ki çocukluk diretirken hala çok uzaklardaburdaavaredir gençliğim Sıtkı Caney Babam Kel Hasan Usta’ya“Babam ve Ustam” çıraklıktan yetişen iki mektuppulsuz, zarfsız, kâğıtsızbirbirine emanet iki çocukHaydar Ergülen ona hemen: Baba hangimizin oğlusun sen?Kardeş olurduk hemen ev büyürdü ikimizdenyok olurdu oğulda yer bulamayan babanın suçu,yağmur çocukluğun çatısından gidince anlaşılır yokluğuŞimdi bir başına kalan ev gibiyim gibiysembir başka yetim …
Kategori: Şiir
Şub 23
hayat: çocukluktaki oyunları unutma süreci
Güneşe kavuşabilmek için çocuk,gündüzün boş yere çırpınır durur.Nihayet, nihayet geceleyin çocuk,koynunda güneşle beraber uyur. Cahit Sıtkı Tarancı içdenizlerinde yüzme çocukhayallerin boğulur dedim de kendimedile geldi eski bir sorugelincikler büyüyünce gelin mi olur anne?Aslı Durak böylece, bizi bir kere daha,çocuklarımızın önünde aşağıladılar;kadınlarımızın önünde ağlattılar,elin günün, komşu köylerin önündeyere baktırttılar. Cahit Koytak Bir çocuk bile çeker sandala …
Şub 23
Bir gün ver Tanrım, Ta çocukluğumdan kalmış
İlkyaz sabahlarına benziyor Yeni diş çıkaran çocuklar Süreyya Berfe uzun kanatlı kuş sürüleri diliyorum sanave severken seni,sevdikçe seni hep çocuk kalacağım, biliyorum. Sunay Akın Yalnız bırakmayın beni hatıralar.Az yanımda kal çocukluğum,Temiz yürekli uysal çocukluğum. Ziya Osman Saba Bir çocuk artık insanlara inanmayıp Ormandaki mavi çiçeğe Anlatırsa derdini Ve o gece Ağlatırsa mavi çiçeği İşte o …
Şub 23
Irmağa Kapılmış Ferman
bazı ırmaklar öldükten sonra kavuşurlar denize bazı ırmaklar öldükten sonra kavuşurlar denize bazı ırmaklar öldükten sonra kavuşurlar denize bazı ırmaklar öldükten sonra kavuşurlar denize bazı ırmaklar öldükten sonra kavuşurlar denize bazı ırmaklar öldükten sonra kavuşurlar denize bazı ırmaklar öldükten sonra kavuşurlar denize bazı ırmaklar öldükten sonra kavuşurlar denize bazı ırmaklar öldükten sonra kavuşurlar denize bazı …
Şub 23
Siyah Ferman
ferman siyahı ya da siyah kan nereden okuduğuna bağlı aşk körü gözlerin kendini inandırdığı falı bir hikayeyi sonuna kadar yaşamak uğruna daha başlangıçta göz yumulan birkaç karanlık işaret aktıkça siyaha boyar bütün ferman fermanın okunmaz siyah olanı denir görmezden gelinen karanlığın kanıdır oysa ilerledikçe fermanı siyah yapan okunmaz yazı değil bu kaderin daha başından okunabilirliğidir …
Şub 23
Yağma
– Ümit Yaşar’a – Boğaz’ın bir kıyısında, aydınlıkPencerelerde -her bulutun yolu-Bir mevsim, seninle başbaşa kaldık,Yaşadıkdı bir zaman İstanbul’u. Akan suda kuş gibi gemilerle,Eski evler ve tenha sokaklarla,Şarkı gibilerle, düş gibilerleSarmaş dolaş… Olmaz gibi bir dünya. Mutluluklar şehri bir İstanbul’du,Şiirler, buluşmalar, aşklar… ŞimdiAkşam olan bir gün …
Şub 23
Fay
kaç kişiyim bu yalnızlığın ortasındabir boğa, bir leoparArena ve Operaİyot ve RüzgarArsenik ve Sözcükler arasındayüzüm çalılıklarla kaplıaralayan gözüpek avcılariçin parslar geziyor kuytularındaiyi yürekli bir canavar saklanıyoryazdıklarımın ve yüzümünsatırlarında kendim için büyük bir tehlikeyim artıkilerliyorumiçimdeki yer çatlağı boyunca Murathan Mungan
Şub 23
Bahar Başlangıcında Düşünceler
Şimdi Palandöken’de çoban Ahmet’inTabanlarının üç metre altında,Sessiz bir bahar başlamaktadır.Yol bulmuş da, kar suları toprağaİnce bir sevda gibi işlemektedir.Böcekler tohumlar kıvır kıvırAkdeniz’de, meyve bahçelerindeÇocuklar erikleri taşlamaktadır. Benim de kötü geçmedi çocukluğumGeçende oturdum da düşündüm.Her gününde bir başka tad bulduğum,İstanbul’un bir kenar mahallesinde,Veya Eskişehir’de evimizdeyken.Şöyle birkaç saat düşteydim sandımSanki rahat bir toprakmışım da, içimeBir cemre düşmüş …
Şub 23
Üçlükler
I Gülümse! gör ölümsüz karşılığını bunuİşteLambalar, bardaklar, çiçekli güz sürahileri. II Günün ilk saatleriİyi biliyorum, ilk saatlerini gününPeki, nedir öyleyse bu sabah silintisi. III Hiçbir dilde söylenmemişHiçbir dilde yazılmamışSözler ve şarkılar içindeyim. IV Neden aklıma geliyor istasyon büfesindeki duruşunHava soğudu -kasımın son günleri-Kar yağacak, bembeyaz olacak unutulmuşluğum. V Bir gemi geçiyor, sessiz bir gemiOysa yolcularla …