Kategori: Şiir

Delinin Ölümü

ölüm diye mırıldandı gün boyu sonra duru duru sustu hep yalan yok, onunla dalga geçtik nerden bilirdik ki sıcak bir kumru ölüsü gördüğünü hem öyle pek eski değil, dün öğle üstü ardından gök çıldırmış, bunu gören yok deyin ki yıllardır bir periye aşk dokurdu yeşimle enikonu balkonunu cin çarpmıştı, duyardık daha kötüsü kedisi de düşmüştü …

Devamını oku

Sen Yaşat Beni

Gün gelir de terkeylersem eğer bu teniYanında değilsem eğer, sen yaşat beniUzandığında elime, yoksa yerinde artıkSeni istese de gönül, biçareyse artıkGün be gün duyamasam da o tatlı sözleriKurduğun hayalimizle sen yaşat beniBırak bu yakarışları, bu dostane halleriAnla! Vakit geç. Tek arzum sen yaşat beniBir an çıkarsam aklından, üzme kendiniYeter ki sonradan da olsa sen yaşat …

Devamını oku

Çince

ayrıldık ya, ateşini söndürdüm, uçuçböceklerini yaktımiçim cız etmedi mi, etti, allah kahretsingözlerime uçaklar düşmedi mi, düştü, allah kahretsingül yapraklarını tuvalet kağıdı yaptım, yıldızların bodrumdaNuh’un gemisi sırtımda paramparçacami kedilerinin yalnızlığından geçindim ve daha bilmem nelerdenseni unutmak istedim bunca kıskançlığımlaezogelin çorbanı, arapsaçınısigara külünü unutmak istedimunuttum mu, unutamadım, allah kahretsin ayrılık taş duvarayrılık Çin Seddi aramızdaÇin Seddi ne …

Devamını oku

Senin Kalbini Taşırım

senin kalbini taşırım yanımda (taşırım onukalbimde) onsuz olamam asla (her nereyegitsem sen de gidersin, sevgilim, ve benimyaptığım her neyse senin eserindir, güzelim)korkmam hiçbir yazgıdan (çünkü benim yazgım sensin, tatlım) istememhiçbir dünyayı (çünkü senin güzelliğindir benim dünyam, gerçeğim)ve bir ay daima ne anlama geliyorsa o sensinve sen bir güneşin daima şakıdığı şarkısınişte kimsenin bilmediği en derin …

Devamını oku

Sol Elle Yazılanlar

kuyu dolana kadar, dolup taşana kadar bekle,yeni bir şey yazma, yazmaya çalışma.daha önce yazdıklarına bakabilirsin,onların saçlarını tarayabilirsin,tüylerini yakabilir, yüzlerine bir kat boyabir kat hüzün daha atabilirsin; yeni kuyular açma, bu kuyu işini görür; huş ağacının altında otur cinlerinin başını okşa, bitlerini ayıkla. senden de, babandan da yaşlı,senden de babandan da bizanslı kargalarla konuş;süleyman’ın neşidelerini meşk …

Devamını oku

Eski Zaman Aşkları

Aşktı bir hüküm süren o eski zamanlardaHer şey nasıl da yapmacıksız oluverirdi;Şöyle içten bir demet çiçek verildi miydiDünyayı bağışlamak demekti bu sırasında,Çünkü öylesine yürekten kopup gelirdi. Sonra hani bir kere de seviştiler miydi,Ah bilir misiniz bağlanırlardı nasıl da?Öyle bir yirmi yıl, otuz yıl: durdukça dünyaO eski zamanlarda. Artık aşkın o hükmü hiç mi yok şimdi;Yapmacık …

Devamını oku

Yeni Bir Dünya

Tam üç ay hasta yattım,kendimi bilmeden ve şehrin sokaklarını, tavlada dübeş kapısını unuttum. sevdiğim kızın yüzünü. şimdi ne güzel, yeni baştan yürümeye ve sevmeye başlamak! Melih Cevdet Anday

Son Sığınak

“C” için 1önce en yakınların delikler açtı gövdendesonra o her odanın her köşesinde bekleyengecenin hinoğluhin örümceğiyumuldu doğan, günün bu kızıl kapılarınave o parlak ipliğin bıraktığı iz tıkadı damarlarınıkan her zaman yerde birikir ve yerdeserili yatar kırık gövde, rezil,ırzına geçilmiş, bir ahırın yemliğinde,dudaklar sırıtır -son kez “elveda” demek istemişler midir?parçalanmış bir kapıdır dişler,yıkık bir duvar,gözler açıktır …

Devamını oku

Hazin Yalnızlık

Kırlardayım, yalnız ve düşünceliYürüyorum, yavaş, ölçülü, ağırKumlarda belki insan izi vardır,Üstlerine basmadan yürümeli. Kimseler bilmesin diye halimiKendim kendisini böyle savunur;Dışımdan içimin hali okunurİçim alev alev, içim besbelli. İnsanlara karşı kapanıyorum;Kıyılara, ormanlara, dağlaraHayatımı gizli tutamıyorum. Amor’un benimle, benim onunlaDöğüşmeden, çekişmeden sonundaGideceğim bir yol bulamıyorum. Francesco Petrarca

Yüzüm Güvercinlere Emanet

Gecenin vitrinine konulmuşBüyük bir yakut parçasıydı sabahMahalle kahvelerindeSıcak çaydan adamlarınYüzleri ağarırdı ilk ışıklarlaGençlerin güzellerinin makbul olduğuTek ülkeydi ülkemBenimse yüreğimKoltuk altına sıkıştırılmış,Yenik bir tavla maçı ertesiydi. Kumların görmeyeceği yerlerime dokunurdu sabahAkşamdan kalma titrek elleriniSevecenlikle dolaştırırdı kirlenmiş atmosferimdeDişler arasında çıtırdayan bir çekirdek gibiAçardım gözlerimi birdenKırık tahta masalara öykünür, bir sigara yakardımDudaklarıma yapışır, yakardı dudaklarımıGu-guk-guk! gu guk-guk! taneleriSarhoşluğuyla …

Devamını oku