birisi gelse,birisi gelse,beni olduğum gibi sevse. evet, ben çölde her şeyi üç defa tekrar edenim.unutabilirdim.unutma imkanım olurdu.unutabilirdim, unutma imkanım olurdu,tekrar sevebilseydim. ben dualarını bilmiyorum.“ne biliyorsan yaz!” dediğini duydum,ne biliyorsam işte yazıyorum. yazdıklarımı saklayacak şeyler saklayan o bedevi: sevgilim gel bul çölde beni,sevgilim gel bul çölde beni,ben seni bulamıyorum,ben seni bulamıyorum,bulamıyorum çölde seni. birisi olduğum gibi …
Kategori: Şiir
Şub 23
Rüya
çok basit bir şey arıyor: senin beni aramanı, itirazım yok, sürdürecek bana itirazını, senin aradığın gibi aramıyorum, ben, seni, aradığım, beni, istediğim şekilde arıyor. çok basit, ben, bunu bana, sen göstereceksin, aradığın gibi aradıkça bekleyeceğim, seni, gelen neyse, götürüp göster, beni, aradığım yerde, beni, bulup döneceğim. çok basit, aradığım saf, sende yok, değilsin bende, sen …
Şub 23
Sayım
Ayışığında oturdukBileğinden öptüm seni Sonra ayakta öptümDudağından öptüm seni Kapı aralığında öptümSoluğundan öptüm seni Bahçede çocuklar vardıÇocuğundan öptüm seni Evime götürdüm yatağımdaKasığından öptüm seni Başka evlerde karşılaştıkİliğinden öptüm seni En sonunda caddelere çıkardımKaynağından öptüm seni Cemal Süreya
Şub 23
Türküler Dolusu
Kirazın derisinin altında kirazNarın içinde narBenim yüreğimde boylu boyuncaMemleketim varCanıma ciğerime dek işlemişCanıma ciğerimeSapına kadar.Elma dalından uzağa düşmezNe yana gitsem nafile.Memleketin hali gözümden gitmezBinbir yerimden bağlanmışımBundan ötesine aklım ermez.Yerliyim yerli olmasınailmik ilmik, damar damarYerliyim.Bir dilim Trabzon peyniriBir avuç tiftikBir çimdik çavdarBir tutam şile bezi gibiDişimden tırnağıma kadarRessamım.Yurdumun taşından toprağından sürüp gelir nakışlarımTaşıma toprağıma toz konduranınAlnını …
Şub 23
aklımın buzulları
susarlar,sustular mı konuşmazlar bir daha,ses, yırtıcı bir hayvan olur, dağından iner,vurur pençesini üzerlerine. o yüzden kırgındırlar,yorulmuş düşüncenin ağırlığından.güneşin ışığını ararlar, öyle sıradan,herkesi ısıtan, ama bulamazlar. artık ondan çay içerler,çay saatleri durma saatleridir.bir yazı sayfasının kenarında düşünürler:düşünmek durarak damıtmak mıdır? kımıldamadan bir şehirde yaşarlar,şeytanın evinde kiracıdırlar.düşlerinden çözülen ince dekorda,bir başka dünyaya bakar gözleri. vakti gelince severler,ateşli …
Şub 23
Cennetle Müjdelenen 11. Kişi – Aksi İspat Olunana Kadar- Benim
Ne zaman tıraş olmaya başlasam- sakal tıraşı- Napolyon’un askerdeyken taburumuza söylediği “ tıraşınızı sabahları olun” cümlesi gelir aklıma…– Ama anlatacaklarımın bununla bir ilgisi yok. Ne zaman tırnaklarımı kesmeye başlasam, bir dostumun sevgilisinden söz ederken kullandığı – ki ben sevgili sözcüğüne hiç alışmış saymam kendimi. Çünkü ben karakalpliyim.- “ Beni o kadar çok seviyor ki tırnaklarımı …
Şub 23
Gerçekten Ne Oluyor
Seni seviyorumyabancı bir ülkeyi sever gibikayalıkları ve köprüyü sever gibiıssız bir akşam gibi kitapların kokusu sinmişbu dünyada sana yürüyorumgökkubbenin altındaarasında iki ışığındüşüncem, seni giyinmiş. bu macera savaştan iki yıl önce başladıbir köyde savaştan sonra sovyetlere ait olansavaştan hatırladığım sadece yangın, muhteşemdiartık öylesi görülmüyoritfaiyenin sesine, pencereye koşardımçocukluğum boyunca hep yoldaydımkominist oldummezarlığa gittim ve melekleri öğrendimartık öylesi …
Şub 23
hatıra ormanı
bir masal zamanından yazıyorumbu şiiri sanaistersen yanmış bir ormandanhatıra diye sakla sirklere düşmüş deniz kızlarını düşünürbacağından vurulan atlı karıncalarıbir tanrıdır sıkılır gider kendi göğündenher yalnızlıkta yaslı bir anlam var yeşil mürekkeple yazar mektubunubir selanikli gibi uzanıp öper rüzgaruyur portakal ağaçlaının göğsündeiçimde kederle yanan bir şey var üsküpte biri çamaşır assa sakız kokanburnunun kemiği sızlar burada …
Şub 23
iki kere gelmiş geçmiş ola
I. Taşları eriterek önümüze döşüyor, yürüyüp gidiyoruz “_ Son oyalanmasını göstermeyi kim keşfetmiş ilkin?_ Çok köke inen bir soru bu, binayı çökertir, kovun bunu…”Demek ki ben, sesimi asıp can çekiştirmeye yazgılıyım. Çünkü başıyla oynanmış bazımızın, eti yavaş yavaş kelle olmuşBüyüdüğü doğru ağaçların ama doğru değil çocuklarınBüyümek istedikleri… Susacak ne çok şey var… II. Kendime taziyem …
Şub 23
bir gül bir mektup
Askeriyeden ayrıldım Alâeddin AbiDalına küsen bir yaprak gibi / kapı aralandı ve çıktım Görülmüştür damgası silindi yakamda Ne karakolda nöbetim, ne de suya atılacak mektuplarım var Şu sıra seni özlüyorum Karanfilden Balıkesir’e akan bir sokaktaBu dünyada öleceğin Kerem’inÖbür dünyada da sevebileceğin bir kalbin vardı seninYaraları yarayla saran gözlerinBulutlara saklı çeyizinKalbimin üstünde kalbin vardı senin Yalnızlığımız …