Bir biz varız güzel öbürleri hep çirkinBirde bu terli karanlıkSonra bir şey daha var muhakkak ama adını bilmiyorumNereden başlasam sonunda o ışıkla karşılaşıyorumYarı çıplak utanmaz bir kadın resmini aydınlatıyorAkşam oluyor ya bir türlü inanamıyorumOturmuş iri yapılı adamlar esrar çekiyorlarDaha bir aydınlık olsun diye içtikleri suSarı topraktan testileri güneşte pişiriyorlar Bir korkuyorum yalnız kalmaktan bir korkuyorumGündüzleri …
Kategori: Şiir
Şub 23
Kırlardan Geliyorlar
kırlardan geliyorlar ellerinde sümbülteberelbette kırlardan kırlardan geleceklerbaşka türlü nasıl güzelleşir bu akşamüstlerisöyleyin nasıl dayanılır dükkanlara depolarabu katran kokusu başka türlü nasıl geçer sonsuza varmadan bir önceyiz sanki -o sayının da bir adı vardı unuttum –her şey öyle saydam öyle madenselkapıların kilitleri açık ve herkes uykusuzhepsinin elinde bir saat bir sümbülteber eskiden şaşardık bazı …
Şub 23
Bir Kentin Dışardan Görünüşü
Bütün bir gün derin suları kolladı şunun içinBir çoban mevsimini geçirmek için saçının billûrundanÜç kulesi altı şairi sayısız minareleriVe yer yer uçuklamış kıyılarıylaBu kent bütün bir gün. Hadi gidelim. O senin bir türlü belleyemediğinKuştur. Bir türkünün hallacında dağılmışKeçedir. Onu Doğuda nehirlerin kaynaklarınabasıyorlarBalkondur. En bencil sarmaşığa çekilidir tetiğiLekedir. Eski Frikya üzümünden inansız menekşedenTaştır. Bizansın yıkılışını kibirle …
Şub 23
Güzde
sarayburnu aile çaybahçesindeki bir güz öğlesisen ben ve adını bile bilmediğimiz bir istanbuloturmuş konuşuyoruz her şeydensenin ellerin masanın üstündeuzun bir koşuya hazırlanıyorben geçip giden gemileri kovalamaktansoluk soluğa kalmışımistanbul uykusuz gözlerini oğuşturuyorbir martı beyazlığını düşürüyor masamızabir polis kimliğimizi soruyorzaman geriliyor geriliyor geriliyorwilhelm tel in eli titriyor ve kalbime saplanıyor okhemen ölüyorum orada ama duyuyorum sizicesedimin soğumaması …
Şub 23
Aşk
çünkü sürüyor hayatdeğişiyor herşey, aşkaşk bizim en eski kederimiznehir yataklarındandeltalardanbiriktirdiğimiz gün gelir, sorulur;bir ağuyu çiğnemekten geliyoruzve aşktanneredeydiniz? Salih Bolat
Şub 23
“Karadut” şiirinin hikayesi
Karadut Karadutum, çatal karam, çingenem Nar tanem, nur tanem, bir tanem Agaç isem dalımsın salkım saçak Petek isem balımsın a gülüm Günahımsın, vebalimsin. Dili mercan, dizi mercan, dişi mercan Yoluna bir can koyduğum Gökte ararken yerde bulduğum Karadutum, çatal karam, çingenem Daha nem olacaktın bir tanem Gülen ayvam, ağlayan narımsın Kadınım, kısrağım, karımsın. II Sigara …
Şub 23
İyi Tarafım
Teslim oldum olalızalim tabiatımave çığırından çıkmış hayatımıngerisindeki miskinliğe,iyi tarafım( ki neresidir, pek kestirememiştim daha önce )ortaya çıkmaya başladıhiç tanımadığıminsanların düşlerinde.Aldığım mektuplara göreyararlı oluyormuşum kendimce,bazen bir akıl vererekbazen de, tehlikeli durumlarıntam ortalık yerindebir kurtuluş yolu göstererek. Kış güç topluyor giderekzayıf naif stratejilerime karşı.Yataktan çıkamaz oldum.Yürü, küçük askerruhani görevlerinin peşindedelip geç engin kanada gecesiniseni kimse tutamaz artıko …
Şub 23
bir kadına dokunmayı özlüyorum
bir kadına dokunmayı özlüyorumçünkü sevdiğim çok uzaktabugün gelmedigelmeyecek yarın da.kusursuz bir ten yok, kadınımınkemiklerini saran ten gibiama yalnız kaldığımdao öyle uzakta ki:sanki hacıların ziyaret ettiğipapazların esinlendiğişatolu bir kenttekibir başyapıt gibi.heyhat, ne böylesine derinbir aşka gidebiliyorumne de korunmak istediğim bir sevgininyanında uyuyabiliyorum.ama bir kadına dokunmayı özlüyorum ben.çünkü ten sıcak ve tatlı.soğuk iskeletler geçiyor her geceayaklarımın dibinden. …
Şub 23
Huzur
Bir çok kereler huzurun geldiğini sandım,Huzur çok uzaktayken;Karayı görüşü gibi gemisi batmış adamlarınDenizin ortasındayken, Ve çırpındım daha tembelce, yine de kanıtlamak için,Ne kadar umutsuz olsamda ben,Varlığını kaç tane sahilinYatan limana gelmeden. Emily Dickinson
Şub 23
Münzevinin Aynaları
XIX varımı yoğumu sokağa döktüm,kostümlerimi, pabuçlarımı dağıttım gelip geçene,kitaplarımı ve plaklarımı geridönüşümcülere verdim, parasız,senin ayağının önünü temizlemekve yolunu kısaltmak için; sonra kapıları dayadım ardına kadar yersizlere, yurtsuzlara, evsizlere açtım evimi,içlerinde belki sen de olursun diye,yüzlerinde, gözlerinde, gönüllerinde belkisen de olursun diye. bir âsa, bir hırka, dağlara çıkıyorum şimdi,dağlara, taşlara akıl soruyorum,dağcılık deniyorum, dağ gibi yığıyorum, …