Kategori: Şiir

Kurtuluş Bir Semt Adıdır

Beni bu odaya kapatmışlar SalihÜzgünüm, seni kapı aralığına, ipteki bir mandalaBen belki ayazda kalmış bir coğrafya dersiyimdirYeri yakasından tutup göğe fırlatmışlardır belki Doğu ekspresi elleri cebinde uyuklayan bir çocuktur bilirsin97 yazında nereyi vuracağını şaşırmıştı sanki gurbetDikimevi’ne sapınca ağzımızı büyük bıçaklarla dikmiştikRahatımız kaçmıştı çünkü kalbin kalbe pusu atmasındanHokka diye etimize batırmıştık elimizde kalan fişekleri Sonra bir …

Devamını oku

Bir Şey Kalır

toprağı ve suyu seyredişini öveceğim son cemrelerin dansa kaldırdığı ablaların için uzaktan sevinişini bir portakal trenini alkışlar bir çocuk bunu hatırlar şimdi görenler seni bunu hatırlar görenler şimdi seni bende hatırlarım ama usul usul tok atlar otlakta gibi, akşama daha çok var gibi sonra unuturum bunu, başka şeyleri unuturum anılar gömülüdür zaten ben bir daha …

Devamını oku

Aşk

AşkÖyle keskinÖyle İnceÖyle UmutsuzAşkGün gibi güzelHava gibi de kötüKötü havadaAşk öyle gerçekAşk öyle güzelÖyle mutluÖyle sevinçliÖyle iğneleyiciKaranlıkta korkudan titreyen bir çocuk gibiRahat bir adam gibi gecenin ortasındaÖyle kendine güvenliBaşkalarını korkutanKonuşturanSolduran aşkGözetlenmiş aşkGözetliyorduk onları çünküDehlenmiş yaralanmış ayaklar altına alınmış tüketilmişhiçe sayılmış unutulmuş aşkDehledik yaraladık ayaklar altına aldık tükettikhiçe saydık unuttuk aşkı çünküAşk tümündenGene öyle dirigüneşli heptenSenin …

Devamını oku

Bayramlık Giysi

Kimse onaramaz aşkın yıpranmış kumaşınıtıpatıp biçmiş içimize o usta makastareğirip ipek ipliğini göğün mavi ipeğindengeçirmiş acılarımızın paslanmaz iğnesinehiç benzemez o umutlarımızın çürük ipliğiyleteyelliyerek diktiğimiz günlük giysimizeaşk ruhlarımıza giydirilen bayramlık giysiışıldar üstünde sevincin elmas düğmelerioyulmuş iki yürekten dökülmüş bir tokatam bir oturmuşlukla geçer uçları birbirine Aşktır hor kullanılmadan taşınacak giysiÇünkü bir kez delindi miydi yamanması güçonu …

Devamını oku

Duvardaki Yazı

İlk yaz geldi dağlara.Yollarda seni arıyorum.Balta sesleri yankılanıyorSuskun dorukların boşluklarında. Derelerin buzu çözülmemiş,Karı kalkmamış dağ yollarının.Gün batarken varıyorumKayalık dağ geçidindeki koruma. Hiçbir şeyde gözün yok,Altın, gümüş parıltısıYayılsa da geceleri çevrene.Evcilleştirdiğin geyik gibi Uysallaşmışsın sen de.Geriye dönen yol unutulmuş,Kaybolmuş gözden.Boş bir kayığa dönüyorum,Senin gibi, sularda sürüklenen. Tu Fu Çeviren: Cevat Çapan

Öncesi

Güneyin insanı olgunlaşmıyor. Zorlanıyor çocukluktan çıkmaya. Çocuk olmadığı anda birden yaşlanıyor. Erken gelen yaşlılık utangaç kılıyor bizi. Kararları enine boyuna düşünmeye zorluyor. Tek tük soru soruyoruz çevremize; maksat, adet yerini bulsun. Yanıtları zaten biliyoruz. Bilgelik bacaklarımızı, ayaklarımızı bağlıyor, izin verdiği tek lüks birkaç küçük yanlış. Gövdesi yaşlı, ruhları genç insanların ürkünçlüğü. Güzel mevsim yaşamanın yararsızlığını …

Devamını oku

She Left Home

Ben seninle uzun bir araf yaşadımÖlümlere gittim geldim diyor.Sığmam dünya yüzünde bir yere artık.Nereden geçsem benim değil, kalamam bir yerde.O demiyor, ben diyorum. Demiyorum, yağmur diyor.Sana sarılmış kalmış ilk günüm ben. Böyle demişim o gün, bugün öyle diyor.O günden bir yağmur çiçeği, önümde duruyor.Bir davul sesi, bir davulun yıllarca titreşen sesi,düz duvardan düşürmüş beni.Tutunamamaklığım bundan, …

Devamını oku

Herkes gitti, kimse dönmedi

I. Hayır, ne yabancı kanatlar,Ne bigane gökyüzüHiç birisi korumadı beniBen halkımın keder örtüsü altında yaşadımO zamanlarO mekanda. II. Herkes gitti, kimse dönmediYaprakla örtülü asfalt yolda,Uzun zaman kimseyi beklemeyeceksinYine birbirimize varacağız,Vivaldi’nin Adagio’sunda.Bir rüyanın sihrinde,Yine mumlar sararıp sönerek karanlığa gömülecekler.Ama Arşe hiç sormayacakGece yarısı evime nasıl girdiğiniBu anlar da geçecek,Belirsiz ve boğuk inlemeyle,Avuçlarımın içinden okuyacaksınAynı mucizeleri,Ve kapımdan …

Devamını oku

Nisan – Sevda

Ölüm düşüncesi yoldaş banaiki duvarı arasında bir yokuş yolunsancılı tırmanan dönemeçleri boyunca.İlkbahar soğuğunda tedirgin renkler; otlar,mor salkım yabancı çalılarkekre; kavruk eller iğne iğne, bir ürpertiyağmurluklar, pardesüler içinde. Sancılıdır zaman, sancı verir,zaman ki aydınlık bir kasırgadabinbir çiçek katar amansız görüntülere ve herbirikaybolur bir çırpıda toz ve rüzgardasorarken sen nedir diye. Yolumuz bildik yerleredirolgular oysa gerçek dışısürgünü …

Devamını oku

Bir Ağıtla Övgü

Ah, güller arasındaki kız, güvercinlerin baskısı,ah, balıkların ve gül çalılıkların iç daraltan sıklığı,susamış tuzla dolu bir şişedir senin gönlünve bir çıngıraktır teninin üzümlerinden. Ne mutlu ki sana verecek bir şeyim yok tırnaklarının ve kirpiklerinin bana sunduğundanbaşka,ya da gönle akmış piyanolar, yüreğimden selleredökülen düşler;kara biniciler gibi koşturan tozlarla kaplı düşler;hızla ve bahtsızlıkla dolu düşlerden başka. Yalnız …

Devamını oku