Kategori: Şiir

örüp ince bir tığla

duvarda, solgun ışıklarla oynaşmada bir örümcek ve düşüncelerim ince bir tığla örüyor ağını, sessizce günbatıyor. kara battaniyelibir ölü yürüyor sonra kireç döküntüleri ne kadar da                               benziyor ona, öldürülmüş bir arkadaşınınfenerinitutuyor, içli bir madenci                …

Devamını oku

Bir Şehri Bırakmak

ISenin için aldığım menekşeleriÇalgıcılara dağıttımSon geceSon defa başlıyan sabahYatağımı yine sen düzelt Küçük balıkçı çocuğuSen denizdenYaramaz ve çapkın balıkları tutabilirsin Çok uzaklara gittiğimiSana söylemek isterdimGüzel satıcı kızı IIAğaca söyleGölgesini getirsin bana yollukSokağı ve denizi isterim penceredenSenden çörekler isterimAy biçiminde IIIEllerin yetişir vedalaşmayaNiçin ağlıyorsun Oktay Rifat

Ah o gemide bende olsaydım

Alper’den 700 lira borç aldım bugünİsrail Devleti gömülsün diye karanlıklara!Çünkü eğer borcu varsa bir mazlumunBaşka bir mazlumaBir mazlumaMazlum…SevgilimTam buraya uygun bir ayet bulamıyorum.Oysa ne çok ayet vardı 90’larda…Baktığımız her yerde ayrı bir AllahGördüğümüz her peygamber yeni bir mağara.İnsan olmak bizatihi sansasyoneldir.Diline döktüğüm dilleri hatırlasana… Alper bana 700 lira borç verdi bugünİsrail kaç mermi yapabilir bu …

Devamını oku

Rakıya Övgü

En büyük aşk Rakıya aslında. Yazmak için de gerekli, Yazılmak için de. Üstelik Sevgilinin ilk hali İçmeden Duru su sanki, Kaynatmıyor insanın içini. Ve adabıyla bilmezsen Sevmesini Olursun alemin rezili. En büyük aşk Rakıya aslında. Durmuyor şişede durduğu gibi Uzaktan güzel Sessiz bir kadın gibi, İlk yudumdan sonra dönüş yok geri Bin kere tövbe edilip, …

Devamını oku

Hani

“Zamanı yok” demişlerdi bize “sevmenin…” Ondandır, her daim Güler yüzümüz, Ölürken bile… “Yıkılmaz”ı yok sevdaların, Düşlerden uzak yaşamasını bilene. Kaç kez kovaladıysam baharı, Takvimler kışı erken yazdı… Ölümsüz aşkı ararken, Bir ömür “yok”a yazdı. Varsın olsun… Üç günlüğüne de olsa, Seni bana yazdı ya…. Tayfun Talipoğlu

Minyatür Sessizliği

Unut o kadınınSiyah gözlü maviliğiniMinyatürlerdeki sessizliğini unut O kadının Suyu öperkenKurduğu düşlerinÇölü hatırlattığı zamanı unut Beklemiş her şey adına Dinle.Çatırdayan dalKırılan kalp Ve sırrı neyse rengin Pencereden göründüğü kadarmış hayat. BağırsanKarşılık verirKoruda incelen ağaç Merhametsiz bakışlıO beyazlıkÇürür Ortasında gecenin. Artık hiçbir şey kalbe dokunmazNe fanusunda büyüyen kumNe beklenen uzun kervanGelecek hiçbirşeyOnu avutmaz. Unut O kadınıDüşüGölgeyi …

Devamını oku

Rüzgâr Dolu Konaklar

DoğduğumuzdaBizim için yaptırdığı sandıklaraGümüş aynalarLacivert taşlarVe Halep’ten kaçak gelen kumaşlarDolduran annemizBir zaman sonraBizi koyup o sandıklaraYolRüzgârVe konakları fısıldayacaktı kulağımıza.Yalnız kalmayalım diye karanlıktaÇocukluğumuzu ekleyecekAvunmamızı isteyecektiO çocuklukla.Sırtımızdan jiletle akıtılan kanınKarıştığı uzun ırmağaBırakıldığımızdaAnnemiz bu kadarını istemezdiBu yüzdenO uyurkenUzaklaştıkDiyorduk sulara. Gidişin kendisinden artakalanHer şey, herkes burada.Ben buradayımKardeşlerim yitikliğiyle buradaAnnem elbiseleriyleErkek kardeşim savaş korkusuylaBabam burada hiç uyanmış olmasa da Dünya …

Devamını oku

Ağustos Konuğu

Odama bir an giren uçucu bir böcekArıdan irice, kanatları renkliDolaştı bir süre, vızıldamadan.Sonra bulup yolunu pencereninÇıkıp gittiBir öykü çeviriyordum Çehov`danMasamda bira bardağıOdam, kitaplarım,olağan dünyamTül perdede ağustos ışınlarıTanık oldu yaşamımaBu uçucu böcek, sadece bir anÇıkıp gitti sonraTıpkı yaşamıma bir an katılanSonra yitip giden bir sevgili gibi Ataol Behramoğlu

dokuz köyden kovulanın şiiri

ve sular kararınca vurdum sahipsiz bir kıyıyayağmurlar susmuştu ben susmuştum, kimliksizateş kuşlarıydı dönenen orda, ölüm kuşlarıhangi çağdı, hangi batık, hangi tarih bırak bunlarıkovulduk mu, sonunda yine biz dönelim anılara. bir sürgün ezgisi olmuş duyuyorsun ”leylim ley”varsın söylensin uzak coğrafyalar, sisli limanlardakimimiz evindedir ama dolaşır işte bukağıylakoşsam kanatır parçalanmış yürek zamanlarıkovulduk mu, sonunda yine biz, dönelim …

Devamını oku

Beyaz, İpek Gibi Yağdı Kar

Beyaz, ipek gibi yağdı karBir kız kardan hafif adımlarıyla yürüyüp geçti hayal içindeArkadaşlarımı düşündüm, sevgili şeyleriSanki her şey bizimle var ve bizimle olacakŞarkılar çaldı odalardaBütün insanları sevmek gerektiğini düşündümDüşmanlarımız dışındaDüşmanlarımız çünküSevgiyi yok ettikleri içinDüşmanımız oldularBeyaz ipek gibi yağdı karBir kız kardan hafif yüreğiyleGeçip gitti güvercinleri anımsatarak.Uzaktaki şehirUykuya dalmıştır şimdi.Düşündüm bir birKardeşlerimin ne yaptıklarınıNihatUyumuyor olmalı.Nefis bir …

Devamını oku