Kategori: Şiir

Şiiri Yazılamayan Şehir

Gökçe atlar üstünde fethe uçan cihangir:Bu pürfüsun şehire nasıl yazılır şiir? Bir masal diyarının gölge-ışık Kaf’ınıKalem çizebilir mi mânâ fotoğrafını? Medine-i fâzıla, kutsanmış dersaadetİstanbul sevda gibi, ölüm gibi mücerret Yakamoz şehrâyini, tılsımlı, aşkın-verâSözle şerh edilemez bu ilâhî manzara Sanatın bütün sırrı mazmun olsa yine zorİstanbul nûr revnakı, İstanbul bir metafor İstanbul şiiristan, bedestân pazarıdırİstanbul, mâverâya …

Devamını oku

İçe Kapanış

Derdim: yeter, sakin ol, dinlen biraz artık;Akşam olsa diyordun, işte oldu akşam, Siyah örtülere sardı şehri karanlık; Kimine huzur iner gökten, kimine gam. Bırak, şehrin iğrenç kalabalığı gitsin, Yesin kamçısını hazzın sefil cümbüşte; Toplasın acı meyvesini nedametin Sen gel, derdim, ver elini bana, gel şöyle. Bak göğün balkonlarından, geçmiş seneler Eski zaman esvaplariyle eğilmişler; Hüzün …

Devamını oku

Necid Çöllerinden Medine’ye

Yâ Nebî, şu hâlime bak! Nasıl ki bağrı yanar, gün kızınca, sahranın; Benim de ruhumu yaktıkça yaktı hicranın! Harîm-i pâkine can atmak istedim durdum; Gerildi karşıma yıllarca ailem, yurdum. “Tahammül et!” dediler… Hangi bir zamana kadar? Ne bitmez olsa tahammül, onun da bir sonu var! Gözümde tüttü bu andıkça yandığım toprak; Önümde durmadı artık, ne …

Devamını oku

konu bu değil

bir türkü dinlersiniz, eşlik edersin sen, “hangi bağın bağbanısan”bir aşk oluverecek kadar bir aşinalık değildir ama konu bu değil fakat konu bu değil, türküye eşlik etmen, aşk yahut karabasansaat çok geçtir, birinin iniltisi dokuz yaşında, beden ve ateş bunca yılda birkaç alfabe öğrettiler bana, biri arap biri kirilorak çekiç ezilen halkların sosyolojisi, ezilenlerin pedagojisi ve …

Devamını oku

Kûfe’de Bir Hüseynî Akşam

Saplı kalsın göğsümdekanıma teşne hançerin,yaramdan damlar tekrarnasıl olsa bir Hüseyin Hüseyin bir ayna değilki kırılsın Yezid’e,kan dökülsün ister hırkasıYezid bir bahane Sırrı aşikâr bir Hüseyinaşka verir ser’ini,tebeşir dairesinde Azrail’inçözer zifaf düşmesini Hüseyin kadar şivekârkaç isim var dilinde,kimseye ve herkese aitbir başka menkıbe Sanır mısın ki Hüseyinkumların fısıltısıdır bes,yazılan sağdan solaiki veya üç hecelik bir nefes …

Devamını oku

EYVAY!

Sonra dünyaya döndüm; kredi kartlarıma, zaman aşımı faizine, icra memurunun insafına kalmış itibarıma, elektrik faturası kuyruğuna, dünyada ödenmesi gereken borçlarıma, döndüm, muhâneti muhannet edinmiş dostlarıma, kalpleri mühürlenmişlere Sonra dünyaya döndüm; hatırlamadan olma gözyaşına, geceden başka çağ yok, biliyorum, yerinden çıkan tekrar dönemez yerine, bulamamışın yazgısıdır keder, böyle çizilirmiş kavis insanın yüzüne, döndüm, ah! iddiasını yitirmişin …

Devamını oku

Uzak Bir Ülkedir Gülmek

Yağmurlar da diner, ölür gibi sonundaGecede bir yıldızdır hüzün yanar da sönerAcıya süreğen yurt olamaz insanBulut olup dağılır içimizdeki keder Bir zamanlar ben de mutluluk harmanındaDolanmıştım, sanki bıçkın bir dövenTopraktan ağan o hoyrat türküArdımdan yankıyan bir ağıt oldu birden Az çok ben de bilirdim sevda denen bilimiGenişlerdi damarlarım bir ırmak yatağıncaYolum düştendi; uzun; sevinç, yol …

Devamını oku

Kamış

Mevsim ince boyunlu ve hayatBir parmak kalınlığındaDizlerimize sokulan ay ışığıVe ayaklarımızı soktuğumuz unutulmuş suİtiyor bizi gökyüzüne doğru Islak bir mağaranın ağzındaDünyaya saplanmış tığız da sankiİşliyoruz kadınların nazlı oyalarınıKıskanç bıçaklı keskin çingenelerKıyıya deviriyor gövdemizdeki yokuşu Kuşakta divit, hokkada balık, sepette sabırlı örgü:Kolumuzdan çıkmayacak kesik bacaklarıyla koşan ölüRuhunu üfleyecek içimize dudağımızdan öpen neyzenKabuğu kalkmış inlemeler ve rengi …

Devamını oku

İkinci Tesadüf

Bu gün o çehrede boş bir nazarla dinlendim:Didişmeden geliyordum gam-ı hayâtımla;Dedim ki sonra: Şu müz’iç te’essürâtımlaÖnünde ağlayıversem… Ve olmasam nâdim!O sanki fikrimi bilmiş de ihtirâz ediyorGibiydi; gözleri yerlerde, bakmadan geçti.Güneş ufukta bu hâk-i sefîle bir ebedîVedâ eder gibi rikkatle ihtizâz ediyor,Semâ bulutlanıyorken, onun civârındanGüzârı böyle soğuk bir yabancı tavrıylaBütün karârımı kâfî göründü ta’dîle…Dedim ki: “İşte …

Devamını oku

Biz gamsız sarhoşlarız, aydın karanlıklarız

Biz gamsız sarhoşlarız, aydın karanlıklarız Hem kadehle solukdaş, hem ayrılıklarız. Sevgilinin kaşları eğdi kaderimizi O günden bugüne dek düşmüş yaratıklarız. Ey gülüm, sen daha dün parçaladın göğsünü Ama biz ta doğuştan kızıl şakayıklarız. Lale gibi ortada yalnız kadehi görme, Şu yaramıza da bak, gör nasıl aşıklarız. Şiirdeki renge, hayale bakma hafız, Sadece boş levhayız, dokundukça …

Devamını oku