Her şarkının götürdüğü yer başka,Hepsi başka başka sinmiş içime. Biri, Büyükdereye götürüyor, Biri on altı yaşımın Kadıköyüne. Kimse sevgimi bilmez şarkısı Eskiden ağlatırdı beni; Şimdi düşündürüyor. Özdemir Asaf
Kategori: Şiir
Şub 23
Ayna
Bana aynadan bir suret göründübenden baskasıbilmem memleket-i çînden midirya mâçînden mi? Sordum kimsin diyebir kahkaha atıpben çîn padişahının kızıçoktandır âşıkınımdedi. Dedim çıko aynadanhayalimi çalanhayalim olmazsa olmasınyalnızvar olduguna inanmak içinellerim sana dokunsun. Bana çîn padişahının kızıgelememdedi. Ancak bir günhayalin gibi seni debu aynanın içine alıpkaybolacağım. Asaf Hâlet Çelebi
Şub 23
Şakacı
Güler, gülümser bir şakacı,Güldürür,düşündürür, Arada-bir durur, gözleri dalar, Neler söyler, neler susar.. Yoksa, çok acı bir şakayı Şakadan da olsa, Çok yalın bir karanlığa mı saklar.. Oynadığı oyunsa, Yaşamda oynadığı, Oyununu mu yaşar.. Oyunda yaşadığı, Yaşamını mı oynar.. Yaşarcasına, oynarcasına. Öyküler anlatır olmuşcasına, Sonunu mutlu bağlar, Gider evinde ağlar. Özdemir Asaf
Şub 23
Yüzümü Size Çeviriyorum
Yüzümü size çeviriyorum, siz misiniz?Elimi suya uzatıyorum, siz misiniz?Siz misiniz, belki de hiç konuşmuyorumBelki de kim diye sorsalar beniGüneşe, çarşıya, kadehe uzatacağım ellerimiBelki de alıp başımı gideceğimBiliyorsunuz ya bir ağrısı vardır gitmeninNereye, ama nereye olursa gitmeninHüzünle karışık bir ağrısı Edip Cansever
Şub 23
Yoklama Defteri
yoklama defterinden öğrenmedim sizi,benim haylaz çocuklarım!sınıfın en devamsızınıbir sinema dönüşü tanıdım,koltuğunda satılmamış gazeteler…dumanlı bir salondakendime göre karşılarken akşamı,naneşekeri uzattı en tembeliniz…götürmek istedi küfesindeelimdeki ıspanak demetini en dalgını sınıfın!isterken adam olmanızıçoğunuz semtine uğramaz oldu okulunpalto, ayakkabı yüzünden.kiminiz limon satar balıkpazarı’nda kiminiz tahtakale’de çaycılık eder;biz inceleyeduralım aç tavuk hesabı,tereyağındaki vitaminive kalorisini taze yumurtanın!karşılıklı neler öğrenmedik sınıfta,çevresini ölçtük …
Şub 23
özgeçmiş
hüznümün anahtarlarınıneden istiyorsun benden?hüznüm ki, bülbülün hüznü gibisevinçli bir hüzün…ben böyleyim…elli yıldırçılgınlığımın bir kıyısı yokne de bunalımımın bir sınırı. ben böyleyim…hüznümün otelleri arasında gidip geliyorumdenizler ne kadar çiğnedigök gürültüleri ne kadar da tükürdü beninedentenimin değişmesini istiyorsun?tenimin değişmesiuzak bir ihtimalsesimin değişmesiuzak bir ihtimal… ne kadar çok bana tapanlar sarsa benio kadar hissediyorum kendimiyalnız bir ilah olarak..ne …
Şub 23
zeynep beni bekle
zeynep beni bekle / gece ağaçlarınayağmur çiseliyorum / cam tozu su beyazıyalnızlığını mutlaka değiştireceğim.bir yaprak halinde süzülüp saçlarınaeski teşrinlerden / kederli kırmızızeynep beni bekle mutlaka döneceğimsöyle kim önleyebilir buluşmamızı geceleyin ışıkları söndürdüğün zamanbenim şiir kitaplarından sızan aydınlıkelinde uyuyakaldığın heyecanlı romanpancurların çarpıldığı lodos gecelerirüzgârın değil benim / pencerendeki ıslıkher akşam koridordaki ayak sesleriyanlış çaldığını zannettiğin telefonzeynep …
Şub 23
Bağbozumu
yerin üzgünlükle kırışan yüzündeyiz unuttuk ihtiraslı bükülüşünü dudaklarındışına düştük ırmakların: kurak ve ayaz ince çizgiler çektik kentlerle mağaralara:kalbimize iliştirdiğimiz solgun papatya,şimdi sınırsız ölümler kadar beyaz kıta alçalıyor, yükseliyor okyanusbu yepyeni bir veda düşlere, tutkularageçiyor bağbozumu, su sızdırıyor küpparmaklar yetişmiyor güneşe uzanmaya bozuk sesler içinde birkaç zavallı ezgikırılıyor ince çizgi, çitler devriliyor: fırtınasiyah sular ıslatıyor renksiz …
Şub 23
bir fincan kahve
çok zaman sonra oturupbir fincan kahve içebilmeli insaneski sevgilisiylegeride bunu bırakabilmeliyalnız ya da birlikte çekip giderken bir ilişkiden! her şey dün gibiykenyıllar geçtiuzakta birbirimizden. cam kenarına oturduğum masadanyüzüme sokağı vuran tülün gölgesindedüşünüyorum:yavaş yavaş anıların da terk ediyor benigit gide azalıyorgünün birindebirliktebir fincan kahve içebilmeninsadakatihayali… neden mümkün olmuyorayrılmakyok pahasına tüketmeden her şeyi?! garbage’ın şarkısı:“cup of coffee”benim …
Şub 23
Derin Gürültüsüzlük
sakin olmayı öğrendim senden duru sulara bakmayı bir ermiş gibi pas tutmuş kapıların ardında kendimle buluşmayı sessiz kalmayı öğrendim sendensevinçlerde ve büyük acılarda yerine ulaşmayan bir mektup gibi kendime dönmeyi soruları cevapsız bırakmayı öğrendim senden bir budala gururuyla dolaşmayı anılarda yeri unutulmuş, hiç umulmayan bir yerde bulunmuş yanlış ağaçlarda bitmiş yapraklar gibi yabancılaşmayı zamanı hissetmemeyi …