her iki gözünde onun günah gülüyorduyüzüne ay ışığı gülüyorduo suskun dudakların geçişindesığınmasız bir yalaz gülüyordu utangaç ve silik bir istekle dolubakışları sarhoşluk renginde olmalıgözlerine baktım ve söyledi:aşktan bir ürün almalı bir gölge eğildi diğer gölge üstünegecenin gizlisine saklandıbir soluk kaydı bir yüzeiki dudak ortasından öpüş alazlandı Furuğ FerruhzadÇeviren : Haşim Hüsrevşahi
Kategori: Şiir
Şub 23
Yalnızın Şarabı
Seven kadının o garip bakışı var ya,Sere serpe yıkansın diye güzelliğiDalgalı ayın titrek göle gönderdiğiBeyaz ışın gibi bize doğru kayar ya; Bir kumarbazın sonuncu para kesesi;Çapkıca bir öpücüğü sıska Adeline’in;Tıpkı uzak sesi gibi insan derdinin,Sinirlendirici, tatlı bir müzik sesi, Bütün bunlar değmez, derin şişe, seninDindar ozanın susamış yüreği içinBağrında tuttuğun etkili balsılara; Umut, gençlik, yaşam …
Şub 23
Arınma
Bu yağmur bu sokağı kim bilir kaç kezAnsızın bastıran konuklar gibi böyleKuşanıp bulutların yumuşak giysileriniIslattı iplikince, çekingen ve gülümser…Ak baldırları balkonlarda birer buğulu ırmakKadınlar topladı telaşla çamaşırlarınıBir çocuk fırladı odalardan yalınayakYüzü rüzgârın ucunda bir sevinç salkımıUzattı camlardan saçlarını bir genç kızGülerek bulutlar içindenSıyrılan güneşler gibi iyimser ve güzel…Uzun uzun baktı gökyüzünün derinineToprağın anıların bir ömrün …
Şub 23
Öpüş Tadında
Bir şiirTek bir şiir yazmalıyımUyağı rüzgâr olanYağmura bürünmüş soluğuBir günTek bir gün kalmalıBenden kalacaksa geriyeBir öpüş tadı dudağımdaVe bir öpüş tadındaOlmalı o şiir de Ahmet Uysal
Şub 23
Okuyucunun Bana Şiiri
Duyuyorum, bir geçen var evin önünden; biraz durup, yoluna devam ediyor. Paylaşıyor yüzünü ayak sesleri benim uğraşım olan gizemle. Aşk şiiridir bütün şiirler, ama kaç kişi durup okur onları! Ben önünden geçtiğimde bu şiirin, Sen onu yazmıştın bile. Henrik NordbrandtÇeviren : Murat Alpar
Şub 23
Bizansa Benziyor Aşkımız
bizans’a benziyor aşkımız,son demlerini yaşıyor.düşünüyorum da,yüzlerindeki parıltıcaddeleri dolduranlarınya da öbek öbek toplananlarınköşebaşlarında ve meydanlardafısır fısır konuşanlarınyüzlerindeki parıltı,bana bakıp dasaçını arkaya atarkenyüzünde görülenparıltıya benziyordur. düşünüyorum da,uzun uzun konuşmamışlardır,konuştukları da havadan sudan,bir şeyler söylemeye çalışıpduraksamışlardır,anlatmayı becerememişlerdirsöylemek istediklerini,yeniden vazgeçerekbirbirlerine bakıpyere indirmişlerdir bakışlarını. çok eski ikonlar meselaböyle parıldaryanan bir kentin alevi gibiveya yaklaşan ölümün ışıltısıgencecik ölenlerin resimlerinde,geride kalanların anılarında …
Şub 23
Sen Bu Şehirden Gidince
Sen bu şehirden gidince ben bir tuhaf oluyorumNe bileyim ellerimi cebime sokup öyle yürüyorum Gülmeyi geçtim tebessüm edemiyorum. Senin ellerini tutmak, Yoksul bir sahaftan alınmış yirmi beş yıllık kitaba dokunmak gibi. Senin gözlerine bakmak, Dört mevsimin tamamını yirmi dört saat içinde yaşamak gibi. Sen bu şehirden gidince ben bir tuhaf oluyorum Ne bileyim trafik lambalarını …
Şub 23
Ölü Doğanlar
keskin rüzgarla kulağımı sıyıran bir mermi sesiçok uzaktan geldi, kalbimle gördümsıcak hiçbir şey kalmamış o topraklarda, kan hariçgözlerim hezimete uğradı şaşkınlığım karşısında ilk uyarı: şiir en iyi sırdaştırve fakat ne kadar ortak olabilir bir çocuğunortadoğudaki çığlıklarına… psikopat bir yamyamı bile yola getirebilirince ince, alttan alttan gelen kanun nağmelerikanunlara karşı ölümler hep kıldan inceincelik, annesi ölmüş …
Şub 23
İki Sünnet Üç Farz
bir, aklın yolunda dinlenme tesisi kalptiruçmağa varsa da uçamaz önce kendinden vazgeçmeyenvicdan tümseğinden geçerken sızlamalıdır beyin amortisörleriarada bir duygu nabzı kontrol edilmesi gereken, kalptir iki, lafın belini doğrultan daima nezakettirkibir kişide durduğu gibi durmaz yürürit ürür kervan yine de caymaz istikametindeninsanı insana ısındıran ve battaniye gibi saran, nezakettir üç, Allah’ın hakkı kimsede kalmaz yorumsuzdurkulun gördüğü …
Şub 23
Gül İçin İlahi
İnsanlar bir gülü bir senetleDeğiştirmeye alıştılarİnsanlar başka insanların hayatınıBir hezaren sandalye midir hayatDizip kaldırmaya alıştılarİnsanlar yüreği ve onuru, alıştılarYelin üflediği yaprak mıdır onurYürek arsız otlar gibi ayak altındaTanımıyor kimde kimseyiVe kendini tanımak istemiyorİnsan tanımazsa kendini insanNasıl varolabilir Bu yüzden dünya hey koca dünyaDönüyor bir ölüler ülkesineSusanlar şimdilikOyunun dışına düşenlerYalnız onlar doğrulup kalkacaklarGün kıyamete erdiğinde Gülten …