Kategori: Şiir

Bir Acıya Kiracı

Sen ey kendiyle yetinen! Fosforun yeri gece, Ne yapar gecesiz ateşböceği? Belki anlamsız ve delice Kumrunun inanılmaz yuvası Bir direğin tepesinde. Ama boşluktur biraz da bir kuşu biçimleyen, Bence böyle, seni bilemem. Sen ey kendiyle yetinen!Ne derlerse desinler Su eğimine gidecek. Sen şaraba banılmış ekmek! Deltasıyız bütün sözlerin ve söz sonunda bak nasıl senle bana …

Devamını oku

Cennetle Müjdelenen 11. Kişi – Aksi İspat Olunana Kadar- Benim

Ne zaman tıraş olmaya başlasam- sakal tıraşı- Napolyon’un askerdeyken taburumuza söylediği “ tıraşınızı sabahları olun” cümlesi gelir aklıma…– Ama anlatacaklarımın bununla bir ilgisi yok. Ne zaman tırnaklarımı kesmeye başlasam, bir dostumun sevgilisinden söz ederken kullandığı – ki ben sevgili sözcüğüne hiç alışmış saymam kendimi. Çünkü ben karakalpliyim.- “ Beni o kadar çok seviyor ki tırnaklarımı …

Devamını oku

Gerçekten Ne Oluyor

Seni seviyorumyabancı bir ülkeyi sever gibikayalıkları ve köprüyü sever gibiıssız bir akşam gibi kitapların kokusu sinmişbu dünyada sana yürüyorumgökkubbenin altındaarasında iki ışığındüşüncem, seni giyinmiş. bu macera savaştan iki yıl önce başladıbir köyde savaştan sonra sovyetlere ait olansavaştan hatırladığım sadece yangın, muhteşemdiartık öylesi görülmüyoritfaiyenin sesine, pencereye koşardımçocukluğum boyunca hep yoldaydımkominist oldummezarlığa gittim ve melekleri öğrendimartık öylesi …

Devamını oku

hatıra ormanı

bir masal zamanından yazıyorumbu şiiri sanaistersen yanmış bir ormandanhatıra diye sakla sirklere düşmüş deniz kızlarını düşünürbacağından vurulan atlı karıncalarıbir tanrıdır sıkılır gider kendi göğündenher yalnızlıkta yaslı bir anlam var yeşil mürekkeple yazar mektubunubir selanikli gibi uzanıp öper rüzgaruyur portakal ağaçlaının göğsündeiçimde kederle yanan bir şey var üsküpte biri çamaşır assa sakız kokanburnunun kemiği sızlar burada …

Devamını oku

iki kere gelmiş geçmiş ola

I. Taşları eriterek önümüze döşüyor, yürüyüp gidiyoruz “_ Son oyalanmasını göstermeyi kim keşfetmiş ilkin?_ Çok köke inen bir soru bu, binayı çökertir, kovun bunu…”Demek ki ben, sesimi asıp can çekiştirmeye yazgılıyım. Çünkü başıyla oynanmış bazımızın, eti yavaş yavaş kelle olmuşBüyüdüğü doğru ağaçların ama doğru değil çocuklarınBüyümek istedikleri… Susacak ne çok şey var… II. Kendime taziyem …

Devamını oku

bir gül bir mektup

Askeriyeden ayrıldım Alâeddin AbiDalına küsen bir yaprak gibi / kapı aralandı ve çıktım Görülmüştür damgası silindi yakamda Ne karakolda nöbetim, ne de suya atılacak mektuplarım var Şu sıra seni özlüyorum Karanfilden Balıkesir’e akan bir sokaktaBu dünyada öleceğin Kerem’inÖbür dünyada da sevebileceğin bir kalbin vardı seninYaraları yarayla saran gözlerinBulutlara saklı çeyizinKalbimin üstünde kalbin vardı senin Yalnızlığımız …

Devamını oku

Sevgili

bir uçurtmaya tutunup gitmiştin buradanbelki de ben gitmiştimkimsenin Fatiha bilmediği bir köyde ölmüştüm“benim var olmadığımı” söyleyen hasta bakıcıyıelindeki nehirle boğmaya çalışmıştın sen de galiba biz seninle hiç karşılaşmadıkhalbuki her soluk aldığımda genzimi yakıyordunelimi cebime soktuğumda el ele tutuşuyordukçocukluğunu çekmede saklıyordun senacayip şeyler biriktiriyordun sonrayolunu kaybetmiş bir kum fırtınası gizliydi saçlarındagöz altlarında kahverengi şiirler vardı “neden …

Devamını oku

Bir kadının erkeği olmak istedim

Bir kadının erkeği olmak istemiştim, ömür boyu.Ama öyle sıradan bir kadının değil,Özel bir kadının erkeği olmak.Sadece güzellikle işim olmaz,Ön yargılarla da.Kim demiş kiErkekler aptal kadın ister diye,Ben çok zeki bir kadınınErkeği olmak istedim,O kadar zeki olsun ki hem,Neyi niçin yaptığımı daO kendiliğinden anlasın istedim,“Vallahi billahi” ile başlayanaçıklamalar yapmak zorundaKalmayacağım bir kadınınErkeği olmak istedimO kadar zeki …

Devamını oku

Kalbim Ters Bir Aleve Benzer

Nihayet sen de bıkmış olursun bu eski dünyadan Aşk korkusu tedirgin ediyor seniBir daha sevilmeyecekmişsin gibiEski zamanlarda yaşasaydın bir manastıra kapatırdın kendiniOysa utanıyorsun şimdi Tanrıya dua etmeye bileGülüşün cehennem ateşidir çatırdayanYaşamın dibini parlatıyor kıvılcımları gülüşününBugün bu kentte yürüyorsunAdamlar ve kadınlar kan içindeBir ağrı yüreklerinde, yüreklerin yerine Olan olmuştu ve hatırlandıkça sona erişi bu güzelliğinAcı tekrarlanacaktı …

Devamını oku

yağmur ve fransızca

1. eski arkadaşlıklar resimliydi‘canım arkadaşıma cansız hatıra’fotoğraflar siyah-beyaz, hatırası derindibir gözü tenhaydı şahin’in bir gözü kalabalıkarkadaşı gibi gözü var mı insanınnasıl olsa dünyaya aynı gözle bakacaktıkben senin tenha gözün olacaktım hemtek başıma en kalabalık arkadaşınyarım bir çocuk olarak benibu dünyaya erkenden bırakmasaydın 2. insan arkadaşına benzerve iyidir benzemesiarkadaşlığın da eski bir şehrehele usul sesliyse şehir, …

Devamını oku