Elveda, baba toprağından daha öte olan diyarım!Aşkımın ve arkadaşlarımın yuvası, adieu! Yabancı bir sahil uzanıyor yamacımda, Ne kadar sıklıkla anımsayabilirim ki seni; Mavi sularının üzerindeyken? Bir iç çektim, ardımda bıraktıklarıma Ve sevdiğim birkaçına; Bana üzülenlere, benim de üzülmüş olduklarıma. Ayrılıyoruz! Nasıl olursa olsun! Söylenmemiş şeyler var, Yüreğimizin derinlerinde; Açığa çıkmamış, ama unutulmamış hazineler. Neden beylik …
Kategori: Şiir
Şub 23
Aşk
Sürekli düşünüyorsun,inatçı ,saklı, gizliPencereye bakıyorsun, sıkıntı var gözlerindeHer şeyden çok severdin beni hani ?Kendin söylemiştin ya geçen sene Gülüyorsun da, bir şeyler var bunun ardındaGökyüzüne bakıyorsun bulutlardan heykellereHani ben gökyüzüydüm, dünyaydım ya ?Kendin söylemiştin ya geçen sene. Surowy jedwap 1932 Maria Pawlikowska
Şub 23
Veda
içimdeki kırık dökük camdan kuleyıkıldı, sokak aralarında kar tozuttu,geçtim bir daha bu yollardanyüreğim kederle dolu ah! elimde olsa toplardım yineiçimdeki cam kulenin parçalarınıyeniden kurardım özleyerek incelik taşıyan sözcükleri geçti, ah geçti aşk duraklardansuya kar taneleri düşüyorduben bir otobüsteydimcamlar buğulanıp üşüyordu Ahmet Ada
Şub 23
Muhteşem Ayıplar
Göğsümün yelkenini şişirecek bir rüzgârSuratıma çarpılacak bir kapı bulmalıyımDışlanmak nasıl bir şey, öğrenmek içinRuh halini metale yenik düşen ahşabın Katliamdan kıl payı kurtulan günün sonundaPayımdan çoğunu almak muhteşen ayıplardanÖpen dudaklar ahşap, okşanan metal iseSevişmeyi ayıp saymak mümkündür kaptan Tekne şizofren öyle mi, kayalara yöneliyorİlk celsede berrat ettiriliyor denizSoru metal, yanıt ahşap; asılan bir sokağaCadde adını …
Şub 23
Giden Gelmez
İşittim ki, benim için ağlıyormuşsun,Hala adım düşmüyormuş dudaklarından! Geçenlerde bir yolcudan beni sormuşsun, Metruk, ıssız bir manastır gibiymiş odan! Çamlıklarda tek başına geziyormuşsun, Gözyaşların anıyormuş eski günleri… Ümidini siyah ufuklarda yormuşsun, Sanmışsın ki, giden günler gelecek geri! Artık ela gözlerinin altı çürümüş, Bahçemdeki kuşlar gibi susmuş kahkahan! Kalbin bir dal mevsimin hüznü bürümüş… Akşamları son …
Şub 23
Dünyanın Hali
Ne zaman dışarı çıksam,O çayır yoluna;Yolun kıyısındaki kameriyeden,Bakıyor o kız bana.Sormadık hiç neden diye,Öylesine gelişiyor her şey işte. Nasıl oldu bilmiyorum ama,Uzun süredir öpüşüyoruz.Sormuyorum hiç ona; o da,Evet de demiyor, hayır da.Dudaklar hoşlanmışsa birbirinden,Engel olmuyoruz onlara;Hem, hoşumuza da gidiyor sonra. Gülle oynaşırken meltem,“Seviyor musun beni?” diye sormaz ona.Şebnem ürpertir çimenleri,“Yapma!” demezler ona.Seviyorum onu, o da …
Şub 23
Elveda
Elveda, elveda aşkım;Gitmeliyim bugün!Bir öpücük, tek bir öpücük ver bana;Çünkü, sonsuza dek ayrılıyorum senden.Elveda, elveda aşkım sana! Bir çiçek, tek bir çiçek kopar bana;Bahçedeki ağaçtan!Meyva mı, hayır istemem meyva; Bekleyemem senden bu kadarını da.Elveda, elveda aşkım sana! Johann Ludwig Uhland
Şub 23
Yılgın
Bir sargın umut yakaladım onu kuşandımSerin mavi bir gökyüzü buldum onu kuşandım Denize doğru sokaklar gördüm onları da kuşandım Üstlerine üstlük seni kuşandım Tedirgindim namussuzdum deli deliydim Uslandım. Üç dilim kavun kestim birini ben yedim Kavundan üç dilim kestim birini yedim. Birini sana ayırdım kadın al birini sen ye Sabah olsun sabah olsun ilk işim …
Şub 23
Yokuş Yol’a
güllerin bedeninden dikenlerini teker teker koparırsandikenleri kopardığın yerler teker teker kanar dikenleri kopardığın yerleri bir bahar filân sanırsanKürdistan’da ve Muş-Tatvan yolunda bir yer kanar Muş – Tatvan yolunda güllere ve devlete inanırsaneşkıyalar kanar kötü donatımlı askerler kanar sen bir yaz güzelisin, yaprakların ekşi, suda yıkanırsanportakal incinir, tütün utanır, incirler kanar bir yolda el ele gideriz, …
Şub 23
Söylenir
söylenir ve yarım kalırbütün aşklar yeryüzündebir kaktüs bol sudan nasıl nasıl çürürse öyle en sevdiğim temmuzdu aylardanhazirana benzediği için birazbiraz da kendiliğindenbelki de müşteriye iyi davrananefendi bir bakkal kimliğinde nasıl mutlu oldum iki yaznasıl mutlu oldum kardeşlersalkımsöğüt bir ben ikibir üçüncü var mıydı bilmiyorumüçüncü vardı elbetbir yaban ördeğinin sevincini taşıranbir sonbahar gibi köpürentemmuza benzese deöyle …