Kategori: Şiir

Yehudam

bu ilk rüsva oluşum değilkendimi bildim yabildim ve asra savruldumgizli bir hazineydimunutulmuş/soykırımlar ardılıkûn fe yekûn aşikâr oldumhem fahşa hem bağysunuldum/savruldum bu ilk rüsva oluşum değilbir ömür alnımda parmak iziadaklanan bendimstruma gemisinden öncekerbeladan sonrafaciaaz kalsın halepçene desem aklım mükellef olmayacakyehudamkürdüm ya lanet olasıduvarım da yok ağlanacak Mustafa Kaylı

Uzun anlardan sonra

Uzun anlardan sonraPenceremin boz ağacında bir yaprak yeşerdiVe yeşil bir esinti uyuyan hücrelerimi titretti.Ve ben henüzTenimin köklerini rüyaların kumlarına sokmamıştımKi yola çıktım. Uzun anlardan sonra Bir elin gölgesi vücudumun üzerine düştüVe parmaklarının titreşimi beni uyandırdı.Ve ben henüz Kendi yalnız ışınımı,İçimin karanlık uçurumuna atmamıştımKi yola çıktım Uzun anlardan sonra Sıcak bir ışın saatin donmuş gölüne düştüBir …

Devamını oku

İnsanın Mülkü Yarasındadır

I. yok artık bir yanardağım! II. gözlerime indirdiğin melekler de yok artıkgittiler beni dili dargın bir zamana verdilergördüler aşkı yaraya süren bir semazenim benbu nefes kimindir dediler bu kendine dönen kimdir?bilmediler içime dökülen bu kuyular sendendirruhuma diktiğim bu lekeler emanetindir bilmedilerdediler: kalbi susmuş bir adamdır bu! terk edin!eli düzgün yüzü güzel bir ölüm getirin ona! …

Devamını oku

Yolunda İyi Giden Birşeyler Var

yolunda giden bir şeyler varastımım hep tutuyor misal yolda polisler sürekli çevirebiliyorekseriyetle bana açılan ortalar hep kötü olurama bu asayiş ekibi gönlümü hoş etmesini biliyorhazırcevaplılığıma katkıda bulunuyorlarmüteşekkirim varlığımı borçlu olduğumyüzündeki gülümsemeyle ölüm yana nasibimi elimden alanbenim için“benimle oynayan baba” diyebiliyor ha! bazen de hz. ali “cigara” içmeye geliyor bunlar iyi şeylergaliba.. Muhammed Palewi

Eşikte

SakınGüneşin sarı benzine dalıpbakma Büyülerseni.Gözlerine ellerini siper etGökyüzüne bakarkenGöçmen turnalarıGöreceksinyükseklerdeMevsimlerin kavşağındaRüzgârların geçidindeGüneye doğruUçarlarken. * * * EllerinGözlerinin kalkanı olsunSarı benizli güneşBakışınıBüyülemesinGöçmen turnalarıGör deKanat kanataDenizleri aşarkenDenizlerdenDağlaraGururlu dik dağlaraIslak saman yüküneTarlanın kuru sofrasınaKargaların kargaşasınaterk edilen harman yerlerindeGeleneklereGöreneklereÜlkelereVe seni fersiz damınaBaşınaVe üzgün gövdeneÇöktüğün kedere Ve böyleceZindanda geçen yıllarınaVe turnaların kanatlarındaki son kızıllıkBatan güneşin ateşindeKül olacak Orda senKederi göreceksinUzayan …

Devamını oku

Hızırla Kırk Saat

Ey yeşil sarıklı ulu hocalar bunu bana öğretmedinizBu kesik dansa karşı bana bir şey öğretmedinizKadının üstün olduğu ama mutlu olmadığıGünlere geldim bunu bana öğretmedinizHükümdarın hükümdarlığı için halka yalvardığıAma yine de eşsiz zulümler işlediği vakitlere erdimBunu bana söylemedinizİnsanlar havada uçtu ama yerde öldüler Bunu bana öğretmedinizNasıl devireceğimi öğretmiştiBen de gün geçmez ki birini patlatmayayımAma siz kağıttakileri …

Devamını oku

Esridi dönmekten altın yapraklar

Esridi dönmekten altın yapraklarPembemsi suyunda havuzun,Ve hafif bir kelebek sürüsü gibiUçtular yönünde bir yıldızın. Bugün sevdalıyım bu akşama,Sararan ova yüreğe yakın.Ergen rüzgâr omuzlarına dekSıyırdı eteğini kayın ağacının. İçimde ve ovada bir ürperti,Örtülecek her yer lacivert karanlıkla,Geçince koyunlar ve son çıngırakÇalıp sustuğunda, sessizleşen bahçenin kapısı ardında. Hiçbir zaman böylesine bir özenleDinlememiştim akıllı evreni.Ne güzel olurdu, suların …

Devamını oku

Bir Şiir Üç Çeviri

Ayrılık Şiiri Hoşçakal, dostum, hoşçakal, mutluluklar.Sevgili dostum, yüreğimde yaşayacak anın,Sonunda ayrılık yazgısı olsa da insanın.Hoşçakal dediğimiz gibi buluşmak da var. Hoşçakal, dostum, el sıkışmadan, suskunluklaSakın üzülme, nedir bu gözlerindeki hüzün?Şu yaşamda yeni bir şey değil ki ölüm,Ama pek öyle yeni sayılmaz yaşamak da. Sergey YeseninÇeviri : Yurdanur Salman Hoşçakal Hoşçakal, dostum benim, hoşçakal artık,Can dostum, …

Devamını oku

Merhabâ hoş geldin ey rûh-i revânım merhabâ

Merhabâ hoş geldin ey rûh-i revânım merhabâEy şeker-leb yâr-ı şirîn lâ-mekânım merhabâ Çün lebin câm-ı Cem oldu nefha-i Rühu’l-KudüsEy cemilim ey cemâlim bahr u kânım merhabâ Gönlüme hîç senden özge nesne lâyık görmedimSûretim aklım ukûlüm cism ü cânım merhabâ Ey melek sûretli dil-ber cân fedâdır yolunaÇün dedin lahmike lahmi kana kanım merhabâ Geldi yârım nâs …

Devamını oku

Kurşuna Dizilme

Kurşuna dizeceklerelleri bağlı bir adamı, ateş etmek için sıralanmışlar, dört asker. Dört asker, sessiz, dört asker elleri bağlı, öldürecekleri adam gibi elleri bağlı. “Bir kaçabilseydin!” “Koşamam ki!” “Tetiği çekecekler neredeyse!” “Ne yapsak dersin?” “Belki boştur tüfekleri…” “Zalim kurşunlar var tüfeklerinde!” “Kimbilir, ateş etmezler belki.” “Az salak değilsin sende!” Ateş edecekler (Nasıl edebildiler?) Öldürecekler. (Nasıl öldürebililer) …

Devamını oku