Bir tavşan kadar ürkekti yüreğin Kabaran deniz dalgaları gibi coşkulu… Birden şavklandı yarı karanlık oda Nemli teninde canlandı Parmak uçlarımın ölü dokusu. Dudaklarından içtim kevser şarabını Sen, seni keşfetmenin hazzını tattırdın Bana, ben olduğumu sen yaşattın. Sen imzaladın Kimliksiz otel odalarının Doğum kağıtlarını. Bastığın yerde otlar yeşerir, Topuk çukurlarında Kuru ağaç dalları göverir. Sen güldüğünde, …
Kategori: Şiir
Şub 23
Peyami’nin Dediği Gibi: Yalnızız
Siz benim şiirimi sevecek değilsiniz Ben de sizin şiirinizi sevecek değilim İncire ve zeytineTur dağına bir deYalnızdır diğerlerinden daha yüksekte duran.İnce saçlı kızlarKavruk yüzlü çocuklarYazıda ağaçYabanda kurtÜzgün olan, yalnızdır Örttüğü zaman geceye veAydınlattığı zaman gündüzeNur dağına bir deMağaralar yalnızdırKaygılı misafirler …
Şub 23
Sanman taleb-i devlet ü câh itmege geldik
Sanman taleb-i devlet ü câh itmege geldikBiz ‘âleme bir yâr içün âh itmege geldik Sad kâfile şekvâ ile âzâr-ı felekdenHâk-i der-i cânâna penâh itmege geldik Ser-tâ-be-kadem dîde olup dâg-ı hevesdenÂyîne-i dîdâra nigâh itmege geldik Ey hâce günâh ise nazar rûy-ı butaneBiz ‘âlem-i ‘îcâda günâh itmege geldik Hâr olmasın a’dâ ki bu gülzâr-ı fenâyaBir gül koparup …
Şub 23
Kuş Yuvalarını Kuyu Ağızlarını
Göğüslerinin ucunda seninAy ışığından ürpertiler alanBir çift terli yüzük olmak isterdimAğzımla, gözlerimle, avuçlarımla;Derin bir gecede, kuş yuvalarınıKuyu ağızlarını ışıtır gibi… İki nehir ki bacaklarınSenin değil benim gövdemden kopuyor.Kıyısında baldıran otları bitenAşk mıdır o uzun susuzlukHer şeyi bir uzaklığa yerleştirerek akıyor. Tırnaklarının ucundan başlayan gurbetBaşını çevirdiğinde yüzüne vuran iyilik;Herkesin gittikçe soğuduğu bu uzun günbatımındaGövdende tüten o …
Şub 23
Bir Orman
Hanginiz aklınıza getirdinizBenim bir gün insanlığımıBitkilere hayvanlara kadarBir gün tutup genişleteceğimiBütün bu dünyaya saracağımı sonra da Şu esen rüzgâra bıraktım işteYaşayan duyan her şeyimiOnların hesabına yaşayacaklar bundan sonraEllerime saçlarıma kadarHer şeyim dünyada İlk defa bu kadar iyi farkediyorumBu yüreği param parça uçan kuşBu çamur gibi gökyüzüBu deniz, bu garip karıncaCihanda ümit ölmez deyip yaşamışlar Her …
Şub 23
Parçalanmış Gerçeklik
Ben o sırada alnıma arkadaşlık eden zamanı Yanıma alıp buradan olmayan bir çiçeğin Açılış törenine gidiyordum ki, Karanfilya’yı Bildiri dağıtan çocukluğumun yolunu keserken gördüm Yüreğimin içinde tur atıyordu Yolculuklarından dönen bir soru işareti; Nerdeler, şimdi onlar? Dedim; gözyaşlarım artık burada oturmuyorİki milyon sözcük öteye taşındılarHerkesi eşit güldüren bir umudun yanına Önce bir kafeye oturduk, oligarşiden …
Şub 23
Duvarcının Aşkı
Kendimi öldürmeyi düşündüm, ben olup olacağım bir duvarcı, sen eczanesi olan bir adamı seven bir kadınsın diye. Alıştım, umurumda değil; tuğlaları eskisinden daha düzgün diziyorum ve şarkı söylüyorum inceden, elimde mala, öğleden sonraları. Güneş gözlerime gelip de merdiven titrerse altımda ve tuğlaları da yanlış yere koyarsam, …
Şub 23
Şimdi Yoksun
Bir zamanlar öyleydiDiyelim duruyordun bir ağacın yanındaKış oluyordu diyelim, tek yaprak olmuyordu dallardaŞimdi kimse inanmaz buna amaÇiçekle donanıyordu ağaç bir andaKuşu bile oluyordu hatta Değdiriyordun diyelim parmağınıHüzne yavaşçaEriyip rengârenk bir uçurtmaOluyordu o anHüzün dokunmanla Diyelim bakıyordun ağlayan bir çocuğaDonup kalıyordu gözyaşları çocuğunAkarken yanağında Bir zamanlar öyleydiŞimdi yoksunMevsim kış, vakit hüzünVe bütün çocuklar ağlıyor İsmail Uyaroğlu
Şub 23
Son İçin Dua
kuş kanadında bir avuç gökyüzügibi dalında ilk çiçekRabbim beni senden ayrı bırakmabir de bahar yağmuru kokan topraktan.. çok eskiden kalma o mırıltıçocuk yaşta öğrenilmiş bir duarabbiyesi silinmemiş yüzler ararsevap yazmak için melekler ne güzel çağırıyorsun ecel gönderipbiçilmiş çimlerin verdiği tazeliklecümle kapısından geçerkeno son cümle dudaklarımı mühürlesino son şahitlik gözlerimi Suavi Kemal Yazgıç