Sarıköy’e de uğra on bir kabri komagılBenden sonra bir daha turnaları bırakmaAtın sor hatırını köpük köpük alnınıYörende bir oğlancık pes gönlünü farıtma Benden sonra bir daha suya girme tedbirsizBulut kızdı mı bakma itimad etme kumaÇöküp de bir cigara yakarkenki o ışıkTanık olsun – bir tanık lazımdır olduğuma Yoksa kimler bilecek burda böyle bir adamYüzü yüzlerden …
Kategori: Şiir
Şub 23
Göçük Üstü Ağaç
Akşam mı oldu bir yanım göçükRüzgar tırpanlar geldiğim patikayıEğreltiotları sarmaşıklar hüzünKuşlar uçar çalılardan bulana dekBir başka kuşu, umuttur bu çatılarda Umutla beslerim göçük yanımıİzin verir yüce gönüllü hüzneŞaşkınlıkla bakarım biçer gövdemiYapraklar için konuştuğumdanToprağın uzundur sessizliği Rüzgâra izin verir bağ evine giden patikaÖylece durup bakarım çiçeklendiğineAcıyla esen rüzgârın, çiğnenmiş otunAkşam oldu mu benzer bir hüzünEşlik eder …
Şub 23
Sessiz Gece
Bir orman güzelliği var gözlerindeSevgili, saçlarında kuş cıvıltıları,Alır giderim onları sessizceUpuzun bir gece boyunca Uzanır dokunurum boynunun zarifliğineGecem koşan bir geyik olurSığırcıklar iner ovayaAğzından öperim upuzun Isırılmış elma kokusu var ağzındaSevgili, biçimini alır geceEkmek kesen ellerinin Şimdi dünyada kim anar beni,Yaz günleri mi, kış geceleri mi?Evimiz gök sayılır sevgilimBelki güz anar adımı benim Ahmet Ada
Şub 23
Gelse de Trenden
Gelse de trenden ikimiz insekcamları buğulu iki tas çorbabir kitap — çantana korkup tutunmuşkâğıdı samandan şiiri zorba ve o hışırdayan uykudan geçseksobanın ayrımsız adaletindençok büyük bir yağmur işte başlamışkimse çıkmayacak bugün evinden böyle susuyorum ben çok değiştimsense nasıl denir – hâlâ o kızsındinle ağlayarak çıkrık sesiniişte şu dünyada yapayalnızsın her neyi dilesek burada olmazen büyük …
Şub 23
Yine de
İç-dünyama İsviçre misâliYeşiller ve göller yarleşmedi. Hangi kalıtımın ürünüyse, İç-kentimde bir iki yaşlı kedi… Çamurlu kaldırımlarda; Dolaşır akşam üzeri. İnsanların paçaları çamurlu, İhtiyarların cebinde bir yumak sicim, Ve en fazla bir elli lira. Bir de paslanmış bir çakı. Kadınlar ne leydi ne de güzel Fakat ince ve saf yine de. Hafif kamburu çıkmış kazaklı kızlar …
Şub 23
Gözlerin
Bi Bi Bismillah !Korkuyorum sevdiceğim.Dokunmak coğrafyasına yüzününYıkmak gibi bütün mescitleri.Korkuyorum bulaşacak elime polenlerin.Kursağımızda kalacak her damlası kevserin..Bakma öyle n’olur.. Gözlerin..Gözlerinde Allah var sevdiceğim..Sadakallahülazîm.. Erdem Arslan
Şub 23
Fena
aklının tam ortasına bir oğul düşünce babamındönüp dolaşan bir fenalık gibi söylenmiş göğebeni suret etoğul diye bir uçurum diliyorum kendime annemin içine hüngür hüngür ağlayınca babamalnında oğul terleri birikincedünyaya bakma vaktim gelmişbir sesin bir yere bakması gibi fenatuhaf bulaşıcı ve yapışkan bakmışım dünyaya akşamına razı evimizde başı dönen bir sözcük olmuş cüzamönce bir doğum lekesi …
Şub 23
Portakalı Soydum
Buğday başakları arasına daldığında,Kaybolan o sarı saçlı çocuk,Şimdi babasının evlendiği yaşta.Şeker pancarından traktör,Pazar çantasından potaVe birçok şey arkama baktığımda.. … Portakalı en iyi annem soyardı,Babam başucuma duayı koyardı.Geçti zaman,Hayat yine bir yalan uydurdu,Çiğitleri boğazıma oturdu. … Duma duma dum..Anne ben çok yoruldum.. Erdem Arslan
Şub 23
Hayyam’ın Sabahı
akşamüstü oturmuşum bahçede, ceviz ağacının altında. şakirtleri göndermişim; testiyi bir dikişte yarılamışım; sonra almışım udumu kucağıma… parmaklarım gezinirken tellerinde, çalgının, bekliyorum zekânın, sezginin, bilginin, akşamları evlerine dağılan yapı ustaları gibi, hesabı, hendeseyi bırakıp, birer birer seslere, nağmelere geri dönmelerini. bekliyorum, gelsinler de döksünler içlerini; söylesinler, bugün de, dünkü gibi, hayyamın elinden avucundan, tüylerinin, kemiklerinin ucundan …
Şub 23
Ben Seni Seviyorum Bunda Bir Kasıt Yok
acınası tesadüflerle ayrılıyorsun molekülden,hüzün hastası bir hayvansın şiddetli baş ağrılarıyla çalkalanan çok kurak iklimlerde, büyük sinir krizlerinde ağır işkence görmüş şehirlerde saadetin zarif, adaletin ince. bir miktar alkol ve ürperti alıyorsun kelimelerin karardığı peşin hükümlerde. şahsi sevişiyorsun şiddetin bütün bitki örtüsüyle. gözlerin ucuz, tutkun ucuz, direncin ucuz tehlikeli bir yalan gibi duruyorsun ruh yoksulluğunun harikulade …