Kategori: Şiir

Tuhaf Bir Aşk

Kırılıyoruz, ya sen ya benya da kırılmışlığımız öyle derin öyle onarılmaz bir yol arıyor yüzeye vurmak için bir bahane. Onarılamıyoruz onaramıyoruz, ekimiz görünmeden sen ve ben aramıza gerilen sahte deri katılaşmış, çatlayabilir ancak, çatlıyor sızıyor kan senden ya da benden bazen ikimizden bilemiyoruz yaşamayı severek ve sevmeden belki hem severek hem sevmeden böyle parçalanarak dağılarak …

Devamını oku

Sadece Deli Sadece Şair

Kararan havayla, çiyin avuntusu akmaktayken yeryüzüne doğru, görülmezce, işitilmeden —çünkü yumuşak patikler giyinir avutucu çiy, bütün avuntuyla yumuşamışlar gibi— anımsarsın sen, sıcak gönül, anımsarsın, bir zamanlar nasıl susadığını, kutsal gözyaşı ile çiy yağışlarım özleyerek yanıp tutuşurken, bitkinlikle susadığını, kemgözlü akşamüstü güneşinin bakışları sararmış otlu patikalar üzerinde kararmış ağaçların içinden geçip dolaşırken çevrende, güneşin kör edici …

Devamını oku

Boşlukta Bir Akarsuyum

Boşlukta bir akarsuyumBir uçtan bir uca geçen boşluğuZaman oynaşır içimdeGüneş emer toprak sorarGöz kamaştıkça o tatlı yanılmalarOysa ne başlangıcım ne sonumAkan bir gümüş madeniyim geceGündüzüm elmas uykuSesim var kuşlara şakaGövdem uzanır yıldızlaraKi varlığım boşluğa damla damla sızıntı Varlığım yadırganmaz bir yeryüzü konuğuYadırgansa da acı vermez koynu yalnızlığınKuşların konduğu bir noktayım gökyüzündeHiçlik kadar koyuHissettim bunu senin …

Devamını oku

Güneş Yanığı

yüzümdeki leke arzu güneşinden hatıra sesimdeki girdap içimden sökülen kökdalauzun geceler bazen böyle gövdeme vura vura içerden uyandırıyorum ya kendimi Necati! rüyada bana görünenler olmasa beni uykuya götürenler olmasa tekrar nasıl dönerim ben kendime Necati!suçluluk izin vermiyor özgürlük duygusuna günışığına çıkınca kamaşıyor göz bakarken güneşin utkusunaakın var akın, içimden akın beni güneşe götürüp yakın güneşe …

Devamını oku

Ömrün Bir Ânı

Ömrün bu yakasındaAnılar öreni dünya Yaşadıklarım umarsızca geriDöndürüyor beni, günlerim eskiGünlerin solgun defteriBu yazı kimden kalmaAnlaşılır mı buralarda bu dilBu yürek nasıl direnmiş kuşatıldığında Ne kaldı yüzyıllarımdanBirkaç hayat dersiBozukdüzen bir sesAcı veren gururdan başka Bazı ânların altındaÖlü kelebek mezarlarıAhdlar, anıtlar, ukdeler…Arasında yapraklarınKalbim, güzel başlangıçO resimli mağaraBir göçükte ağzı kapanır mı onun da Kazancımmış yitirdiklerimBir ömrüm …

Devamını oku

Rüzgâr

Çözülüyor ruhundaki sıva, dökülüyor duvarderin bir oyuk açılıyor içindeki mağaradayıkılıyor kalbini koruyan oda, oradaki vaha dönüşüyor güven duygusunu yitirmiş bir çocukluğadoğru başlayan bir yolculuğa sürüklüyor senizalimlerin ruhundan esen bu nemli rüzgarizin vermiyor uzaklaşmana içindeki vahadanfarksız bir varoluş başlıyor bu sokakta hangi kulağa seslensen kapıları mühürlü mahzenhangi yüze baksan perdeleri çekili pencerehangi ele dokunsan panikle tutuşan …

Devamını oku

Suya Su Demek

Bu da olduGök bahçesinde boğuldum Işık içimde kaldıBildiklerimden soğudum Söz her şeydiYalnızlıktı unuttuğum Bir tel saç imişYirmi dokuz harf çırpındığım Ana rahmimdi gittiğim her yerDünya diye avundum Küller güz ağaçları duvar dipleriYazgınızdı büyüdüğüm Güneşin sevinciniYıldız mezarlarına gömdüm Bitti kalbin suçuSuya su demeyi öğrendim Acı güzellikSana inandım senden korktum Anladım ve öldümBir hoş mutsuzluk içinde yaşadım. …

Devamını oku

Ecel Temennisi

Yarın kırkım okunur, ona göre giyinyani şık ol dudakların seni tamamlasın, akşama doğru istanbul’un bütün şamdanları yanar sarhoşların mektupları kırkım gibi okunur amin deme bana, bu söylediğin bana çok dokunur saçma sapan bir laf gibi ortada kalırım gecenin bir yarısı kalkar gider, amsterdam’a bir bilet alırım çok canım çeker seni inan çok canım var seni …

Devamını oku

Lanet Gemi

sular duruldu! bunu dört kez söyledim kendimeyüksek sesle gemiler çarptı kara parçalarına dört kez söyledim; üçü yalandı birini de yanlış kullandım cümle içinde cümle; herkesin bildiği bir delilik anıydı sürtünmek gibi, cızırtı gibi frenin patlaması, dört yanı tıkalı delik gibi. kıllarını papatya suyuyla sarartan yeniyetme kızlar gibi… ben sevişirken hem de tempolu, tırışkadan ya da …

Devamını oku

Kar

kar yağıyor oynak bir havayı kollayarakömrümüze tanık bütün zamanlarına dünyanın sesimizin bembeyaz bir sayfasına/ sonsuzluğa akan günlerimizin çocuksu yalnızlığına gri bir gökyüzünden ışıltılar sağılıyor ardımızdaki ağıdın kilitli kapılarına. çiçeğini özleyen kirazın yapraksız dalına bir kuşu salıyor rüzgarı uçacağı yön belirsiz iki göz/ çarpan bir yürek/ camlardan akan bakışlar uzun yolculuğa çıkan trenlere sefer eyliyor kar …

Devamını oku