Kategori: Şiir

Veled-i Rüzgar

Daha uzun söyleyebilirdim bu sevinci kendimeBekledim biraz serinlesin yeryüzüCümle ağrıların beni beslediği toprakŞimdi seninle sözleşecek bir ömrüm daha var Ellerimde birdenbire çoğalan parmakKessem de azalmıyor nafile bendeki akşamBir yarımdan doğan sana sığındım af eyleOnun adıdır artık Yeryüzü boydan boya dolaşacak o efsunlu rüzgarTenimden akıtılmış sütler içindeBeşiğinde el kadar oğullar biriktiren toprakEvvelinden tövbekar dünden lacivertSana ülendim …

Devamını oku

Perdeler

Yapraklar dökülüyorÖmrümün duvarlarıArtık çok da sağlam değil Yaprakların düşüşünü duyuyorumGeceleyin ayak seslerinin gürültüleriya da öpülüşleri gibi çocuklarınbir perde gibi düşüyorlaryaprakların arasındahatırlamaya çalıştığımız gökyüzününkırıntıları Perdenin diğer tarafındaUçsuz bucaksız kırlar uzanıyor etrafımızdaÇiftliklerEkmek dilimleri gibi oturan tarlaların arasındaHayvanlarKendi soluklarının evindeAğıla gerek duymaksızınVe kuşlar asla tünemeyen Gördük biz bunuBiz bunu ezbere biliyoruzMevsimsiz insanlar Hiçbir şey üzerine kurmayacağımHiçbir şey üzerine …

Devamını oku

Ağıt

Bir orman düşünürdüm saçlarını koklarken. Bir ses bırakırdım bulman için kulağının dibine uyanırken daldığım düşlerden. “Beni ışık olan bir yere götürün!” diye fısıldayan bir ses zeytinliklerin içinden. Şimdi yerle bir edilmiş o kutsal kentin ayakta kalmış bir burcundan bakarken uzaktan ürperen denize ve rüzgarla titreyişine sararan otların, “Bütün bu yatakları kurumuş ırmakların kaynakları şu arkamızdaki …

Devamını oku

Acı

seni de vururlar bir gün ey acıuçuşup durduğun kanatlarındansazın sözün türkülerin tükenirellerin koynunda kalakalırsın şakaklarına kar yağıyor bilesin ey acıgül açan yüzlerimizdegöğeriyor rengin senin de biz senitâ eskiden tanırız hanigöğüslerimize taş olur inerdenavuçlarımızda hira dağıydın al atların tan yerine ayarlanmış yelelerindeakdeniz rüzgarlarına karışan sendin biliyorumhiçbir tarıh yazmayacak ve birsır gibi kalacak yakılan kitaplardagöbek bağı anasından …

Devamını oku

Ah Tamara

mızgin ve frok için ah! Tamara (bitmemiş bir şiirin ipuçları) yaşam ve ölüm iki hasım şimdi iki şüpheli şahıs her an birisindir her an ikisi ý Samanyolu uzanmış sere serpe hasat bitmiş erzak, kuruyarı istif geriye bir şairin hüznü kalmış biçilmedik boy vermiş, Başak uçları göbekte! incecik bileklerime batıyor ah, Tamara! büyüdükçe mi yitiriyoruz saflığımızı? …

Devamını oku

Sakın Geç Kalma Erken Gel

Usulca gir kapıdan zile basmaHiç telaşlanma ben daha dönmemişsemYoldayımdır nerdeyse yokuşun dibindeSuların kararmasını bekliyorumdurTuğla harmanlarından gelen yanık havanın Bahçedeki akşamsefalarına sinmesiniGüç bela dizginliyorumdur içimdeDörtnala sana koşan küheylanları Bütün gün kağıttan dağlar arasındaydımNabzım ileri giden saat gibi işledi durduDilekçeler kararlar tozlu makbuzlarHep adını okudum silinmiş satırlardaPencerede kuleler minareler kirli gökDurmadan kuşlar uçtu bir bacadanRüzgara karışan saçlarını …

Devamını oku

Üçüncü Temrin: Ardiye

kimse beni oynamasın kaybettim mesire mahalli aç öpüşler tok öpüşler içinde ayıldı gururlu bir bardak gibi ay çözüldü giz kim sadık bir ağzı öpmüş ki ulan Şakir kötü finnaler buluyorsun her aşka peripetie mi dedin ben orada değilim yırttım epey beklemiş dürüst eğilim ve hürmetli yalınlık eliyle kisvemi ağlasam mı birileri gibi vakara skorer gözüyle …

Devamını oku

Marizibill

Büyük bir caddesinde Kolonya’nınBir gider bir gelirdi akşam vakti.Herkese cömert, şirin, cana yakın;Bitince kaldırım gider içerdi,Basık meyhanelerde yorgun argın. Kuru tahtalarda yatmaya razı,Alyanak kumral bir oğlan yüzünden;Bir Yahudi, sarmısak kokar ağzı,Çin dönüşü Şanghay kerhanesindenÇıkarıp getirmişti kızcağızı. Çok görmüşlüğüm var böylelerini,Omuzlarına ağır gelir kader;Kararsız, rüzgârda yaprak misali;Gözleri kısık lambalara benzer;Kalpleri işler kapıları gibi. Guillaume ApollinaireÇevirenler : …

Devamını oku

Zamanla

Zamanla,Geçer, her şey geçip gider, zamanlaUnuturuz yüzü ve sesi unuturuzKalp daha da yenilince, gitmek dert olmazAramak daha uzağı, peşini bırakmak gerekir ve bu çok iyidirZamanla Geçer, her şey geçip gider, zamanla,Taptığımız öteki, yağmur altında aradığımızBir bakışının etrafında köle olduğumuz ötekiArasında satırların , kelimelerinVe altında, bu gece çekip gidecek boyalı bir yemininHer şey görünmez olur, zamanla …

Devamını oku

Sebepsiz Hüzünler Sultanlığı

burası sebepsiz hüzünler sultanlığıkül burada her şey;aşk,bilgi ve keşifzaman şu an ve mekan şu noktagelir geçer sultanlık hafif ve gözyaşlarıyla burası sebepsiz hüzünler sultanlığıyok burada gözlem,deney ortamları ve varsayımhipotezler,büyük teoriler,hatta bilimsel yasaülkem;laboratuarda sıkıştırılmış kahkaha burası sebepsiz hüzünler sultanlığıyolunu yitirenlerin kıyısında armasız,tuğsuznedimeleri de olmayacak bu aşkın ancak garipleraşikar kılınacak kirpiklerinin ucunda incinmişlik burası sebepsiz hüzünler sultanlığıbir …

Devamını oku