Asla kurtulamayacağım bundan! Şimdi benden iki tane var:Bu yeni büsbütün beyaz kişi ve o eski sarı olanı,Ve beyaz kişi kesinlikle daha üstün olandır.Yiyeceğe gereksinim duymaz, gerçek azizelerden biridir.Başlangıçta nefret etmiştim O’ndan, kişiliği yoktu –Ölü bir beden gibi benimle yatmıştı yataktaVe korkuyordum, çünkü biçimi tıpkı benim gibiydi. Sadece daha fazla beyaz ve kırılamaz ve şikayetsiz.Bir hafta …
Kategori: Şiir
Şub 23
Simurg’un Peşinde
Hiçbir şiir son mısraında bitmez.Sözün Simurgu, sözcüklere değil,Kendi tüylerine bölünür çünkü,Rüyalara ve hayatlara dağılır Her gün, sabah akşam yeniden. Senin, her şiirle daha büyük, Daha uzak ve sarhoş uçuşlar için Sözcüklerle tırmanmak istediğin En yüce doruklardan toz kaldırıyor O’nun kanadının rüzgârı çünkü; Mısralarla ölçebilir misin, o zaman,Sen ey fukara ozan, Kanat genişliğini, onun? Söz bitti …
Şub 23
Güzel İkizler
Güzel ikizim, ne kadar acayip değil mi,bu kadar saf bir insanın yorgun görünmesi,iyi bir kalbin alıp başını gitmesi,ne acayip, evet, çok acayip. Ben de biliyorum yollar bozuk, değil mi,arı masum, iğne tuzak değil mi,böyle dönüp dolaşma, kalbinden uzaklaşma,biz sabah olunca uyanacağız. Ben de senin gibiyim, hiç aldatmadım,ama sonra kaderle başbaşa kaldım,meşenin altında bir yatak hazırladım,gel, …
Şub 23
Güzel Ayrılık
Hani bir dal vardır, gövdeden çıkan,sonra bir dal daha o daldan çıkan,sonra bir dal daha, bir dal daha,en son dalda güzel palamut duruyor. Palamutun şekli şapkası güzel,bıraksın meşeyi, dala tutunmasın,düşsün yere şapkasıyla beraber,tabii, şapkası onu meşeye bağlıyor. Bırak kendini öyle gövdesiz, dalsız, orada asılı huzur bulman imkansız,düşeceğin yer de meşenin gölgesi,güzel ayrılık orada bizi bekliyor. …
Şub 23
Biz kaybettik, aşk da kazanmadı
biz kaybettik, aşk da kazanmadı hiçbir şeyçünkü sen aşksın ey aşk, nazlı bir çocuksun!kırıyorsun göğün biricik kapısını,söylemediğimiz tüm sözleri! çekip gidiyorsun nice gülleri göremedik bugün. zincirlenmiş yüreğin sıkıntılarınıyıkıp geçemedi nice caddeler!yaşları bizi gafil avlayan nice kızlaryürüyorlar göremediğimiz bir yöne… kişnemeye! uyurken nice marşlar nazil oldu içimizisüzülüp indi ince hilallerdinlensin diye yastıkta. nice öpücükler çaldı kapımızıevimizden …
Şub 23
Seyidimin Şarkısı
Seyit’in Sürgünlüğü… Gözlerinden boşanarak gözyaşları ne şiddetle,çevirdi başını ve şöyle yokladı bi’. Gördü açık kapıyı ve kırılmış kilidi,ve tahtayı tutmayan, o paslı çivileri, ve şahinsiz ve atmacasız, tüy değiştiren. İç çekti Seyidim, öyle büyük bir keder var onda. İyice anlattı Seyidim ve ihtiyatla: “şükürler olsun ulu babaya, yücesin sen!“Hain düşmanlarım yaptı bunu bana”. Orada davrandılar …
Şub 23
kahvaltıdaki risk
bir tuzluk kan kaybedebilir mi? tuz kaybeder. ama bir dekanamaya başlarsa başka hiçbir şey o kadar kanayamaz.kahvaltıdasın, tuzluk beyaz peynire doğru kanamayabaşlıyor. kan masaya yayılıyor.-tuzluğu uzatır mısın-uzatırım ama kanıyor-olsun sen uzat Osman Konuk
Şub 23
Aşırı Belki
daha fazla beklenemez aşırıya kaçmak içinpatilerin gürültüsünden ibarettir kediler; çünkü…çiçeğimizi ve pastamızı alıp müsaitseniz birazöldürülmeye, bu akşam size… ya da söyleyin derinin dışına çıkıncaedip cansever derisinin dışına çıkmadan yaşadı mesela kollar boşalınca eski bir sarılmadan,belki değil; iyice amaher belki aşırı demokrat, aşırı simetrik, aşırı belki…çünkübeğendiği idam mangasına peşin ödemeyle kazanılmış esmerliktezaten biliyorum beni bir tek …
Şub 23
Güneş uykuya yatmış bu akşam bulutlarda
Güneş uykuya yatmış bu akşam bulutlarda.Yarın fırtına var, sonra karanlık ve gece, Tan ağaracak sisin içinden sızan ışıkla, Derken günler ve geceler, ardı arkasınca! Geçip gidecek günler, geçip gidecek zaman Dağların üzerinden, dağların, denizlerin, Irmakların gümüş sularından, ormanlardan Anlaşılmaz ilahileri gibi ölülerimizin. Ve suların yüzü,ve kırış kırış ama genç Dağların alınları ve yemyeşil ormanlar Daha …