Kategori: Şiir

Düş Fırçası

Derken, sen düşersin içime..!Sonra…Ardından koşar adımlarla diziliverir içinde sen olan özlemlerim… Derken, bir kuşun çırpınışı takılır aklımın çalılıklarına,Sonra…Dünya düşer gözümden… Gökhan Yalçın

Kedilerin Alışkanlıkları

Kayboluşumun beşiğini sallıyorum bu akşamBüyüyor yavaş yavaş Sırtında parmak izleriyle zamanın Bir tekir kedi ile beraber Seyrediyorum hayatı: O meleklerin cebinden düşen anahtardı, Son zikrin halkası Allah’ın son hatırası O bizim kaçırdığımız fırsattı Uğurböcekleriyle parmak uçlarında Küçümserdi hep ona olan aşkımı Gözünün yaşına bakmadan şimdi ben Kovuyorum ihtiyarı Ardımda kırık bir ayna Üvey anneleri hayatımın. …

Devamını oku

Paragraf Başı

Bir roman yazmaya başladığım o gece için….. Yalnız bırakma beni bu paragrafın başında Bu boşluğu bir masal doldurmaz Kanalizasyondan fırlar bir cadı, Başını engizisyona çarpar. Ölürüz belki ikimiz de ucuz bir aşk romanının sonunda. Patlamış mısıra benzerdi senin mısraların Isınır ve patlardı Beyaz çiçekler açardın sonunda Bahar dallarının hatırına beni anla. Küçük bir tırtıl gibi …

Devamını oku

Müsveddeler

“Tekirdir tekerlenir bir saranı bulunmaz”diyen o adama…. 1- Anlatarak bitiriyorum hayatımı Bilmiyorum başka nasıl bitirilir bir hayat Bir çiçek çizdim bu akşam avcuma İsmini herşey koydum. Simli ojeler sürdüm yalnızlıktan sıkıldığımdan. Müsveddesi gibi şimdi tırnaklarım Yıldızlı bir gecenin. Yıl 2000 Tekke ve zaviyeleri kapatıldı kalbimin Tombul güvercinler dolaşırdı kiremit çatısında Bulutlar akardı paçalarından, uğuldarlardı. Kuşların …

Devamını oku

İlhami Çiçek

“…ve her şey bir kader iledir.”ey atını uçurumlara süren çocukterkisinde taşıdığın rüzgarlaacının ağacından “toy bir yaprak” düşürdün ölüm de bir miraçtır tersindenkıyası mukassim olsa daey uçurumlarda açıpuçurumlarda solan çiçek ye’sin infazı gerektimat ve cinnet: yazıldı çünkü o kitaplevh-i mahfûz ve muktezî“bir ilkyazdan koca bir güz yontan adam”köpürttün akıl atını kapaklandın hükmünde âdil olan yalnız o’durçünkü …

Devamını oku

Kaçmak İsterken Vuruldu

Gök gürlediCanı sarsılmadı şimşek çakışındanVe yağışlar dilinden döküleni epritemediSert esen poyrazın dayattığı siliklikAğustos sıcağı gerekçesiyle pelteleşmeDilsizlik sağırlık çolaklık körlükMızrak değdiremediler güzelim gövdesineDeğiştirilsin aniden coğrafya dersinde konuKaçmak isterken vuruldu. Burukluk enginine düşsek kalfadır aradığımızYücelik katlarına çıksak gözleri yakan yazıtKıtVurulduğunu bilmesekDaha da kıt kalırdı hakkında malumatımızOydu dalgınlık arastamızdan belli belirsizBelli belirsiz belki utangaç geçiveren karaltıGöz göze geldiğimizde …

Devamını oku

Yol Arkadaşı

bakın, ben hep aynıyım; hep aynı yol arkadaşı, ama yine de, sizin bildiğiniz gibi değilim; siz değiştikçe ben de değişirim. ben değiştikçe de değişir yer gök, değişir insan, cin, melek. ama yine de hep O’yum ben, hep o bilinmez Çalap… her çağda başkayım, her yerde başka, her birinizde başka başkayım; ama hiç değişmedim, kep kendimdeyim, …

Devamını oku

Yarı Yol

Nasıl istersen öyle dinle, bakın:Dalların zirvesindeyiz ancak,Yarı yoldan ziyâde yerden uzak,Yarı yoldan ziyâde mâha yakın. Ahmet Haşim

Yehudam

bu ilk rüsva oluşum değilkendimi bildim yabildim ve asra savruldumgizli bir hazineydimunutulmuş/soykırımlar ardılıkûn fe yekûn aşikâr oldumhem fahşa hem bağysunuldum/savruldum bu ilk rüsva oluşum değilbir ömür alnımda parmak iziadaklanan bendimstruma gemisinden öncekerbeladan sonrafaciaaz kalsın halepçene desem aklım mükellef olmayacakyehudamkürdüm ya lanet olasıduvarım da yok ağlanacak Mustafa Kaylı

Uzun anlardan sonra

Uzun anlardan sonraPenceremin boz ağacında bir yaprak yeşerdiVe yeşil bir esinti uyuyan hücrelerimi titretti.Ve ben henüzTenimin köklerini rüyaların kumlarına sokmamıştımKi yola çıktım. Uzun anlardan sonra Bir elin gölgesi vücudumun üzerine düştüVe parmaklarının titreşimi beni uyandırdı.Ve ben henüz Kendi yalnız ışınımı,İçimin karanlık uçurumuna atmamıştımKi yola çıktım Uzun anlardan sonra Sıcak bir ışın saatin donmuş gölüne düştüBir …

Devamını oku