Kategori: Şiir

‘Batıda Kan Var’

Sabret gönlüm fırtınaya vakit varBiz her çağda kızılderiliBir her yerde hep yerdeyizToprağa mahkum edildi gözlerimizKaybolunur dahi ekin gövermez hırıltılı sesimizBir fırtına bekledik başlangıcımız olsunDerimiz mevsimlerle akan oluk oluk kan   İlkbahar gelsin ısınsın ellerimizde   Sonbaharda sıcaklığını yansıtarak essin                                                     rüzgar   Ergen dalgalanmalarımızda vursun                                          yüzümüzü                                                 hayat   Heyhat! Kış geldi kirpi kesildi saçlarımız                                                  karanlığa    Hani dedik hani ya bir …

Devamını oku

İki Şey, Pas ve Gam

Kime özendim de çekildimkendi içime, şu ücra kenteçekildim ve tersine çevirdimo murahhas defteri.                     Seninki dahilunuttum ezberimdeki yüzleri,adına Yalnızlık denilen bir fikriözenle emziriyorum işte İki şey, pas ve gam üst üste! Kime imrendim de çekildimkendi içime, şu ücra kente,kopardığımı sanıyormuşum meğero malûm zinciri.          …

Devamını oku

Metafizik

Seni bir kilise avlusunda dilenmeliyim artık.haçlara gerilmiş avuçlarımda bir suskun çan.-Ben değil miyim şu yıkıntıların üzerine uzanansaçlarım darmadağınık. Seni bir tapınağın avlusunda dilenmeliyim artık.çıplak ayaklarına sürmeliyim o ilençli yüzümü..-Ben değil miyim kemirip duran madde’ye verilmiş tek sözümüaklım darmadağınık. Seni bir cami avlusunda dilenmeliyim artık.kirli bir mendil gibi sermeliyim yüreğimi önünde.-Ne var içimi kanatan bu ezan …

Devamını oku

Tefsir

Bir kez daha tasvir ettim kendimi aynadaEğdim başımıDik tuttumSonraMırıldanarak tefsir ettim kendimi – yokmuşum gibi –AnsızınGördüm:Aynadaki görüntü değil benim görüntümDaha yaşlıydım aynada, daha huzurluYetmişti yaşım aynadaKinayeli bir söz vardı gözümde:Sen değilsin!Ben değilsin!İşaret ediyordu yabancılıklaraYaşlılık halimdi sanki, yaşlılık– Duru biz cezbe içinde ayık ve sarhoş– Yalnızlık cehenneminde, safası gömlekti Bir kez dahaBen vardım, ayna ve benim …

Devamını oku

Senden Sonra Ey Yedi Yaş

ey yedi yaşey yola çıkmanın mucizevi an’ısenden sonra ne varsa yok olup gitti, cehalet ve çılgınlık içinde senden sonra kuşlarla rüzgârla aramızdagüçlü bir aydınlık ve zindelik bağı olan o pencere            kırıldı                   kırıldı                      …

Devamını oku

Ufka Damlayan Alınteri

Asıl adın neydi – unutturdunzaten ben sana hep Abbas diyordumbir ayağın eşikteyse, tetikteydi diğeri hep.Evet Abbas, Abbas yolcuyine hangi iklime böyle – hangi mevsimebu kez hangi serüvene olacaksın özne.Çözülüp bin sevdadanbir mavi uğruna dolaştın her çağıkaranlık sayfalarını kargılayıp, kargışlayıp dünyanınİNSAN için – yeniden yeniden – İNSANdurma sefer eyledin, MUT dedin, UMUT dedinne çok sevdim seni …

Devamını oku

Yalnızlık Bir Tarihtir

Yalnızlık bir tarihtir ikimizDururuz odalarda bir giysi gibiEn kalın soluklarla çekiyor ipiKimbilir kimlere kalmışlığımız Yalnızlık bir tarihtir sen misinBir geçmişi sürüp giden ak turna?Ya benden önceydi ya da çok sonraBir halk türküsüne gül olan sesin Yalnızlık bir tarihtir onlarlaGök dediğin iki kuşun arasıEy ilkyazlı gülüşlerin sonrasıAnsızın donuyor gül, bakışlarda Hilmi Yavuz

Bir bahr-i gamda urmadayız dest ü pay kim

Bir bahr-i gamda urmadayız dest ü pay kimKeştisi yok, kenaresi yok, nahudası yok (Öyle bir gam denizinde yüzüyoruz ki,gemi parçalanmış, sahil görünmüyor, kaptan boğulmuş) Nabi

Saçlarda Bir Yarımküre

Bırak da uzun, uzun, uzun zaman içime çekeyim saçlarının kokusunu, bir kaynağın sularına yüzünü daldıran bir susuz adam gibi yüzümü daldırayım içlerine, kokulu bir mendil gibi elimle sallayayım onları, sallayayım da anılar silkelensin havada. Saçlarında bütün gördüklerimi, bütün duyduklarımı, bütün işittiklerimi bir bilseydin! Başka insanların ruhu ezgiler üzerinde nasıl dolaşırsa, benim ruhum da koku üzerinde …

Devamını oku

Şiirleme

Öksüz bir yüreğin çözülüşüdür şiir.Yalnızlığına kapanan anın kör ışığı değil. Çekili perdelerden süzülen gün ışığıdır ki,Yürek tayfından geçmeden vermez alını yeşilini. Seslerin delip geçtiği kulaklara küpedirSözlerin köpüğünü süzen. Suların çıplak elidir dar gelir de bulvarlarKendi patikalarında yürür. Dağıtır da düzyazının çarkını zembereğiniYaşamı değil salt izdüşümünü verir. Ali Rıza Çamur