-mayıs rengi uçurtmam parmaklarımdan kaydığından beriböyle saçmalıyorum- alıp götürebilir mi vapuryürekte şahlanan acıyı?ya da martılar kapıp uçurabilir mi,kirpiklerde biriken çöl fırtınasını? susuyorumsusuyor deniz çiçekleridüş kırıkları batıyor ayaklarıma,söyleniyor uzak bakışlı kırlangıç gözleri daha kaç kulaç atılabilir soğuk sularda?şarkı sustusevda ateşligöz kamaştıran yürek artık delirdi dilde köpüren yemine saplandı misinaıslah olmaz coşkunun dibi delindisöyleyin neden kimse konuşmuyor?vapur …
Kategori: Şiir
Şub 23
Mazideki Yaşam – Malatya
Battal Gazi’si ile destanlaşan ünü var,Niyazi Mısri İle anlatılan dünü var,MALATYA, asırlardır –İslam-a oldu kale,Türklüğü-yle övünen, çok şanlı bugünü var… MALATYA” yemyeşildi, aratmazdı cenneti,Kolaylıkla çekerdik, bu yüzden her mihneti.Şehrin her tarafında güzel sular çıkardı.“Harık”larda suyumuz, şırıl şırıl akardı. Anlatmak mümkün değil, bir hoştu âlemimiz,Olayları tasvirden acizdir kalemimiz.Bizim yurdumuzdaki insanlar barışıktı.Her yerde savaş vardı, dünyamız karışıktı. …
Şub 23
İstanbul Bana Bir Şiir Söyle
Özledim yine İstanbul’uCihangir Mahallesinde bir banktaYalnız oturupAnsızın bir kara bulut gelip geçtiMehtap bitti Gün de karardıİstanbul bana biir şiir söyleİçimde bir ıstırap varBankta oturup sanki Gecem gündüz olduOrhan Veliden istanbulu dinliyorumBelgrat ormanında sarı yapraklarYeter ki bana yeşil görünsünKuruyan o dallar çiçek açsınDökülen şiir nağmeleriYeniden yüreğimde kalsınİstanbul bana bir şiir söyle. Naser Neşo
Şub 23
Sazlıkların ayağında bir ayna
Sen bambusun,ben rüzgâr,sen mırıldanırsın ben yapraklarının arasına karıştıkça,ben biçimini alırım senin, ürperişlerinin,sen başını hafif hafif oynatır, şarkılar söylersin,benim nefesim ensende, salınımlarının peşindeyim, sebebiyim,senin venüs tepen bir bambu korosu olur ben yaklaştıkça dalgalanan,ben senin pubik salınımlarının karşı kutbuna dönüşürüm,sen eğilir ve bana dokunursun, yumuşacık kırbaçlarsın beni, okşarsın,ben senin uzanan ellerinin ritminde dans ederim,sen gülümsersin, gözlerin parıldar,ben …
Şub 23
Mandalina güzel kokan bir kelimedir
MandalinaGüzel kokan bir kelimedirKapısı bahçeye açılan bir evdeSenin üzerine kurulmuşİhtimali düşük hayaller de Saatler ileri alınmalı mıYoksa hep kışta mı kalmalı Kış hiç ısınmazSeni görmedikten sonraSiyah paltonun içinde MandalinaGüzel kokan bir kelimedirAğzında, ellerinde Dilim dilimLiğme liğmeKendini bir arada tutmaya çalışanBir mandalinayım belki de İlayda V.
Şub 23
Adam
Eski bir resim gördüm basık tavanlı bir odada; bir yığın insan o resme bakıyordu hayranlıkla. Lazarus’un dirilişini gösteren bir resimdi. Ne İsa’yı, ne Lazarus’u gördüğümü hatırlıyorum o resimde. Yalnız bir köşede mucizeyi koklarmışçasına seyreden birinin yüzünde beliren tiksintiyi hatırlıyorum. Soluğunu korumaya çalışıyordu başına sardığı koca bir bezle. Çok şey beklememeyi öğretti bana bu “Rönesans” efendisi …
Şub 23
Birlikte onca şeyi sevdik
Birlikte onca şeyi sevdik,ayrı iken sevmesi müşkül.Şimdi birden uzaklaşıvermiş gibiler,ya da aşk, gökkubbenin eteklerinetırmanan bir karıncaya benziyor artık. Birlikte ne uçurumlar aşmıştık,şimdi sensiz, sonsuz düzlükler gibiler;bir kayıp düşler ülkesine benziyorlar,gevşemiş bir gerginliğe,olmayan bedenlerimizin yolunu gözlemeye. Birlikte onca hiçi kaybettik,alışkanlıklarda direttik, hep aynı yere geldik,şimdi elimizde kalan yine koca bir hiçlik.Zaman karşızamana dönüştü,çünkü onu dert etmiyoruz …
Şub 23
Buğdayın Türküsü
Halkım ben, parmakla sayılmayan Sesimde pırıl pırıl bir güç var Karanlıkta boy atmaya Sessizliği aşmaya yarayan Ölü, yiğit, gölge ve buz, ne varsa Tohuma dururlar yeniden Ve halk, toprağa gömülü Tohuma durur bir yerde Buğday nasıl filizini sürer de Çıkarsa toprağın üstüne Güzelim kırmızı elleriyle Sessizliği burgu gibi deler de Biz halkız, yeniden doğarız ölümlerde. …
Şub 23
Gönlümün İntihar Arzusu
Yaprak kokularında akşamı duyuyorum Ki beni yokluk denen yere yaklaştıracak. Yaprak kokularında akşamı duyuyorum Ki alnımda sulardan şarkılardan bir şafak. Sükûn bir gemi olur, gece bir deniz şimdi Ki yelken gibi açmış yasını gençliğimin. Sükûn bir gemi olur, gece bir deniz şimdi Ki geçer dalgaları içimden serin serin. Rüzgâr istiyorum ben ruhumun güllerine Ki bir …
Şub 23
Heybeme Doldurduğum Şiirler II
bir sandalyenin yerini değiştiriyormuş gibi “Ölüp gidiyoruz işte!” dedi, kaldırmadan başını. Günlük işlerdenmiş gibi ölüm. İlhan Berk arayerde bir hüzün büyür gider. Turgut Uyar Sabah erkenden su yürüdü arklara. Sarı üzüm dişleriyle gülümsüyor bağ. Süreyya Berfe Yüzleri, yüzleri ve maskeleri Silik kopyaları bırak yaşayanlara Sen sessiz ölümlerle zırhlanan gerçeği yaz Cahit Koytak Kumandayı fırlatıp spiker …