Kategori: Şiir

Gül İçin İlahi

İnsanlar bir gülü bir senetleDeğiştirmeye alıştılarİnsanlar başka insanların hayatınıBir hezaren sandalye midir hayatDizip kaldırmaya alıştılarİnsanlar yüreği ve onuru, alıştılarYelin üflediği yaprak mıdır onurYürek arsız otlar gibi ayak altındaTanımıyor kimde kimseyiVe kendini tanımak istemiyorİnsan tanımazsa kendini insanNasıl varolabilir Bu yüzden dünya hey koca dünyaDönüyor bir ölüler ülkesineSusanlar şimdilikOyunun dışına düşenlerYalnız onlar doğrulup kalkacaklarGün kıyamete erdiğinde Gülten …

Devamını oku

Kalbim Gerçekten Kırık

Kalbim gerçekten kırık ve eylülün ortasıyürüdüm yazmadığım şiirlere basarakyalancı ömrün bilmem bu kaçıncı vartasıher solukta yeniden eksilerek artarak yüzümün sezildiği zamanlar da olmuşturdünya leylak olmuştur akşam duru gün beyazöter ağzın örtükken o ne mene bir kuşturdeğme ezgi insanı bu kadar hırpalamaz. Süleyman Çobanoğlu

Mektup

Mermerle bir yazılmışsa tarihiGönderilmeyen mektuplar da gider -anla nereden geldiğini hüznün- Bütün ömrüm ölü bir dilde başlar, ölü bir dilde biter, mektuplar gibidir ömrüm. Adım orda kaldı, bütün adlarım: m e r m e r! Gönderilmeyen mektuplar da gider. Şerif Erginbay

Işığım Söndü

-madencinin son mektubu- Karıcığım hoşçakal, ışığım azalıyor,Yanımda ölü arkadaşlarım.Artık kömür kokulu ekmekler getiremeyeceğim sanırım.Buraya kadarmış çocuklarım, hoşçakalın,Hakkınızı helal edin; anacığım, babacığım.Işığım azalıyor, hoşçakalın.. Üstüme değil içime çöken ocağın sessizliğindeTek tek seslerinizi duyuyorum, yüzlerinizi görüyorum,Işığım azalıyor, soluğum azalıyor, biliyorum,Yavaş yavaş dünyanın kara kalbine gömülüyorum. Işığım söndü, işte gidiyorum..,Ah, en çok da şimdi, bir bilsenizNasıl da bulutları, …

Devamını oku

Karıma Mektup

Bir tanem!Son mektubunda:”Başım sızlıyor yüreğim sersem!” diyorsun.”Seni asarlarsa seni kaybedersem;” diyorsun; “yaşayamam!”Yaşarsın karıcığım,kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgârda;yaşarsın, kalbimin kızıl saçlı bacısıen fazla bir yıl sürer yirminci asırlarda ölüm acısı.Ölümbir ipte sallanan bir ölü.Bu ölüme bir türlü razı olmuyor gönlüm.Fakat emin ol ki sevgili;zavallı bir çingenenin kıllı, siyah bir örümceğe benzeyen eli geçirecekse eğer …

Devamını oku

Lodos

Uzaklarda çok uzaklardakurbağalarBataklıkların bilinen sesiBir duruyor bir başlıyorYer altından gelir gibi Işıklar oluyor kör kandilÖyle zayıf en uzak yıldızlar utanıyorAlıp dikmek istiyoruz başucumuzaIşıklar büyür mü birleşinceSevgiler gibi Bir yerlerde bir yara durup durup kanıyorDurup durup hatırlıyoruzDaha dün ölmüş oğlumuzu-Mavi gözleriyle nasıl olmuştu da-Ya da bize dün gibi geliyorKar-altı aydınlık mıdırKardelenler başverir son kıştaBembeyaz umut çiçekleri …

Devamını oku

Kaç Dilde Şiir Yazdım Seni Yazamadım

beni benden yitiren sensen yaşa seni vurdum güle sen vur beni taşa ki bende benden eser kalmaz ola ki sende güller gülmez ola kaç dilde şiir yazdım seni yazamadım sözün hiç birine senden tek söz katamadım İlhami Emin

Ve Artık Hükmü Kalmayacak Ölümün

Ölüler çırılçıplak birleşecek tek bir gövdedeYeldeki ve batı ayındaki adamla;Kemikleri ayıklanınca ve yitince arı kemiklerYıldızlar olacak dirseklerinde ve ayaklarında;Delirseler de uslu olacaklardır her zamanBatsalar da denize doğacaklardır yeni baştan;Sevenleri kaybolsa da sonrasız yaşayacaktır sevgi;Ve artık hükmü kalmayacak ölümün Ve artık hükmü kalmayacak ölümün.Kıvrımları altında denizinYatacaklar upuzun ölmeksizin yelcene;Kıvranıp işkence aletleri üstündeAdaleleri çözülünceye dekKayışla bağlasalar tekerleğe …

Devamını oku

Sappho

Git artık odanaYatağına gir Usulca sev, okşa erkeğini *Sağlığına içiyoruz, Mutlu güvey! İstediğin güzel Gelinin oldu Sana yaransın diye! * Ne garip! En iyi davrandıklarım Bugün en çok incitenler beni. * Bir öfke kasırgası Kopunca yüreğimde Bir sersemin yüzünden, Dilimi ısırıyorum patlamamak için. * Eh! Ben yitirdim, Andromeda Kazanan sen oldun Bu alış verişte. * …

Devamını oku

Yalınlığın Anlamı

Basit şeylerin arkasına gizleniyorum, beni bulasınız diye;beni bulamazsanız, nesneleri bulacaksınız, dokunacaksınız elimin dokunduğu yere,birleşecek ellerimizin izleri. Ağustosun ayı parlıyor mutfaktakalaylı tencere gibi (size söylediğim şeyden dolayı böyle oluyor)aydınlatıyor boş evi ve evin diz çökmüş sessizliğini-her zaman diz çökmüştür sessizlik. Bir yola çıkıştır her sözcükbir buluşma için; sık sık vazgeçilen-ve bir sözcük gerçektir ancak, bu buluşmada …

Devamını oku