Kategori: Şiir

Yıldızların Nerede Amsterdam

Bir kente, bir insana nasıl başlanırtakvimlerden düşmekte olan soluk bir pazartesiyetaraçalarda – gaz tenekelerine yerleştirilmiş –mor karanfiller, taş basamaklara… Yeşil bir su akıyor gecenin içindenAsitlenmiş kuleleri ve yorgun parkları kentinyaralı. Saat kaç olursa olsun.Umutsuz bir ilişki değildir gökyüzü. Bir güvercin kadar hafif kelimelerle konuşalım istersenizkısayısa mutluluklar dileyelim birbirimizeAma sonra herkes döksün kimliklerini ve sıfatlarını ortayaÇünkü …

Devamını oku

İlk Günün Ardından

MutluyumOturduğun semtiEv arkadaşını öğrenmektenYaşınıİşleriniOkulunuZamanı nasıl geçirdiğiniHepsi düşündüğüm gibi çıktıUzaktan güzel bir çiçektinYanına geldimÇiçekten bir insan gördümYüzündeki beyazlıkBahar sabahlarının ıslakçiğiDoğduğun kentin dağlarındaydı o saflıkÇamların dibinde açmış fulyaların yüzündeBir de sende gördümGözlerinin derin göller gibi durduğuTemizBeyazO insan yüzündeMutluyumBir saat karşında durupYüzüne bakabildiğimeHayatta tek isteğim buyduMutluyum seni sevdiğime. Turgay Fişekçi

Acı Bahriyeli

binlerce geyik ya da binlerce kuşun beraberliği aşk, o benim en güzel hayvanımdıren yeşil ormanların en yeşil mantığındaduyulmaz, öpülmez balığında deniz altlarının ya da bir akşamüstü lokantası gibi çöküp de köylülerin yorgun argın aşkçok belli bir dudakta iki kişi olmanın. çok gördüm bir kadındır atlanıp gözlerindengöz,o benim en deli hayvanımdırbir fiildir ne zaman, durakalmış bir …

Devamını oku

Kadın Bacakları

                                        Mustafa Şekib’eHer ayağın bastığı yerde sanki kalbim var,kalbim ki vahşi bir zevk alır ezilişinden.ömrümün geçtiği yolda bana sorsalar,gidiyorum bir kadın bacağının peşinden. Bir kadının içinden ağlayışı, gülüşü,gözlerinden ziyade bacaklarına yakın,bir lisandır onların duruşu, bükülüşü,kadınlar! onlar …

Devamını oku

Tabut

Tahtadan yapılmış bir uzun kutu;Baş tarafı geniş, ayak ucu dar.Çakanlar bilir ki, bu boş tabutu,Yarın kendileri dolduracaklar. Her yandan küçülen bir oda gibi,Duvarlar yanaşmış, tavan alçalmış.Sanki bir taş bebek kutuda gibi,Hayalim, içinde uzanmış kalmış. Cılız vücuduma tam görünse de,İçim, bu dar yere sığılmaz diyor.Geride kalanlar hep dövünse de,İnsan birer birer yine giriyor. Ölenler yeniden doğarmış; …

Devamını oku

Solfasol Otobüsü

Haydi gel, bir kere daha deniyelim,Mutluluk hakkını kaptırma başkasına. Solfasol otobüsüne binelim sıkışıktır, Yakın olmanı istiyorum bana. Asu gel, bir kere daha deniyelim. Bu otobüs en kalabalık, en coşkunu, Yollarda hemen her gün kaza, Ama olsun, biz yine ona binelim. Şöyle geç, hem biraz daha sokul, Duymak isterim o kızoğlan kokunu. Senin ellerin ne küçükmüş …

Devamını oku

Kadere Sitem

Yüzü gamlıŞiirleri de Canlı Ve de …Ünlü mü ünlüŞairimiz Orhan Veli’ nin Yaşamını düşündünüz mü? Rumeli Hisarı’ ndaNeden oturur daElleri boşturNeden tutamazBir sevdicek eli de Bir türküye tutunur sadeceNeden gariptir ve de fakirNeden rakı şişesinde balık olmak isterNeden kovarlar çalıştığı yerden O’ nu ? Neden konar başınaTalih kuşu değil de martı kuşlarıNeden aklında hepMezarlıkların mermer …

Devamını oku

Çocuk

Annesi gül koklasa, ağzı gül kokan çocuk;Ağaç içinde ağaç geliştiren tomurcuk… Çocukta,uçurtmayla göğe çıkmaya gayret;Karıncaya göz atsa ‘niçin, nasıl?’ ve hayret… Fatihlik nimetinden yüzü bir nurlu mühür;Biz akıl tutsağıyız, çocuktur ki asıl hür. Allah diyor ki:’Geçti gazabımı rahmetim!’Bir merhamet heykeli mahzun bakışlı yetim… Bugün ağla çocuğum, yarın ağlayamazsın!Şimdi anladığını, sonra anlayamazsın! İnsanlık zincirinin ebediyet halkası;Çocukların …

Devamını oku

Taş da Çürür

Böyle dedi kaya mezarını temizleyen Rüstem Usta. Taş da çürür. İncir kokuşlu dar sokakları aştınsa, görmüşsündür Kıyıda, küçük bir çocuk taş atıyor suya Taş da çürür. Eğil biraz, paslanmış kıyı babasına tutunarak sark Suyla rıhtımın birleştiği yerlere bak Taş da çürür. Kumsalda, çam tahtasını astarlıyor sandalcı baba Çocuk büyümüş; yüzmeyi biliyor, denizle oynamasını da Yüreğim …

Devamını oku

Ayrılık

Ayrılık şiiri ne kadar yalınSevdiğimiz aşk sözcükleri gibiKılıçla kesiyor bir hain noktaÖpüşen virgüllerle akan cümleyi Nasıl soğuk ayrılığın güneşiGölgeli bir çınar olan gövdeminDallarını içten kırınca acıBuzdan bir alçıyla tutuyor beni Ayrılık sabahı ne kadar beyazÖlümün hüzünlü arkadaşı karBana ütülü bir çarşaf hazırlarBir karanfil tam yüreğimin üstünde Onat Kutlar