Alacakaranlığın kanlı göçüğündebir başka adam var.Toprağı yeşil istiyorduve aşkı en güzel kadınlara yaraşır.Onun gözündebudeğildi o kadar da değersiz bir hediyetoprağa ve taşa yaraşacak.Ne adam! Ne adam!Diyordu kikalbe yaraşanaşkın yedi kılıcıylakan içinde kalmakve gırtlağa yaraşanen güzel adlarısöylemek.İşte böyle bir aşktı demirdağın arslanı adamyazgının kanlı meydanındanAşil gibi geçti.Bir çelik vücutlu:ölümünün sırrıaşk kederi veyalnızlık gamıydı. *** “Âh, gamlı …
Kategori: Şiir
Şub 23
Anı Yaşa
Bugün son günün deselerTattığın son anların olsaDüşünsene hadi napardın24 saat nefesin kalsa… DüşünDaha mı çok tebessüm olurdu yüzündeSürekli ağlar mıydın yoksaUyumaz da geceleri hiç dua mı ederdin durmadanDaha uzun mu bakardın yıldızlara gecenin karanlığındaEşine dostuna, annene babana söyler miydin ertelemeden sevdiğiniArar mıydın nicedir sesini duymadığın insanlarıÇalar mıydın kapılarınıGezebildiğin kadar gezer miydin?Yoksa çıkmaz mıydın dört duvar …
Şub 23
Bilirim Sözcüklerin Gücünü
Bilirim gücünü sözcüklerin, o çınlayan sözcüklerin ben;onların değil, o yığınları coşturan, kendinden geçiren,başka sözcüklerin gücünü, çıkarıp ölüleri topraktantabutları meşeden adımlarla götürenlerin her zaman. Gün olur okunmadan, basılmadan atılırlar da sepete,bir çıktıları mı oradan gemi azıya alırlar elbette,gümgüm öterler yüzyıllar boyu, tırmanıp gelen trenlerdiröpüp yalamağa nasır tutmuş ellerini şiirin bir bir. Bilirim gücünü sözcüklerin. Esip geçmiş …
Şub 23
Liman
Sıralanmış saksılar vardılimana bakanpenceremizin önündeve çiçekler arasındaekmek kırıntıları serpenmartı yüzlübir anne Terasta toplanan kadınlarışıkları yanıncadedikodusunu yapmayı unuturlardıtam o saatlerde sokaktan geçenyazlık sinemadakibiletçi kızın Annesinin dizlerinin dibindenhiç ayrılmayanuslu bir çocuk gibidirlimandaki denizama sokağa çıkıpdalga olmak geçeryüreğinden… Sunay Akın
Şub 23
Eşikte
SakınGüneşin sarı benzine dalıpbakma Büyülerseni.Gözlerine ellerini siper etGökyüzüne bakarkenGöçmen turnalarıGöreceksinyükseklerdeMevsimlerin kavşağındaRüzgârların geçidindeGüneye doğruUçarlarken. * * * EllerinGözlerinin kalkanı olsunSarı benizli güneşBakışınıBüyülemesinGöçmen turnalarıGör deKanat kanataDenizleri aşarkenDenizlerdenDağlaraGururlu dik dağlaraIslak saman yüküneTarlanın kuru sofrasınaKargaların kargaşasınaterk edilen harman yerlerindeGeleneklereGöreneklereÜlkelereVe seni fersiz damınaBaşınaVe üzgün gövdeneÇöktüğün kedere Ve böyleceZindanda geçen yıllarınaVe turnaların kanatlarındaki son kızıllıkBatan güneşin ateşindeKül olacak Orda senKederi göreceksinUzayan …
Şub 23
Hızırla Kırk Saat
Ey yeşil sarıklı ulu hocalar bunu bana öğretmedinizBu kesik dansa karşı bana bir şey öğretmedinizKadının üstün olduğu ama mutlu olmadığıGünlere geldim bunu bana öğretmedinizHükümdarın hükümdarlığı için halka yalvardığıAma yine de eşsiz zulümler işlediği vakitlere erdimBunu bana söylemedinizİnsanlar havada uçtu ama yerde öldüler Bunu bana öğretmedinizNasıl devireceğimi öğretmiştiBen de gün geçmez ki birini patlatmayayımAma siz kağıttakileri …
Şub 23
Esridi dönmekten altın yapraklar
Esridi dönmekten altın yapraklarPembemsi suyunda havuzun,Ve hafif bir kelebek sürüsü gibiUçtular yönünde bir yıldızın. Bugün sevdalıyım bu akşama,Sararan ova yüreğe yakın.Ergen rüzgâr omuzlarına dekSıyırdı eteğini kayın ağacının. İçimde ve ovada bir ürperti,Örtülecek her yer lacivert karanlıkla,Geçince koyunlar ve son çıngırakÇalıp sustuğunda, sessizleşen bahçenin kapısı ardında. Hiçbir zaman böylesine bir özenleDinlememiştim akıllı evreni.Ne güzel olurdu, suların …
Şub 23
Bir Şiir Üç Çeviri
Ayrılık Şiiri Hoşçakal, dostum, hoşçakal, mutluluklar.Sevgili dostum, yüreğimde yaşayacak anın,Sonunda ayrılık yazgısı olsa da insanın.Hoşçakal dediğimiz gibi buluşmak da var. Hoşçakal, dostum, el sıkışmadan, suskunluklaSakın üzülme, nedir bu gözlerindeki hüzün?Şu yaşamda yeni bir şey değil ki ölüm,Ama pek öyle yeni sayılmaz yaşamak da. Sergey YeseninÇeviri : Yurdanur Salman Hoşçakal Hoşçakal, dostum benim, hoşçakal artık,Can dostum, …
Şub 23
Merhabâ hoş geldin ey rûh-i revânım merhabâ
Merhabâ hoş geldin ey rûh-i revânım merhabâEy şeker-leb yâr-ı şirîn lâ-mekânım merhabâ Çün lebin câm-ı Cem oldu nefha-i Rühu’l-KudüsEy cemilim ey cemâlim bahr u kânım merhabâ Gönlüme hîç senden özge nesne lâyık görmedimSûretim aklım ukûlüm cism ü cânım merhabâ Ey melek sûretli dil-ber cân fedâdır yolunaÇün dedin lahmike lahmi kana kanım merhabâ Geldi yârım nâs …
Şub 23
Kurşuna Dizilme
Kurşuna dizeceklerelleri bağlı bir adamı, ateş etmek için sıralanmışlar, dört asker. Dört asker, sessiz, dört asker elleri bağlı, öldürecekleri adam gibi elleri bağlı. “Bir kaçabilseydin!” “Koşamam ki!” “Tetiği çekecekler neredeyse!” “Ne yapsak dersin?” “Belki boştur tüfekleri…” “Zalim kurşunlar var tüfeklerinde!” “Kimbilir, ateş etmezler belki.” “Az salak değilsin sende!” Ateş edecekler (Nasıl edebildiler?) Öldürecekler. (Nasıl öldürebililer) …