akşamüstü oturmuşum bahçede, ceviz ağacının altında. şakirtleri göndermişim; testiyi bir dikişte yarılamışım; sonra almışım udumu kucağıma… parmaklarım gezinirken tellerinde, çalgının, bekliyorum zekânın, sezginin, bilginin, akşamları evlerine dağılan yapı ustaları gibi, hesabı, hendeseyi bırakıp, birer birer seslere, nağmelere geri dönmelerini. bekliyorum, gelsinler de döksünler içlerini; söylesinler, bugün de, dünkü gibi, hayyamın elinden avucundan, tüylerinin, kemiklerinin ucundan …
Kategori: Şiir
Şub 23
Ben Seni Seviyorum Bunda Bir Kasıt Yok
acınası tesadüflerle ayrılıyorsun molekülden,hüzün hastası bir hayvansın şiddetli baş ağrılarıyla çalkalanan çok kurak iklimlerde, büyük sinir krizlerinde ağır işkence görmüş şehirlerde saadetin zarif, adaletin ince. bir miktar alkol ve ürperti alıyorsun kelimelerin karardığı peşin hükümlerde. şahsi sevişiyorsun şiddetin bütün bitki örtüsüyle. gözlerin ucuz, tutkun ucuz, direncin ucuz tehlikeli bir yalan gibi duruyorsun ruh yoksulluğunun harikulade …
Şub 23
Kanlı masal
aklım, haklıyım, et firarını! ovdun ve okşadın beni çıktı içimdeki cin;ondan ölümümü diledin. mayıstı. seni o yüzden bağışladım! ben en çok mayısta su içerimderinim balık kaynar derinim kanımı kaynarben en çok mayısta öne eğerim başımıiçimden felçli bir göçebe gökyüzüne bakar. avuçlarımda yaralı kelebek taşımayı mayısta öğrenmiştim;ve teraslarda bach dinlemek en çok mayısa yakışırdıve kim bilirmayıs …
Şub 23
Pençe Defteri’nden
1iki hafif şiir yazdım sabah boşlukta iki ağır küpe 2 Masamdan, garsonun tak diye bıraktığı fincanı terk edip yükseliyor kahvenin kokusu 3 Şarabın rengi Hayyam. Kılıcın rengi kan. Bir söğüt görmüştüm, Rengi koynuna girdiğim kadın. 4 Sigaranın dumanı Benden uzar gider o eski, Unutulmuş Kızılderili türküsü 5 Tenim başıboş Bakışım kömür, Sırtımdan yokuş aşağı Poyraz. …
Şub 23
Geç Saat
Yorgundu. Düş görürken-ölmüş müydü ölüyor muydu?fidana dokunduğu an açıvermişti gonca-elinden düştü kitapkalem de şuydu altını çizdiği cümle:Kierkegaard’tan,“Üzüntüm, kâl’amdır benim” Ahmet Oktay
Şub 23
Bengi İz
Bir kahkahayla silkindimdalıp gittiğim mektuptan;yaşam hep böyle uyarır bizi,katıksız neşeye dönüşüraltunî bir sesleen derin kederler;mutlu bir düşteymiş gibizamanın dibinden gülümser,artık yanaklarından öpemeyeceğimizsevgili yüzler. Budur odaya süzülen mehtabın,kurumuş eski çeşmeninaçıklayıp durduğu bilgelik ve giz Sevinç de olgunlaştırır kalbiacı ve ayrılık gibi;süzülüp dibe çökeldikçe anılaranlarız kiçürüme ve tohum süreçtirler. Yine de yetmez zamangecenin ve kitapların söylediğini çözmeye,kaç …
Şub 23
Yankı
Canım annem , ne olur kızma bana ;Hans’ın beni öptüğünü gördün ama , ne yapayım ?Sabırlı ol biraz , sana her şeyi anlatacağım ;Bütün suç , tepeden gelen yankının. Çayırda oturuyordum ki , gördü beni ;Yaklaşmadı hemen ama , söylemeden de edemedi.“Seve seve gelirim yanına , yanlış anlamazsan tabii.Söyle , geleyim mi?”“Gel!”Deyiverdi yankı. Sonra gelip …
Şub 23
Yolculuk
’İçimizdeki bütün düzlükleriİçimizde yalancı çıkaran yüksekler var…’ Gözlerin günden güne sessizleşen Bir çağrı oluyor belleğimdeGünden güne azalıp siliniyorArtık yeri bile yok şiirlerin içindeYoklukta bir gerçeği oynar gibiOnaylıyorum ki buradaydılarEllerin bir gece karanlığında beniİnatla ve isteyerek aradıydılar Derken bütün gemiler kaptanlarınınÇizdiği deniz sularına koyulmuşBütün uçaklar havalanmışBütün dünyaya açık alanlardan Uzaklık serseri bir ezgidirDolanır beklenmedik uzun yollarıGiden …
Şub 23
Aldı Subhizade Fevzi
yoğun sisiyle boğulmadan düşünceninince bir ışık aralığı açayım dedimsevdiğime, düşler içindeunutulsa yeridir; benliğimne olabilirdi ki zaten düşten ötededüş içinde bile dokunmanın şevkiylebelirmiş iken Yusuf umudu,yön göstermeyen çöllerde dolaşıp durma!Ne haldir bu!ad koyamam düşkünlüğün bu kadarına baş ağrısıyla sızlanmanınderin çukuruna iten aldanışlakaldığımda bile güzelliği sezme fıkriarzulu gözleri sabaha kadarderin uykudan etti görmek şarap olup sarhoşa döndürsün; …