Kategori: Şiir

kar kesti yolu

kar kesti yolu sen yoktunoturdum karşına dizüstüseyrettim yüzünügözlerim kapalı gemiler geçmiyor uçaklar uçmuyorsen yoktunkarşında duvara dayanmıştımkonuştum konuştum konuştumağzımı açmadım sen yoktunellerimle dokundum sanaellerim yüzümdeydi. Nazım Hikmet

Dünyasal Şiirler

İşte güneş soğudu ve yeryüzü nimetleri yok oldu ve tepelerde soldu otlar ve sonra sığmadı toprağa ölüler. Ve gece birleşmişti topluluk ve başkaldırıyla bir ayna görüntüsü gibi bulanık bütün renksiz pencerelerde ve yollar bırakmıştı karanlığa doğrultularını. Gayrı düşünmedi kimse sevdayı gayrı düşünmedi kimse utkuyu ve düşündüğü de yoktu kimsenin artık. Yalnızlığın kovuklarında doğdu boşluk afyon …

Devamını oku

Yalnızlıklar 1

Neresinden bakılırsa bakılsın,her cümlede bir çift göz vardırve her noktada bir insan. O insan ki, bakar bize ve ötemize;ve o insan ki, giyindiği zamanın gerisinden sorarhep kaygılanır, duraksar ve sessizdir. Ve geldim demenin bir sessizliği varsa,öpüşelim demenin,sen hâlâ gitmiyor musun demeninya da ölmek istemenin bir sessizliği varsa,kelimeleri de vardır sessizliğinduruşun kelimeleri vardır;bakışın kelimeleri vardır;bakışın, uzanışın,gülüşün… …

Devamını oku

Öpücük

her iki gözünde onun günah gülüyorduyüzüne ay ışığı gülüyorduo suskun dudakların geçişindesığınmasız bir yalaz gülüyordu utangaç ve silik bir istekle dolubakışları sarhoşluk renginde olmalıgözlerine baktım ve söyledi:aşktan bir ürün almalı bir gölge eğildi diğer gölge üstünegecenin gizlisine saklandıbir soluk kaydı bir yüzeiki dudak ortasından öpüş alazlandı Furuğ FerruhzadÇeviren : Haşim Hüsrevşahi

Yalnızın Şarabı

Seven kadının o garip bakışı var ya,Sere serpe yıkansın diye güzelliğiDalgalı ayın titrek göle gönderdiğiBeyaz ışın gibi bize doğru kayar ya; Bir kumarbazın sonuncu para kesesi;Çapkıca bir öpücüğü sıska Adeline’in;Tıpkı uzak sesi gibi insan derdinin,Sinirlendirici, tatlı bir müzik sesi, Bütün bunlar değmez, derin şişe, seninDindar ozanın susamış yüreği içinBağrında tuttuğun etkili balsılara; Umut, gençlik, yaşam …

Devamını oku

Arınma

Bu yağmur bu sokağı kim bilir kaç kezAnsızın bastıran konuklar gibi böyleKuşanıp bulutların yumuşak giysileriniIslattı iplikince, çekingen ve gülümser…Ak baldırları balkonlarda birer buğulu ırmakKadınlar topladı telaşla çamaşırlarınıBir çocuk fırladı odalardan yalınayakYüzü rüzgârın ucunda bir sevinç salkımıUzattı camlardan saçlarını bir genç kızGülerek bulutlar içindenSıyrılan güneşler gibi iyimser ve güzel…Uzun uzun baktı gökyüzünün derinineToprağın anıların bir ömrün …

Devamını oku

Öpüş Tadında

Bir şiirTek bir şiir yazmalıyımUyağı rüzgâr olanYağmura bürünmüş soluğuBir günTek bir gün kalmalıBenden kalacaksa geriyeBir öpüş tadı dudağımdaVe bir öpüş tadındaOlmalı o şiir de Ahmet Uysal

Okuyucunun Bana Şiiri

Duyuyorum, bir geçen var evin önünden;  biraz durup, yoluna devam ediyor.  Paylaşıyor yüzünü ayak sesleri benim uğraşım olan gizemle.  Aşk şiiridir bütün şiirler, ama kaç kişi durup okur onları! Ben önünden geçtiğimde bu şiirin, Sen onu yazmıştın bile. Henrik NordbrandtÇeviren : Murat Alpar    

Bizansa Benziyor Aşkımız

bizans’a benziyor aşkımız,son demlerini yaşıyor.düşünüyorum da,yüzlerindeki parıltıcaddeleri dolduranlarınya da öbek öbek toplananlarınköşebaşlarında ve meydanlardafısır fısır konuşanlarınyüzlerindeki parıltı,bana bakıp dasaçını arkaya atarkenyüzünde görülenparıltıya benziyordur. düşünüyorum da,uzun uzun konuşmamışlardır,konuştukları da havadan sudan,bir şeyler söylemeye çalışıpduraksamışlardır,anlatmayı becerememişlerdirsöylemek istediklerini,yeniden vazgeçerekbirbirlerine bakıpyere indirmişlerdir bakışlarını. çok eski ikonlar meselaböyle parıldaryanan bir kentin alevi gibiveya yaklaşan ölümün ışıltısıgencecik ölenlerin resimlerinde,geride kalanların anılarında …

Devamını oku

Sen Bu Şehirden Gidince

Sen bu şehirden gidince ben bir tuhaf oluyorumNe bileyim ellerimi cebime sokup öyle yürüyorum Gülmeyi geçtim tebessüm edemiyorum. Senin ellerini tutmak, Yoksul bir sahaftan alınmış yirmi beş yıllık kitaba dokunmak gibi. Senin gözlerine bakmak, Dört mevsimin tamamını yirmi dört saat içinde yaşamak gibi. Sen bu şehirden gidince ben bir tuhaf oluyorum Ne bileyim trafik lambalarını …

Devamını oku