Yoruldum yaşamaktan yurdumda,İçimde engin kırlara açılma özlemi,Bırakıp gideceğim kulübemi,Çekip gideceğim hırsız ve hayta. Kendime bir barınak arayarakGideceğim günün ak pürçeklerinde.Ve en iyi dostum beni vurmak içinBileyecek bıçağını çizmesinde. Çayırlık boyunca kıvrılan sarı yolİlkbahara ve güneşe bürünmüşken,Adını kalbimde taşıdığımKovacak beni eşikten. Yeniden döneceğim baba ocağına,Yadırgı bir sevinçle avunacağım,Ve yeşil bir akşam, altında pencereninKoluyla mintanımın kendimi asacağım. …
Kategori: Şiir
Şub 23
1.mektup; sen büyüye dokunmak gibisin
ruth, sevgilim, ben bu sayfanın adını “önsöz” koyuyorum ya, kaygılandığını da görür gibiyim. kaygılanma sakın, tek derdim bu rastlantıya ve sana teşekkür etmek! ben, sana hep teşekkür etmeliyim. ben şimdi, biraz o tutkunun verdiği acemilikle acemi ama içten ve elyazısına sığmayacak bir yoğunluktayım. – elyazım iyi ki kötü, güzel olsa sığınacak mazeret kalmazdı!- sen çok …
Şub 23
Taşlı Yol
Aşklar, dostluklar, bir arada olmalarHangi birine yetiş, geçtim, öderim. Eşler, çocuklar, ölmüşlerin yakınları Sonradan katılanlar, kaçtım, öderim. Çığlık ve kısık çağrı Kimi mi çağırdım, bilsem söylerim. Gün gelir, bırakır, başlar yalnızlık Ne için, kimdi, bilsem söylerim. Yaşlanmak, gözyaşları olmadık hüzünlerde Sızar, görürsünüz çoğunuz Kıyı köşe, durmayın üzerinde Gördünüz mü giderim. Ne yaptım ben size Bana …
Şub 23
Yıldızlar
Seni karanlıkta yatırıyorlarKorkuyorsun gecedenBakıp bakıp penceredenYatağına sokuluyorsun.Ben hep eski yerimdeyim biliyorsunHava açık olduğu zamanlarBeni seyrediyor, seviniyorsun. Anne olurdu ben de Sana göründüğüm şekildeOdana gelseydim.Ateşböcekleri gibiKüçücük avucundaYanıp yanıp sönseydim.Seneler geçip gider, büyürsün.Bir gün olur, hepsi biterEndişeler, o çocuk üzüntünHepsi biter.Aydınlanır senin için geceler, güneş gibi görünürsün.Biraz sabır, küçük çocuk, biraz sabır!Ama Allah’ın koyduğu yerdeYıldızlar daima yalnızdır. …
Şub 23
Gidiş
Nedir bu uğultu, şarkılarla çınlıyor sokak;Ey, siz genç bayanlar, açın pencerelerinizi! Bir delikanlı dünyayı görmeye gidiyorVe herkes ona eşlik ediyor. Sevinebilir diğerleri ve fırlatabilirler pekala,Kurdeleli, çiçekli şapkalarını havalara.Ama, delikanlılar sevmiyorlar bu adeti,Suskun ve solgunca yürüyorlar aralarında. Çınlayacak maşrapalar ve şaraplar,İçilecek elbette.“İç, daha iç, kana kana iç kardeşim!”Şerefine içtiğimiz bu uğurlama töreniyle,Yanıp tutuşan alevdir içimde. Ve …
Şub 23
Gece Bitti
Gece bittiAy eriyor doğan gündeBattı batacak sulara Bu ovada eylül ne kadar diriÇayırlar yemyeşilBahar toprakları sanki güneyde Bıraktım eşi dostuEski bahçelere gittim gizli gizliSeni anmak için tek başıma Sen Ay’dan ötelerde bir yerdesinBurda gün doğarkenNal sesleri gelirken kaldırımlardan Czeslaw Milosz
Şub 23
Çok Ender
Yılların, azgınlıklarının yıprattığı,belini büktüğü yaşlı bir adam, bitkin ağır ağır yürüyor dar sokakta. Ama evine girer girmez, gizlemek için yaşının o acılı halini, düşünüyor içinde hala sönmeyen gençlik ateşini Şimdi onun şiirlerini okuyor delikanlılar. Onların gözlerinde canlanıyor onun düşleri. Onun hayal ettiği güzellikte ürperiyor sağlıklı, şehvet düşkünü beyinleri, güzel biçimli, dipdiri bedenleri. Konstantinos Kavafis
Şub 23
SUNU
Sen, kurtaramadığım insanDinle beni.Anlamaya çalış bu yalın sözleri, başka türlüsünü söyleyemediğim için.Yemin ederim ki, söz büyücülüğü yok bende.Bir bulut ya da ağaç gibi sesleniyorum sana. Bana güç veren şey, ölümcül bir darbeydi senin için.Birbirine karıştırdın kapanan bir çağla yeni bir çağın başlangıcını,Nefretin esiniyle lirik güzelliği,Gözü kararmış güçlü usta işi biçimi. Sığ Leh ırmaklarının koyağı işte …
Şub 23
Düşlerde Fener Olmak
Ben ölüncehiç değilseBir fener olsam,kapında dursam,soluk donuk geceyiaydınlığa boğsam. Ya da limandagemilerin uyuduğu zamandagülüşürken kızlaruyumasam,dar kirli bir kanaldabir yalnıza göz kırpsam. Daracık bir sokağaassalar beniteneke, kırmızı bir fenerbir meyhane önündedalgın düşüncelerletempo tutup şarkılarasallansam. Ya da şöyle bir fenergözleri büyümüş bir çocuğun yaktığıduyulup da korkunca çevresinde yalnızlığıdışarda camlardafırtınanın ıslığıkâbuslar, görüntüler, cinler. Evet, hiç değilse.ben ölüncebir fener …
Şub 23
Tanrının Antonıus’u Bırakmasıdır
Birdenbire duyarsan geceyarısıgörünmeyen bir alayın geçtiğinieşsiz ezgilerle, seslerle-artık boyun eğen yazgına başarısızyapıtlarına, tasarladığın işlerehepsi aldanışlarla biten-ağlamayasın boş yere.Çoktan hazırmış gibi bir yiğit gibihoşçakal de ona, giden İskenderiye’ye.Hele kendini aldatmayasın demeyesin:bu bir düştü, kulaklarım iyi duymadı;böyle boş umutlara eğilmeyesin.Çoktan hazırmış gibi bir yiğit gibiböyle bir kente erişmiş sana yaraşırcasına,kesin adımlarla yaklaş pencereye,dinle duygulanarak, amayanıp yıkılmalarıyla değil …