Kategori: Şiir

Uslanmadım

Yazılan gelir başaalınyazısı kader bir gezinme olacaktır bir dağa tırmanma olacaktırkişi sonunda ancak kendini yaşar! Ne yapıp etse bana gelir yuvasına gelir eninde sonunda benim kendi kendim kendim – kendi anladın! Bir şey biliyorum – son zirvemin önünde duruyorum en uzun süre bana ayrılmış olanın önünde ah! en sarp yolumu tırmanmam gerek en yalnız yolculuğuma …

Devamını oku

Açık Atlas

Hayattan ders veriyor diye öğretmenleri kızdıranTuzu bir bulmuş çocukları saklamadan güldüren dünyayaSu kaçırmaz bir eşeğin sesine açıktır penceresiBir sınıfın, batı son dersinde, kuşluk vakti Meşeler yapraklanınca bir tuhaf olurlar işteKoparılmış kürt çiçekleri, hatırlayarak amcalarınıAzınlıkta oldukları bir okulda bile, sorarlar soruNeden feriklerin ve eşeklerin memeleri vardır? En arka sırada çift dikişliler, sınavda en öneİntihara ve denizde …

Devamını oku

Yort Savul

1.Atlasları getirin! Tarih atlaslarını!En geniş zamanlı bir şiir yazacağız 2.Harbi karşılık verecek ama herkesGöğünde kuş uçurtmayan şu üç soruya: 3. Bir, Yeryüzünde nasıl dağılmıştırTarihi düzünden okumaya ayaklanan çocuklar? 4.İki, Daha yavuz bir belge var mıdır haGerçeği ararken parçalanmayı göze almış yüzlerden? 5.Üç, Boğaziçi bir İstanbul ırmağıdırNice akar huruc alessultanlarda bayraksız davulsuz? 6.Nerede kalmıştık? Tarihe ağarken …

Devamını oku

Kurtulamayan

sen kader ağacı değilsin – nedeni bututkularına bırak kendinibir soluk var yaşıyor uzak uzakbu daha ölmemişsin demektir önce bitir bu şarkıyıbir bardak doldur mavi–hiçbiri açmıyor mu seni-ve git bu gelmediğin yerekurtulamayan–nedeni bu Ece Ayhan

Rasgele Değil, Kar Ödülü

rasgele değil yemin ederimdünya içindeyaşayamayacağım kadar büyük buve ölüm yerleşti dudaklarıma-ağzıma mı deseydim-akşamlarsa işte öyleherkesin bildiği gibibir otelden bir otele taşınanbavullar gibi hüznümü titretiyorumyani hüznüm beni titretiyorbir hüznü titriyorum yaniferacesinden içi görünençok müslüman bir kadın gibikanım akıyor içimdeçok müslüman bir kadın gibikanım içimdebir gökdelenin yetmişbirinci katındayer yatağında uyur gibi şükür ey sonlu şölenbüyük hayataldığın verdiğinden …

Devamını oku

Ölümün Arifesinde

benim parmaklarım, yüzümün devamıdırellerimse Tanrı’nın varlığına delilhiç ölmeyecekmiş gibi yaşar, hiç yaşamamış gibi ölürüzbize ihanet edenlerden, ölerek intikam alırızben ki her saniyemi, son anım gibi yaşıyorumyani muamma değil artık benim için ölümeğer buraya sığamıyorsamya göğe çekilir, ya toprağa gömülürüm ben öldüğümdesana verdiğim kolye parlayacakbir fotoğraf alev alacak, bir kuş havalanacakyere düşürdüğün kitaptan etrafa sözcükler saçılacakbozkırda …

Devamını oku

İstanbul’u seyrediyorum sarhoş kulaklarla

bu yolu buraya mavi otobüsle kasten getirmişler tuhaf güvercin dalgalarıyla  ve gömleğin, eteğin ve çizmelerin dur duraksızlığı  aynalarda bir şeyler olmuş galiba ne oldu sana İstanbul?  sen birisini giyinmişsin ve bu sevgilinin kokusudur  omuzlarından toprak ve sardunya kokusu  kendi uçarı renginin kokusu  ey deniz gözlü rengarenk dalgalı şehir  ardındaki pusta küfür dolu duvarlar var ve …

Devamını oku

Yalnızlık Şiirleri

I.Bozkırın ortasındatam ortasında, alıç ağacı yaşarbir başınasusarak dal uçlarında bir kamaşma eski sevinç, kırgın heves, ince hasret yaşar içten içetutuşarak aklında orman sesi gönlünde saka kuşu çoktan kururdu, eğeryaşamaktan vazgeçseydi yaşarsenelercedayanarak dalında üç yemişi biri toprağabiri rüzgârabiri sakaya yaşar bile isteyealdanarak II. yeraltı nehrigün yüzüne çıkardurmadan şaşırarakyaşadığınave öldüğünebir pınara dönüşüpgüneşe kavuştuğu yerde III. denizden aldım …

Devamını oku

Sınavda Çıkmayacak Sorular

teşekkür ediyorlar, çok yaşıyorlar, işe geç kalmıyorlarçeyrek altını önemsiyorlar, küresel ısınmayı ve beş çaylarınıortadoğu’yu ihtiyaç halinde seviyorlar, gökdelenleri her haliyleeve geç gelmeyi borsaya bağlıyorlar, geriye kalanları astrolojiye“konuşan tartı”lardan korkmuyorlar bir de, -ben bazen korkuyorum- artis diyorlar erken ölenlere bir akşamüstü her yer kalabalıkher yer kalabalık, üzgünüz yeteri kadar ve rimbaud mahkemelerde sanıksırayla ölüyor kumbarası kırılmış …

Devamını oku

Kutsal Kalabalık

İnkâr ve kabul, gece ve gökyüzü, imkân ve acıBüyük cezaymışsın özgürlük, öğrendim sonunda. Beni bir gölge doğurdu sudan ağaçtan rüzgârdan eksikGittim ki benden yapılmış boşluktu her yer. Geniş zamanlı sözler söyledim inanıp güzelliğeEyvah ki kalbin minesi akşamla soldu. Bir eksikmiş suların gittiği, ne kadar akarsaHerkes ne çok severmiş seni mutsuzluk. Oturdum kirpiklerden ayetler indirdim aşkaEy …

Devamını oku