Ablan çiçekli şapkalar yapıyor mu geneÜstüne buğulu yaz tülleri serpiştiriyor muKadife sesleri, ibrişim kokulanDolduruyor mu dört bir yanıKüçük küçük güneşler halindeMakaslarda geziniyor mu parmak izlerinOnca uzaklığındaki benGeçiyor muyum belli belirsizGözlerinin içdenizlerindenNasıl mı ,Nasıl yaratılmışsa boşlukKendine bakan irice bir vişneden.HaniElini alnına koyup daDaldığın olurdu ya bazenDalgınlığının ipekli giysinle birlikteHiç değinmeyen bir hışırtısı olurdu yaKime duyuruyorsun o …
Kategori: Şiir
Şub 23
ESKİ GÜNLERDİ
Eski günlerdi, evlatYürek ile gülünürdüve gülünürdü gözlerle;oysa yalnız dişleriyle gülüyorlar artık,aranırken gölgemin peşindenbuza kesmiş gözleri. Öyle zamanlar da vardı elbetyürek ile el sıkışılırdı;geçti gitti tümü, evlat.yüreksiz el sıkışılıyoraranırken diğer elbenim boş ceplerimi. “Burası evin,” “yine gel,”diyorlar, ve tekrar geldiğimdeve hissettiğimde evimdeymiş gibibir defa, iki defa,üçüncü olmuyor hiç-kapanmış buluyorum tüm kapıları üzerime. İşte böyle böyle çok …
Şub 23
Otuzbirinci Nesil
Yeniden yaşamaya başlamadan önceYapılacak işlerim varGörülecek hesaplarımKötü kişi oldum kendimleKendimden özür dilemeliyimSırf aynı şehirde yaşıyoruz diyeYakışır mı onca sokağın ırzına geçmekHem ne akla uydum da yazdım o mektubuHadi yazdım neyse, ne bok yemeye yolladım! Yeniden yaşamaya başlamadan önceİyice bir yıkanmalıyımBir çivit mavisinde çitilemeli günlerimi gecelerimiTırnaklarımı kesmeliyimSokağa çıkınca ilk iş bir maden suyu içeceğimİstanbul’da olsam İstanbul’da …
Şub 23
BAHARDA GÜZ ŞARKISI
Gençlik, bir hazine, kutsalmışçasına,Gittin artık bir kere, dönmemek üzere!Ağlamak istesem, ağlayamıyorum öyle ya…,Ve ağlıyorum kimi zaman, istemesem de. Çoğul idi göksel olan, o günlerde,Öyküsü kalbimin böyledir.Tatlı bir kız vardı, hem deBu dert dünyasında, keder. Bakardı saf şafakmışçasına;Güler, bir çiçekmişçesine.Koyu saçları tamamıylaGeceden ve acıdan örülme. Ürkektim bir çocuk gibi ama.Oldu o, doğal haliyle,Benim kürkten aşkıma,Herod ve …
Şub 23
Kırk Yaşın Eşiğinde Bir Şiir
Küçük heyecanlara paydosÇünkü rüzgarla aynı yaşdayımÇünkü güneş kardeşimBir ırmakla şevişmekteyim Bana artık dingin olmakBana yalınlık yaraşırİçimde şiirin güzelliğiYaşamak sevinciyle yarışır Güzeller güzeli ömrümSana gitgide sevdalanıştayımNice emeklerle dokunmuşBir ince, bir nazlı nakıştayım Küçük tasalara, tutkulara paydosÇünkü evrenle aynı yaştayımBaşsız sonsuz doyumsuzBir başdöndürücü akıştayım. Ataol Behramoğlu
Şub 23
Kindar sabahı
“What can I tell you my brother, my killerWhat can I possibly say? I guess that I miss you, I guess I forgive you” L. Cohen gözlerini bir yabancıya anlatmak için şimdi kimin mahvına imreniyorsun hani üzgün anneler, eksik babalar hummalı bir çocukluk varınca kapına sarılıp sustuğun, tek gözünle ağladığın sonsuz seviştiğin şimdi kim derdin …
Şub 23
Gönlü Güvercinli Kadın
önce sesin geldiaralandı kapılarımardında şaşkın bulutlar çıkmazısonunda sengönlü güvercinli kadın köpüren simsiyah saçlarınlagünler boyu koşuşup durduniçimin aykırı ırmaklarında gamzelerinde gizlediğino binlerce yıldızıdöküp de şimdi üstümesöyle nereye artık herkestutsun da elinden kendi şiirinintersinden mi girsinölü kelebekler sokağına sen bende daha bitmedin kigönlü güvercinli kadın Tekin Gönenç
Şub 23
Labirentim
bendim vebali fiyakalı sonumun…başka ne beklenirdi ah! sahteydim…kırıldım, sırça yalanımın ortasında.yüzümün yarısı maktul yarısı katil…bilemedim meramımı… kimdi, avuçlarını soluğumla ısıttığım.isterdim ki uzak durayım, ömrüm oldukça şüphe ve kemden.sonra… sonrası yok işte… gördüm, göğsümden emdirdiğim yılanın geçirdiği evrimi.iki söz arası hazla ovsaydım yaralarımı, kalmazdım böyle çarnaçar, uslanmazlığımla başbaşa. kalbim dağıtsın alnımdaki ar’ı…çıkaramadım kendimi, beynimin bu yoksul …
Şub 23
Üşüme
Kimse anlamıyor mezarım hazır yıllardıryüreğimde eski evlerin yandığını bilmiyorlarçocukluğumdan telaşlıydım sonrası hikayedilime şiir düştüğünde anladım hakikatiyalnızlık varken beş para etmiyormuş aşk sattım olmadı aldım olmadı çoğaldı azalmadıbezirganlar çerçi toplar atlas kumaş geniş yayvanmavi deniz lolipop şeker gırla hayat yüreğim daryağmur düşerken camına deniz gören evininöyle bir sallandı ki dünya içinde titreyen yüreğimin biliyorum adım gibi …
Şub 23
Kırlangıç Yuvası
Gitme ömrünü tükettiğinbeyaz badanalı evlerin çirkin suratlı adamlarına inat cezalandır sensizliğin en koyusuyla bir başına kalsın Halikarnas’da mehtabın yüreğini denize düşürmüş küçük bir çocuk ve bütün şairler ona ağlasın güleç yüzlü çenebaz erken hayat hokkabazı gözlerini en çok onları seviyorum çocukluğumun omzuna binemediği bana onları al baba diyecekken tam kaybolmuş camdan rengarenk bilyelerine benziyorlar dedim …