 Nisan 2009 Zafer Yalçınpınar
Şub 23
Karda
1/ suskunluk —ne güzel çelişki sabırla bir araya gelen sessizlik donması suyun suyla kendisine birleşmesi düşüncenin karların ağırlığımı yüklenmesi boruların duvarları dönmesi yaslandığım camın yüzü geceyi beyazlatan kar kendini bulan öz ne güzel çelişki— 2/ devam edebilecek miyim böyle? kaybediyorum kendimi vazgeçebildiklerimle bir varoluş biçimidir bu uzanan sonuma kadar 3/ “Bir kere bile ölmeyi bilemedin!” …
Şub 23
Mosmor Salkım
geçtim karşısınasarmaşığın kendine yürüyüşünebakıyorum: bir at arabası hareketleniyoreski dünyadan yeni dünyayakısalıyor bitişik karanlığı tüm imzalarınzamandazamanlaağrısızlık yaprakların çizgisine yükleniyor: tüm sırları suların, böceklerin, kuşlarınve toprağın yavaşyavaşçauzanıyordallarazamanla: “çiçeklerim beni yordu” diyor …
Şub 23
-babama sitemimdir-
Ben, annemin yerinde olsam o gün balkona hiç çıkmazdımSana bakmaz seninle tanışmaz hele de âşık hiç olmazdım babaHadi diyelim ki oldum, tutturmazdım öyle evleneceğim diyeKi bir evin bir kızıydı annem bilirdi ne istese yapılacağınıAblam bir yaşına daha yeni girmişken acelesi varmış gibiBen annemin yerinde olsam beni hiç doğurmazdım .. Aslında annemin suçu yok hepsi senin …
Şub 23
Endymion
ben daima uçurumlar edinirimbir yerden ötekine göçerken işte sessiz saatlerde kederdentüremiş bir söylen gibi gölve başlaşığı endymionbirlikte kıvrılıp uyurlarana-bir acıyla ayışığı.. Da mı birliktedirler? şimdi bu uçurum illerindenuçup göle kaçalım. kirli-olmak bizi …
Şub 23
Bir Şehri Bırakmak
Bu şehirde yağmur altında dolaşılırLimandaki mavnalara bakıpŞarkılar mırıldanılır geceleri.Bu şehrin sokakları çoktur,Binlerce insan gelir gider sokaklarında..Her akşam çayımı getirenVe bir Beyaz Rus olmasına rağmenHoşuma giden garson kadın bu şehirdedir. Bu şehirdedirValsler, foksrotlar altındaSuman’dan, BramsdanParçalar çaldığı zaman dönüpBana bakan ihtiyar piyanist. Doğduğum köye müşteri taşıyanŞirket vapurları bu şehirdedir.Hatıralarım bu şehirdedir.Sevdiklerim,Ölmüşlerimin mezarları. Bu şehirdedir işim gücüm,Ekmek param.Fakat …