Sonra yalnızlığı denemek oluyor herşey.. Üç beş sandalye yetiyor hüznü ağırlamaya..Akşamları getirdiğim yorgunluk beni anlatmıyor..Durmadan okşuyorum tüylerini gecenin..Çiçekler büyük bir yokluğa bakıyor..Gitsem..Gitsem bir solgunluğa gidiyorum;yüzümde kelebekler ve tebessümler ölüyor… Gonca Özmen
Kategori: Şiir
Şub 23
Çok Üşümek
Bir Kalır uzun resimlerde anısı sakallarımızınUrban içinde Üşüyüp Üşüyüp kaldığımızın Bir Kalır yanık yağlar yataklarda o otellerMeydanlar heykeller sizin olmadığınız o her yer O çok yalınç gerçekli gelip gitmeler Bir Kalır uzun duvarlar ve onların dipleriBir Kalır Yılgın Adamların hep “Evet” dedikleri Çok üşürdük hep üşürdük üşümekti bütün yaşadığımızÜşürdü ellerimiz aşkımız sonsuz uzun sakallarımız Tükenir …
Şub 23
San
Kırmızı bir kuştur soluğum Kumral göklerinde saçlarının Seni kucağıma alıyorum Tarifsiz uzuyor bacakların Kırmızı bir at oluyor soluğum Yüzümün yanmasından anlıyorum Yoksuluz gecelerimiz çok kısa Dörtnala sevişmek lazım. Cemal Süreya
Şub 23
Sen Gidince
sen gidiyorsun ya işine yetişmek içinsaçlarını, gözlerini, ellerinineyin varsa toplayıp gidiyorsun yaher seferinde bir şey unutuyorsun sıcaktermometrede yükselen çizgikimbilir nerelerde soğuyorsun senin gözbebeklerin var ya kadın kadın güleninsan insan bakan gözbebeklerinbeni tutsa tutsa gözlerin tutar ayaktabeni yıksa yıksa gözlerin yerle bir eder ne gelirse onlardan gelir banaçalışma gücü yaşama direncimutluluk gibi kazanılması zormutluluk gibi yitirilmesi …
Şub 23
Mahzun Tarafım
Benim mahzun bir tarafım vardır. Bakmayın neşeli olduğuma; Sanki bir başkası içimde; Pişman dünyaya geldiğine. Bağ, bahçe ,deniz kenarı, Güzel manzara faydasız; Ben hazdan bitiyorum, O daima neşesiz Alışamadım yıllardır. Bu ikinci varlığıma Bakmayın neşeli olduğuma Benim mahzun bir tarafım vardır. Oktay Rıfat Horozcu
Şub 23
Ölmüş Bir Arkadaştan Mektup
Eskisi gibi yaşıyorumGezerek, düşünerekYalnız biletsiz biniyorum vapura, trenePazarlıksız alışveriş ediyorumGeceleri evimdeyim, rahatım yerimde(Bir de sıkılınca pencereyi açabilsem)ah… Başımı kaşımak, çiçek koparmakEl sıkmak istiyorum arada bir. Melih Cevdet Anday
Şub 23
Tek Başına
Ölürken çocuklarımı unuttumKüçük deniz kirpikleriyle sabahDenedim bütün sabahları. Sana sürgünümün şarabını bıraktım alMumlarını güzelliğin ve hiçliğinBir de kaygumun soluk ellerini. Denedim bütün ölümleriAma görmedim büyülü ağaçEzilmiş sevdaların giysileri. Sana ayrılığın yayını bıraktım alBir de adını bilmediğim gökyüzünüLamalar gibi koşar bozkırda. Oysa ölümsüzlük şuracıkta,karGüneşi gibi doldurmuş odayı,basit,Anlamsız ve tek başına. Ayaklarım hayvan,üstüm başım bitkiDenedim bütün vakitleri …
Şub 23
Ölü
O şimdi yalnızdır.Anasız,babasız,Şapkasız,elbisesiz.Her şeyi arkada bıraktı.Ne konuşacak arkadaşı,Ne okuyacak kitabı var,YalnızYapayalnız. Melih Cevdet Anday
Şub 23
Retime
Bir yola çıkarken neleri almadık yanımızaBir yangından neleri ilk kurtarmadıkNerede çürüttük Bir zamanlar her şeye kanan kalplerimiziYerini bulmamıs incelikler, bozguna uğramıs düşler,Atlanmış serüvenlerle hangi hayatların yanından geçtiknerede yitirdikerken itiraflarergen isyanlarlabir korsan gibi yasadığımız gençliğimizi Büyüdük, büyüdük sandıkKaybetti bazı şeyler artık önemini Murathan Mungan
Şub 23
Grizu
Sözcüklerin hepsi pusuİçindeki dilsiz çocukÇengel yürek, sarsak adımKırışmış kafesi yüzününBu rol sana sepyaAlnın eski Türkçe yazısıTaahhütlü sözcüklerÇık bu oyundan çık Her replik sobeSözcüklerin gönderdiği yerdenKim sağ salim dönebilmiş geriyeÇok azı gittiği gibi kalırgönderildiği yerde:metruk anlam, tenha dilekatomize edildiğin dil oyunlarının içinde saklıGrizu: karşı tehlikeKundakçı laser yakıyor jeneriğiGittikçe genişleyen bir perdekalırgittikçe genişleyen bir perdede Murathan Mungan