Kategori: Şiir

Selma…Sen de Unut Yavrum!

Bir akşamdı, evimizde ecel kanat germişti,Anneni – bir cellad gibi – vurup yere sermişti. Ölüm ile pençeleşen bir hayatın güreşi, Sekiz yıldan sonra dinmiş; nihayete ermişti. Adalar’ın denizinde batan akşam güneşi Sönük, ölgün ışığını çamlıklara dökmüştü. Evde yoktun, sonra geldin, dağda kırda gezmiştin; Lâkin bilmem bu yokluğu nerden, nasıl sezmiştin? Güzel ela gözlerine bir öksüzlük …

Devamını oku

Uçun Kuşlar

Uçun kuşlar uçun doğduğum yere;Şimdi dağlarında mor sünbül vardır.Ormanlar koynunda bir serin dere,Dikenler içinde sarı gül vardır. O çay ağır akar, yorgun mu bilmem?Mehtabı hasta mı, solgun mu bilmem?Yaslı gelin gibi mahzun mu bilmem?Yüce dağ başında siyah tül vardır. Orda geçti benim güzel günlerim;O demleri anıp bugün inlerim.Destan-ı ömrümü okur dinlerim,İçimde oralı bir bülbül vardır. …

Devamını oku

Hummayi Aşk

Hastayım, yalnızın, seni yanımda Sanıp da bahtiyâr ölmek isterim. Mahmûr ı hulyâyım; câm ı lebinden Kanıp da bahtiyâr ölmek isterim. Bir olmaz emelin düştüm peşine Vuruldum hüsnünün şen güneşine Elâ gözlerinin aşk ateşine Yanıp da bahtiyâr ölmek isterim. Tâliin kahrı var her hevesimde, Boğulmuş figanlar titrer sesimde, O nazlı ismini son nefesimde Anıp da bahtiyâr …

Devamını oku

Tramvayda Birisine

Efendi! Yan gözle hor bakma bana, Senin baban kadar benim yaşım var Belki tuhaf gelir şu halim sana: Geçinmek uğrunda çok savaşım var. Halimden hoşnudum; düşkün değilim. Süste senden elbet üstün değilim! .. Bahtıma mağrurum, küskün değilim. Ne korkum, ne hırsım, ne telâşım var. Elimde kuvvet var; eldivenim yok. Yakamda gülüm yok, yâsemenim yok. Zengince …

Devamını oku

Gelecek Yıl İlkbahar Yokmuş

Yüzünü bir kedi tırmalayacak ona deli deme sakınSonra trenin önüne bir oğlan atlayacakZayıf, uzun bacaklı, çetrefil, kendine kahramanRaylarda kırmızı şarap şişeleri patlamışçasınaBu gece yağmur yağacak ona dur deme sakınSu yaramazdır, toprağın yorgunluğundan ne anlayacak İçini sürüklediğin bu korkunç mermi yuvasındaEn büyük dansa kalkmaya hazır ağır dallarınlaNinnilerle değil, vedalarla uyut kendiniDışarıdaki cemre sana düşmez uyma hayataBu …

Devamını oku

bir kantar memuru için incil

eski kışlalarda bu güz öğleleriduruma en aykırı oynak şarkılarsıcak çaylardan soğuk gazozlardan beklediğimizne beklediğimiz arayıp bulduğumuzvazgeçip kıyıya iniyoruz(1)üç güvercin kuşu var üstelik su gökleri direkleradamlar oturmuşlar sandal boyuyorlaradamlar oturmuşlar bir kırmızı uydurmuşlardenizin mavisine yangın ateşiyanlarında testileri yanlarında düzen yanlarında ekmekmutsuzluğa gerekecek ne varsa yanlarındabeş kişiyiz beş kişi miyiz üstümüz başımızkiminin elleri suda kiminin gözleri karabenim …

Devamını oku

Yüz

Biliyor musun sen bir şiirde ilk satırsın ilk sözcükBeyaz bir gülBeyaz bir gül ne kadar beyaz olursa o kadarNe kadar suysa bir suO kadar Ben en yakın yüzüm yüzüneUyandığın sabaha, yatağınaBirden bulup birden yitirdiğin bir şey olur ya,onaBir dağ okulunda ilk derslere giren çocuklaraİlk coğrafyacılaraİlk harflerine bir alfabenin. Yüzün ki korkular verir bana ne zaman …

Devamını oku

Güneşi Kötü Evler

o benim bildiğim sevdiğim bellediğim güneş diye bellediğim güneş değildi odadakimor tozlu halılarda iplik döküntülerinde oymalı cıgara masalarında o değildi perdenin arkalarındaki oydu bir çıksam karşılaşacaktım oydu vurulurdum çıksam o benim bildiğim sevdiğim güneş diye bellediğim güneş değildi odanın içindeki bu güneşi değiştiren evlerde terzilik yapılır giyimler prova edilir acı gülümser kızlar ağır ayak gebeler …

Devamını oku

Kaktüs and Teksas

size,bu odanın alacakaranlığından,okyanusundan, beni boğan dalgalarından,tenimde kalan tuzundan veyastıklarda kuruyan gözyaşındanhiç bahsetmedim. size,nasılsın diyerek başlayan telefonlarınıza(garip, tuhaf aslında)beyaz bembeyaz tabiatımla‘iyiyim’ diyorum.yani aslında korkuyorumbütün bunlar kıyametbütün bunlar cinnetbütün bunlar cinayet demeyebir daha düzeltilemeyecek sözlersöylemeye korkuyorum. telefonla birlikte ışığı da kapatıpbol şanslar deyişiniz, şanslar deyişiniz, deyişinizçınlarken içimde,bunun beni ne kadar kırdığındanhiç bahsetmedim.bahsetmediğim çok şey var dahayaz çiçekleri, …

Devamını oku

Büyük bir acıdan sonra…

Büyük bir acıdan sonra, vakur bir sessizlik gelirSinirler mezar taşları gibi törensel bir hal alır,Katı yüreğin sorar, acı çeken o mu diye,Dünden beri mi yüzyıllardan beri mi yoksa? Ayaklar, kendiliğinden gezinmeye başlarYerde, havada, her yerdeTahta bir yoldaFarkında olmadan büyümüş,Kuvarstan bir mutluluk, taştan. Şimdi kurşun saatiYaşadıkça anımsananSoğuktan donanların karı anımsaması gibi-Ürperti-derken uyuşma- sonra koyvermek kendini. Emily …

Devamını oku