Perdeleri sımsıkı örtünce odamda ben,En fazla yaptığım şey ağlamak, ağlamaktı!Bir melek -ne güneşe, ne aya görünmeden- Siyah bir kedi gibi yüzüme baktı, baktı.Altınımı gizlice aldı avuçlarınaKaranlığın içinde çamurumu bıraktı. Nasıl çıkabilirim bu şekilde yarına?Sırtüstü yatıyorum görmesinler diyerek,Simsiyah gecelere ben sarına sarına. Esmer bir kadın gibi koynuma giren melekBeni gece yarısı çırılçıplak bıraktı,Ve böyle sabaha dek, …
Kategori: Şiir
Şub 23
Başımla Gönlüm
Başım dedi: Dinlen; gönlüm dedi: Koş!Başım dedi: Durul; gönlüm dedi: Coş!Başım yüreksizdi, gönlüm başıboş;Varlığım arada oynadı gitti… Başımla gönlüm edemedim eş;Biri yüz yaşında, biri yirmi beş.En sonunda sardı saçağı ateş;Varlığım arada kaynadı gitti… Celâl Sahir Erozan
Şub 23
Ey Kavmim
Ey kavmim…Sen ki peygamberlerini bile dinlemedin beni hiç dinlemezsin Dönüp de bakmazsın ölülerine.Lut kavminden de değilsin sen, hazdan olmayacak mahvın.Acıyla karıldı harcın ama acıya da yabancısın.Ağıtları sen yakarsın ama kendi kulakların duymaz kendi ağıdını…Bir koyun sürüsünden çalar gibi çalarlar insanlarını ve sen bir koyun sürüsü gibi bakarsınçalınanlarına.Tanrıya yakarır ama firavunlara taparsın.Musa Kızıldeniz’i açsa önünde, sen …
Şub 23
Bir Gün Seni Yazmaktan Yazgeçtiğimde Anlayacaksın
bir gün seni yazmaktan vazgeçtiğimde anlayacaksın, gerçek vazgeçilmişlik ne demekgerçekten terk edilmek nasıl bir his, nasıl yitirilir onca emekişin kötü yanıysa seni yazmaktan vazgeçebileceğimi sanmıyorumbaşkasını yazabilirim belki ileride çünkü elbet hayatıma başkası da girecek.ama başkasını yazdığım günün gecesine seni ağlayarak yazacağımı ikimiz de biliyoruz neticede. doğuştan kör bir kadının çizdiği manzara resmine benzeyecek yazdıklarım belkibelki …
Şub 23
bazı kadınlar makyajını ağlayarak temizler
bazı kadınlar makyajını ağlayarak temizler.bazı kadınlar sol göğsünün altında mayın taşır beyler.oraya ilk ayak basan adam, ayağını çekip gitmeye kalkışırsa eğer;mayın patlar,kadın dağılır,adam ölür, kadının sol göğsünde.sonra bir daha kim gelip giderse gitsin sol göğsün altındaki kente,asla aynı etki yaşanmaz.bir mayın bir defa patlar beyler,bir kadın, gerçekten, bir defa sever. “bir şiir bir kez yazılır.bir …
Şub 23
Baldamlası
İçinde çiçekler büyüttüğün zamanlardıIrmağında yıkandımRüzgarında kurudumEğildim dünyayı kokladımBir iyilik oldum güzel ağzında. Gözlerinde yıldızlar gezdirdiğin zamanlardıGövdenden gövdeme akan bir karanfil gecesiDenizine geldiydim seninKendimi seninle değişmek için. Birhan Keskin
Şub 23
Bir Ses
İhtiyarlıyorduk, o bir dolu yaprak bense pınar, O az güneş bense derinlik, O ölüm bense yaşama bilgeliği. İstiyordum ki zaman alaycı olmayan gülüşüyle Fauna yüzünü göstere karanlıkta, Karanlığı taşıyan rüzgâr ese Ve kuytu pınarda sarmaşığın içtiği Derin suyu bulandırmak ola ölüm. Seviyordum, ayaktaydım ölümsüz düşte. Yves BonnefoyÇeviri: Oktay Rifat
Şub 23
İhtiyar Aşık
Yıllardan beridir ağaran teller,Bu akşam parıldar şakaklarında.“Bu gece ömrümün en son demi, der,Büsbütün ağarsın varsın yarın da…” Çırpınır göğsünün içinde kalbi,Bir yaşlı ağaca sinen kuş gibi.Nedir bu esrarlı halin sebebi?Neden parlıyor gözler?…Bir oda: Yaslanmış, altından ipek bir sedir,Bir kız ki ay ondan beyaz değildir.Öptükçe ağaran bir gül denilir.İhtiyar bülbülün dudaklarında… Ahmet Kutsi Tecer
Şub 23
Pencere
(Deniz kıyısında bir odanın penceresi önünde iki adam oturmaktadır. Görünüşlerinden uzun zamandır birbirlerini görmemiş iki arkadaş oldukları anlaşılır. Biri denizciye benzemektedir. Öbürü,susanı ise, denizciye benzemez. Yavaş yavaş gece inmektedir, Sessiz, menekşe ve kızıllık içinde bir bahar akşamı. Dingin denizin üzerinde gemilerin bordaları, halatları,direkleri ve evler çizgi çizgi yansımaktadır. Başlangıçta sıradan ve biraz yorgun bir ses:)Burada pencerenin …