‘troya’da budanmış gülesöylediğin sözlerişiir sandınız! sarıl/sıklam yağmura tutuldumrüzgara tutundumsuyun gizli gözdesi oldumşiir sandınız! onlar ida metinleriydihatmilerin son matemiydiyaz ırmağına gece sözleriydişiir sandınız! ida’nın eteğindegelincik aralığındanzambak kapısına süzüldümomzum kuğulara değdirüyalarınızı ağzından öptümşiir sandınız! gül büyüsüydü hepsiege köpüğüydübir kadının göçmen yüzüydüah ne çok savruluş,ne büyük aşktı o:şiir sandınız! Ahmet Uysal
Kategori: Şiir
Şub 23
Anış
yıkık manastırın ordakalbim ki,o da yıkıktı.bir keşiş bıçağıyla dağlanmışçiçekbozuğu, çopur –bir hayatacıtıyordu beni sevgilim.her şeyinhüzne vurduğu yerdebütün saatlerin,kuzguni bir denizi çoğaltarakhayatacıtıyordu beni. bense geçerdimkaramuklarla, karabasanların arasındangeçerdimhiçbirimbırakmadan geridebana en sırlı gelenacının …
Şub 23
Anahtarlar ve Kilitler
anahtarlar.. ve açlık vardır, ve çocuklar vardır,benim Hindistan’da gördüğüm en güzel,en çoşturucu , ağlanacak, haykırılacakölçüde çoşturucu şey, ne Akra’nın Tac Mahal’i,ne Elephanta mağaraları ne de Benares’inölü yakım yerleriydi, hayır yolun darlığınınsollamamızı engellediği, haldur huldur,şıngır mıngır ilerleyen eski bir sarnıç-kamyondu,köyden köye sarsıla sarsıla gidiyor, görünüşe göreönceden belirlenmiş noktalarda duruyordu,çünkü bu noktalarda bekliyorlardı onu,paçavralar içinde çocuk topluluklarısarnıcın …
Şub 23
Adamın Biri
Ekmeğini ısıra ısıra yürüyor, adamın biriDurup ta sevgilime şiir yazacağım ha? Oturmuş kaşınıyor ötekisiBitlerini eziyor parmaklarıylaHangi yürekle psikanaliz’den söz edilir ha? Sakatın birisi, bir çocuğa yaslanmış gidiyorBen oturup Andre breton’ u okuyacağım ha? Kan tükürüp dört bir yanaOrda birisi tiril tiril öksürüyorRuhumun derinliğini anlatacağım ha? Birisi kemik arıyor çamur içindeGel de türkü söyle sonsuzluk üstüne? …
Şub 23
Mor Sevgilim
bir tespih gibi dağılıp hatırlarken seniöptüm etimdeki kızgın mührün sızısından dizlerimde işleyen yaraların haylazlığıyla hayata benzeyen sözler ettim kime rastladıysam kime baktıysam: birden acıyla bozkır ömrüm bu kaçıncı düğüm atılan bana, bu nasıl böyle küf söyle: artık ne, bu harabe kime boğaza tıkanan yutkunma nedensiz bir akşamdan kalma nem gibi unutuldum ah! kim ki kaldı …
Şub 23
Aşkın kokusu
Bir sabah günler sonra ağzımda ağzının tadıyla uyanmak Aşkın kokusu Aşkın odak noktasınınkokusu Yalnız Güven Turan
Şub 23
Ayakta
Çocuk ders çalışıyor görünüşteSayfaları yavaş yavaş çeviriyorÇocuk deniz çalışıyor gerçekteGözlerini ufuklara dikiyorDurup durup adını anıyorAşkın sözlüğünü ezberlemekteBütün nöbetçilerle yarışıyorGözleriyle gelişini beklemekte Biz şimdi aşk öğrenelimİnsan dersi sonra da öğreniyorYüzyıllık kitaplarda bilgi kendi malınıızHaritadan şehirler kaçmıyor yaSevinmek yaşarlığa dokunmaktırAtlı gibi dört nala içimizden gidiyorBazen her şey yanılmaksa bileSevişmek en az yanılmaktır Eugene Guillevic
Şub 23
Sarkaç
ne zaman baksam gözlerinesavaş sonralarına döner içim … gölleri çekip uçlarından yıldızları seyrederim sularda az ötemde gemiler olur gemilerde sen olursun aklım bir sarkaç döner durur ortalarda ne zaman baksam gözlerine annemsiz kalmak korkuları gelir çocukluğumun Tekin Gönenç
Şub 23
Acının Başkenti
gözlerinin eğrisi dolanıyor yüreğimebir dans, bir dinginlik çemberizamanın aylası, gece beşiği ve güvenlive eğer hiçbir şey kalmadıysa aklımda yaşadığımdangözlerinin her zaman görmediğindendir beni yaprakları günün ve pembe şarabın köpüğürüzgarın sazları, kokulu gülücüklerişık dünyasını saran kanatlargökyüzü ve deniz yüklü gemilergürültü avcıları ve renk kaynakları tanların kuluçkaya yattığında doğan kokularyıldızların samanı üzerinde yatansaflığa bağımlı gün gibi tıpkıdünya …
Şub 23
Baharla Ölüm Konuşmaları
I Memelerim koparıyor Yüzyıl süren bir yalnızlık dile gelmişçesine Nasıl nasıl bir sevinç yarabbi! Ve ağrıya ağrıya tabi, ağraya ağraya ağbi… Nakkaş Tepe de ancak bezmimize böyle gelmiştir Gelincikleri ve Nazım Hikmet’leriyle Yerbilimsel bir hapisten sonra II İçimdeki karanlığı patlatacağım Zifiri bir su akacak kamışımdan toprağa Bir kedi …