Hasretim sanaTam üç koca kış geçti aradan,koskocaman üç asır.Önca Aydın, Muğla, Balıkesir.Önce bizim yiyemediğimiz bal gibi üzüm, incir.Önce bizim yemeğimize girmeyen bal gibi zeytinyağı.Sonra gene bir sıra dağ.Sonra Konya ovası, Adana.Sonra hiçbir vakit gülmemiş olan Orta Anadolu toprağı. Bilmem, tanır mısın yanında olsam,taş gibi sertleşti yüzüm,bıyıklarım uzadı. Hasretim sana.Ilık bir su,bir demet gülve bir lambanın …
Kategori: Şiir
Şub 23
SUNU
Sen, kurtaramadığım insanDinle beni.Anlamaya çalış bu yalın sözleri, başka türlüsünü söyleyemediğim için.Yemin ederim ki, söz büyücülüğü yok bende.Bir bulut ya da ağaç gibi sesleniyorum sana. Bana güç veren şey, ölümcül bir darbeydi senin için.Birbirine karıştırdın kapanan bir çağla yeni bir çağın başlangıcını,Nefretin esiniyle lirik güzelliği,Gözü kararmış güçlü usta işi biçimi. Sığ Leh ırmaklarının koyağı işte …
Şub 23
Düşlerde Fener Olmak
Ben ölüncehiç değilseBir fener olsam,kapında dursam,soluk donuk geceyiaydınlığa boğsam. Ya da limandagemilerin uyuduğu zamandagülüşürken kızlaruyumasam,dar kirli bir kanaldabir yalnıza göz kırpsam. Daracık bir sokağaassalar beniteneke, kırmızı bir fenerbir meyhane önündedalgın düşüncelerletempo tutup şarkılarasallansam. Ya da şöyle bir fenergözleri büyümüş bir çocuğun yaktığıduyulup da korkunca çevresinde yalnızlığıdışarda camlardafırtınanın ıslığıkâbuslar, görüntüler, cinler. Evet, hiç değilse.ben ölüncebir fener …
Şub 23
Tanrının Antonıus’u Bırakmasıdır
Birdenbire duyarsan geceyarısıgörünmeyen bir alayın geçtiğinieşsiz ezgilerle, seslerle-artık boyun eğen yazgına başarısızyapıtlarına, tasarladığın işlerehepsi aldanışlarla biten-ağlamayasın boş yere.Çoktan hazırmış gibi bir yiğit gibihoşçakal de ona, giden İskenderiye’ye.Hele kendini aldatmayasın demeyesin:bu bir düştü, kulaklarım iyi duymadı;böyle boş umutlara eğilmeyesin.Çoktan hazırmış gibi bir yiğit gibiböyle bir kente erişmiş sana yaraşırcasına,kesin adımlarla yaklaş pencereye,dinle duygulanarak, amayanıp yıkılmalarıyla değil …
Şub 23
Kaleler
Düşünmeden, acımadan, utanmadanyüksek kaleler kurmuşlar dört yanıma. Umutsuzluk içinde böyle hepbir şey düşünmez oldum alınyazımdan başka. Dışarıda görülecek bir sürü işim vardıben nasıl sezmedim kaleler kuruldu da. Ses seda işitmedim çalışan işçilerdenhabersiz kapadılar beni dünyanın dışına. Kavafis
Şub 23
Sabah Erkenden
Sabah erkenden,İki ya da üç gibi;Çıktım evden,Ortalık dingindi. Yol sessizce uzar gider,Suskundur ağaçlar;Ötücü kuşlar,Dallarında uyurlar. Bir pencere mi bu ,Usulca kapanan ardımdan?Coşkulu yüreğim mi bu,Göğsümde delicesine çarpan? Nasıl oluyor da sadece,Solgun bir mavi görüyorum her yerdeKırmızlar, yeşiller,Ya diğer renkler nerede? Onun mavi gözler,Öpüyor küçük mavi bulutları.Ve sapsarı saçları,Sarıp sarmalıyor bütün dünyayı Gece bana verdiklerini ,Uzun …
Şub 23
Gidiş ve Ayrılık
Öyleyse, artık sakınmalıyım senden;Senden, kalbimin zevkinden, neşesinden.Seni göğsüme bastırmıştım ya, Öpmüştün sen de beni, ayrılırken. Ah aşkım, sakınmak mı denir buna;Böyle sarılarak, öpüşerek ayrılmaya?Ah aşkım, ayrılık mı denir buna;Tutunmuşken birbirimize, böyle sıkı sıkıya? Johann Ludwig Uhland
Şub 23
Aşıkane
“Seni seviyorum” diyen ohüzünlü bir ozandır şarkılarını yitirmiş Bin neşeli tarlakuşu gözlerinde bin suskun kanarya boğazımda Aşk konuşabilseydi keşke “Seni seviyorum” diyen o üzüntülü bir gecenin kalbidir ayışığını arayan Konuşabilseydi keşke aşk Bin gülen güneş adımlarında bin ağlayan yıldız arzularımda Aşk konuşabilseydi keşke. Ahmed ŞAMLU Çeviri: Ayşegül SÜTÇÜ – Hamit TOPRAK
Şub 23
Uzaklarda
Burada dinleneceğim, ağaçların altında!Bayılıyorum küçük kuşları dinlemeye,Nasıl dokunuyor kalbime şarkılarınız böyle;Ne biliyorsunuz aşkımızla ilgili,Bunca uzak bir yerde. Burada dinleneceğim, derenin kıyısında!Hoş kokulu çiçekler açmış dört yanımda;Küçük çiçekler, kim gönderdi sizi buraya?Çok uzaklardaki sevgilimin;Aşkının, içten bir kanıtı mısınız yoksa? Johann Ludwig Uhland (1787 – 1862)
Şub 23
Kara Şarkı
Kurşunî bir şafakta Atlı duruyor, sessizAtının uzun yelesi uçuşuyor rüzgârlaTanrım, TanrımAtlılar durmamalıÇalarken, tehlike çanlarıYanmış çitin yanındaKız duruyor, sessizİnce eteği oynaşıyor rüzgârlaTanrım, TanrımKızlar sessiz kalmamalıYaşlanırken, umutsuz ve yorgun adamları Ahmed Şamlu Çeviri: Ayşegül Sütçü – Hamit Toprak