Bir mektup geldi ihtiyar anamdanİçinde kargacık burgacık harflerHasattan bahsediyordu, yaz hasadından,Firenk üzümlerinden, kiraz ağaçlarından. Kelimeler ardardına dizilmişlerdiArdında çiçekler ve ekinlerVe sonra geliyordu her şeye hükmedenin adıYıllar yılı boyunca. Sinmişti, bir Pazar gününün huzurundaYazılan bu mektubaEve giden küçük yolun kokusu,Lâvantalar ve akşam duası. Gece gündüz demeden, yorulmadan bıkmadanUlaşmıştı uzakların uzağında yaşayan banaBildirerek geldiğini kuşlar misaliBütün bir …
Kategori: Şiir
Şub 23
Her Şey Yerli Yerinde
Hiçbir şey değişmeyecek o günGöçüvereceksin bu insan kalabalığındanGelmemiş gibi olacaksın dünyayaSanki bu odada sen oturmadınSen giymedin bu elbiseyiAğlamadınGülmedinYemedin bu ağacın meyvasınıBütün maceranBir varmışBir yokmuş Nahit Ulvi Akgün
Şub 23
Ölüm Fügü
Akşam vakitlerinde içmekteyiz sabahın kapkara sütünüve öğlenlerle sabahlarda bir de gecelerihiç durmaksızın içmekteyizbir mezar kazıyoruz havada rahat yatılıyorBir adam oturuyor evde yılanlarla oynayıp yazı yazan hava karardığında Almanya’ya senin altın saçlarını yazıyor Margaretebunu yazıp evin önüne çıkıyor ve yıldızlar parlıyorköpeklerini çağırıyor ıslıklasonra Yahudilerini çağırıyor ıslıkla toprakta bir mezar kazdırıyorbize buyruk veriyor haydi bakalım şimdi dansa …
Şub 23
Kadeh
Burası dalyan kahvesiOrtalık süt mavisiApostol bu ne biçim meyhaneTabağımda bir bulutKadehimde gökyüzü Oktay Rıfat Horozcu
Şub 23
Corona
güz kendi yaprağını yiyor elimden: biz iki dostuz. zamanı ceviz kabuklarından ayıklayıp yürümeyi öğretiyoruz ona: zamansa dönüyor kabuğuna. aynada pazar, düşte uyunan uyku, ağızsa gerçeği söylemede. gözüm bir sevgilinin cinselliğine teşne: öyle bakışıyoruz, karanlık sözler ediyoruz birbirimize, haşhaş ve bellek gibi seviyoruz birbirimizi, uyuyoruz şarap gibi midye kabuğunda, bir deniz gibi ayın kanlı ışığında. penceredeyiz …
Şub 23
Tecelli
Nedir bu benim çilemHesap bilmemMuhasebede memurumEn sevdiğim yemek imam bayıldıDokunurBir kız tanırım çilliBen onu severimO beni sevmez Oktay Rıfat Horozcu
Şub 23
Bütün Bir Hayat
Gündoğumuna bir saat kala saçlarına düşen mavi gibidirmahmurluğun güneşleri; bir kuşun mezarının üstünde, otların hızıylabiterler. Onları da baştan çıkarır, zevkin teknelerindeoynadığımız rüya oyunları. Zamanın tebeşirden kayalıklarında onlarıda hançerler bekler. Daha mavidir derin uykunun güneşleri: Birzamanlar saçının bukleleri gibi. Bir gece rüzgârı olup, kız kardeşinin paraylaaçılan kucağına sığınmıştım; Üzerimizdeki ağaçtan sarkıyordu saçların,ama sen yoktun. Biz dünyaydık …
Şub 23
ağır çiçekli ıhlamur ağacı
ölüme ne kadar yakınunutulmaz çocukluğumunağır çiçekli ıhlamur ağacı Yelda Karataş
Şub 23
Bazen
Yıldızları süpürürsün, farkında olmadan,Güneş kucağındadır, bilemezsin. Bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür, Ciğerinde kuruludur orkestra, duymazsın. Koca bir sevdadır yaşamakta olduğun, anlamazsın. Uçar gider, koşsan da tutamazsın… William Shakespeare
Şub 23
Aşk Rahmettendir ..!
Aşk rahmettendir demişti adam …Rahmet gibi gelmişti bu sevda bozbulanık dünyasına hiç ummadığı bir zamanda ,Sonra dünyanın bile kulağını sağır eden bir sükutla,Aşk rahmettendir dedi kadın …İçlerine attılar sonra büyüsün diye bu mucizevi sevdayı …İnatla severdi herkes, ben inançla sevdim dedi adam..!sonra sesine ses kesildi kadın,ince ve daha dünya görmemiş sesiyle anlattı dünyasını,narin ellerinde tutmakta …