Sonunda canına tak dedi bu eski dünya Çobankızı ey Eyfel kulesi köprülerin sürüsü meliyor bu sabahBıktın yaşamaktan eski Yunan’da Roma’da Otomobiller bile kocamış görünüyor buradaBir din yepyeni kalmış bir dinBir din kaldı Port-Avion hangarları gibi yalın Bir Sen ey Hıristiyanlık bir sen eski değilsin Avrupa’daEn yeni Avrupalı da sizsiniz Papa X.PieVe sen pencerelerin gözetlediği bir …
Kategori: Şiir
Şub 23
Aphrodite’ye Yakarış
Ey tahtı ışıl ışıl ölümsüz Aphrodite,Ulu Zeus’un düzenci kızı,Yalvarırım yüreğimi acılarla Dağlama!Yardımıma gel gene, hani eskidenSesimi duyunca nasıl, çıkıpBabanın sarayından, kanat çırpanKuşlarınÇektiği yaldızlı arabana biner;Yeryüzüne inerdin bulutsuzMavilikten:Ölümsüz dudağında o aydınlık gülüşleSorardın,“Gene nen var?” derdin “Nedir gene”Deli gönlünü çelen? Tılsımımla kimiBaştan çıkarıp yollamam gerekiyorKoynuna?Söyle, Sapho, kim seni üzen?Kaçıyorsa, kaçsın, bırak.Yakında o senin ardına Düşecek.Bugün almıyorsa verdiklerini,Yarın …
Şub 23
Ağaç
İlk yaprakları yeşeriyordu ağacınTomurcuk tomurcuk, tek tek.“Alayım mı onları elinden?” dediKırağı sürünerek.Saçtan tırnağa titreyip ağaç“Hayır” dedi, yalvararak,“Çiçek açıncaya kadarOnları rahat bırak.” Tomurcuklandı çiçekleri ağacınÖtüştü bütün kuşlar.“Alayım mı onları elinden?” dediEsintiyle rüzgâr.“Hayır” dedi sallanırken ağaç,Titremeden yaprak yaprak.“Çiçek açıncaya kadarOnları rahat bırak.” Yaz ortası sıcağındaAğaç meyvesini verdi.Çocuk dedi: “Toplayabilir miyimArtık yemişlerini?”Eğerken yüklü yapraklarını ağaç“Tabii” dedi, “toplayabilirsinAl hepsini,Hepsi …
Şub 23
Aynı Yıldız
Islanmış parlıyor damlar ay ışığında.Kadınlar şallarına sarınıyorlar.Evlerine koşuyorlar saklanmak için.Biraz daha oyalansalar eşikte,onları ağlarken yakalayacak ay. O adam her aynada, çıplaklığı içine kapatılmışbir başka saydam kadın olmasından şüpheleniyor– sen ne kadar uyandırmak istesen de onu, o uyanmayacak.Bir yıldızı koklayarak uyuya kalmış o kadın. Adamsa uyanık yatıyor koklayarak aynı yıldızı. Yannis RitsosÇeviren : Cevat Çapan
Şub 23
Bir Mektup
Alnımın üzerinde saçım dümdüz kesilirdi daha;Oynardım sokak kapısının önünde, çiçek derlerdim.Bambu sırıklarına binmiş gelirdin, atlılar gibi,Dört dönerdim yörende, mürdüm erikleriyle oynardın.Chokan köyünde yaşayıp gidiyorduk işte:İki küçük çocuktuk, sevgiden gayrisini bilmeyen.Ondördümde vardım sana, efendim benim.Gülemezdim karşında, sıkılgandım çünkü.Başımı eğer, duvara çevirirdim yüzümü.Kırk kere de çağırsan, gözüm yerden kalkmazdı. Onbeşimde yüzümü çatmadım artıkAyağının bastığı toprak olayım istedim,Dünyalar …
Şub 23
Teresa’ya
Döner neden hatıralarım benim, Üzgün anıları yitik sevincin,Çoğaltmak için endişemi, can çekişmemi benimŞu metruk, yaralı kalpten?Of! O sevinç saatlerimden benimBir sızlanış kaldı kalbime yalnız, inanın, O ağıt ki gizler gözler acıyı, Sel basmada ruhu, bunlar kırgınlığın gözyaşları! … Cıvıldayıp duruyordu tatlı bülbüllerGüneş, sevincimi benim, aydınlatıyorduFısıldaşıyordu çiçekler arasında meltemler, O orman yavaş yavaş yanıt veriyordu, Aşklarını …
Şub 23
Zehirli Ağaç
Kızmıştım bir dostuma,Açıldım ona, kızgınlığım geçti,Bir hasmıma kızdımSöyleyemedim, kızgınlığım aştı beni, Ve kızgınlığımı; suladım korkularımla,Gözyaşlarımla gece ve gündüz,Güneşlettim gülümsemelerle,Oyunlarla, yalanlarla, hilelerle, Büyüdü biteviye günden güne,Parıldayan bir elma oldu dalında,Hasmım da farkına vardı,Benim elmamdı, biliyordu, Kutup yıldızının şavkının perdelendiği bir gece,Girdi bahçeme ve elmamı yedi,Sabah olduğunda gördüm ki,Hasmım ağacın altında yatıyordu sereserpe. William Blake
Şub 23
Uludere Uludere II
II aradan koskaca bir yıl geçti Uludere’de, şivanın koptuğu o yerde ve vicdanla uyumlu çarpan her yürekte, “Uludere, Uludere, Uludere!” deyince, melekler kanatlarını yırtarcasına dehşet içinde, göklere, düşlere, kutsal kitaplara, oralardaki mağaralara kaçışıyorlarsa hâlâ; “Uludere, Uludere, Uludere!” deyince, Uludere’de ve uzak yakın her Kürt evinde analar, içlerinde, tanımlanmaz bir yerden hayatın kendisi gibi tanımlanmaz bir …
Şub 23
Anneler ve Kudüsler
I Güz suları bizim şehrin önünden akar Kış savunması Bizim şehir üs öbür şehirlere Dakka şimdi bir doğu kamerası Ölümü çeken Geleceği parmakların bir bir gösterdi Yeşil bir harmani dizlerinde Çek denizi aradan And anıtları koy Eski çağ taşlarının üstüne Yeni çağ silahları üstüne Eylem öğlesi Gül kurularını birbirine bağladık Ekmeğimize bulaşan çağın hakkını Kitabı …