Kategori: Şiir

Georgia

Gözüme uyku girmiyor GeorgiaUykusuzum GeorgiaBekliyorum GeorgiaDüşünüyorum GeorgiaAteş de kar gibi GeorgiaGeceye komşuyum GeorgiaKulağım kirişte GeorgiaKaçıp giden dumanı görüyorum GeorgiaKaranlıkta usul usul yürüyorum GeorgiaKoşuyorum işte sokaklar işte mahalleler Georgiaİşte bir şehir ki hiç değişmemişTanımadığım bir şehir GeorgiaAcele etmeli rüzgâr çıktı GeorgiaSoğuk sessizlik korku GeorgiaKaçıyorum GeorgiaKoşuyorum GeorgiaBulutlar alçak düşecek GeorgiaKollarımı açıyorum GeorgiaGözlerimi kapayamıyorum GeorgiaBağırıyorum GeorgiaSesleniyorum GeorgiaSeni çağırıyorum …

Devamını oku

Yürek Yüreğe

Sonunda ayaktayım işteŞuradan geçmiştim benŞimdi de bir başkası geçiyor o yerdenTıpkı benim gibiNereye gittiğini bilmeden TitremiştimOdanın bir ucunda kapkaraydı duvarO da titremiştiNasıl aşmışım bu kapının eşiğiniBağır bağırabildiğince     Duyan yokAğla ağlayabildiğince     Anlayan yok Karanlıkta gölgeni buldumDaha bir tatlıydı sendenBoynu bükük bir köşede dururduEskidenSana bu erinci ölüm getirdiAma konuşuyorsun yine de baksanaBırakıp gidesim geliyor seni …

Devamını oku

Yürek ki Paramparça

Nasıl da uyarlıyor kendiniYatak çarşaflarından ödü kopuyorÇarşaflar çarşaflar gök mavisiYastıklar desen sisten buluttanİnancını örtünmek istiyor olmuyorKusur işlemeyim diye içi gidiyorAynada budanmış ağaçtan korkuyorKış için fazlaca zavallıNasıl da korkuyor soğuktanAynasının içinde nasıl saydamÖyle belirsiz ki yitip gidiyorZaman akıp gidiyor dalgalarındanKanı tersine akıyor kimi zamanGözyaşları çamaşırlarda lekeYeşil yeşil ağaçlar derliyor eliVe yosun demetleri kumsallardanDikenli bir çalılık inancıysaElleri …

Devamını oku

Kuru İskele

Ağaç dalları arasında ağlayan maskeBitmiş bir karnaval gecesindeYaşlar akıyordu kımıltısız gözkapaklarındangülmenin acının ve özlemin gözyaşları Gece yarısıyeniden boyanıyor her şeyYeni bir gün başlarEve dönen bir sarhoşanlatır sokağın kapılarına kendi öyküsünüAcılı öyküOnunla birlikte sabahın ışıkları Yağmur yağar ve parıldar gözkapaklarınHırıldayarak sular kaldırımları ağaçlarVe bakarım burun deliklerinden yolculuğuna gecenin Bulut sürüsü koşar solgun gökyüzü üzerindekendilerini sokak lambalarına …

Devamını oku

Unut Gece Bitince

Hadi son türkünü de söyleSöyle son türkünü de gidelim“Gece bitti” de – unut her şeyiunut bunu da gece bitince. Ben kimi sarmak isterim öyle kollarımlaHangi düşler onlarTutsak edilmeyen hangi? İşte o onmaz tutkuda ellerimYüreğime boşluğunu bastırıyorÇürük çarık göğsüm bağrım Sensiz. Rabindranath Tagore

Bahçe

Duvara savrulmuş bir ipek çilesi gibi boşalmışçasınaTahta bir çit boyunca yürüyor bir patikasındaKensington bahçelerinin,Dokunsalar dağılıverecek sankiöylesine kurumuş ki içi.Aksi gibi nereye çevirse başınıO mundar, o yedi canlı, topuz gibi çocukları ayaktakımının,düşün, bu piçlere kalacak yarın dünya! Geçmiş ondan üremek de, üretmek de.Güzel ama, ağır bir kokuya benziyor can sıkıntısı.Biri gelsin yanına konuşsun istiyor han’fendi.Hani korkmuyor …

Devamını oku

Çayhane

Çayhanedeki kızEskisi gibi güzel değil.Ağustos yıpratmış onu.Merdivenlerden öyle ürkek çıkmıyor artık;Evet, o da orta yaşa gelecek,Ve bizlere serpiştirdiği gençlik ışığıÇöreklerimizi getirirkenArtık serpilmeyecek.O da orta yaşa gelecek. Ezra Pound

Sarı Asma Kuşu

Girdi şafak ülkesine sarı asma kuşu.Dürdü türküsü geceyi.Bitti artık her şey. René Char

Tecelli

Nedir bu benim çilemHesap bilmemMuhasebede memurumEn sevdiğim yemek imam bayıldıDokunurBir kız tanırım çilliBen onu severimO beni sevmez Oktay Rıfat Horozcu

Bütün Bir Hayat

Gündoğumuna bir saat kala saçlarına düşen mavi gibidirmahmurluğun güneşleri; bir kuşun mezarının üstünde, otların hızıylabiterler. Onları da baştan çıkarır, zevkin teknelerindeoynadığımız rüya oyunları. Zamanın tebeşirden kayalıklarında onlarıda hançerler bekler. Daha mavidir derin uykunun güneşleri: Birzamanlar saçının bukleleri gibi. Bir gece rüzgârı olup, kız kardeşinin paraylaaçılan kucağına sığınmıştım; Üzerimizdeki ağaçtan sarkıyordu saçların,ama sen yoktun. Biz dünyaydık …

Devamını oku