Kategori: Şiir

adı yalnızlık

Tanımlara sığmayan acı koyu bir renk güzeli,de ki, adı yalnızlık:Şu kara dağların üzerine,gündüz, çöker alacakaralık. Cakuren

Hep sevecek mi beni?

Hep sevecek mi beni?Yüreğini okuyamıyorum ki!Bu sabah kafam karışık,siyah saçlarım gibi darmadağınık. Horikava Hanım

Sen

Suskunluğun kapılarıVeya öfkenin yankısıSenin içindir buSevincin çığlığındaKandilin suskunluğuNe caddelerin sessizliğindendirNe de açık yollarınYıkıntılarından Yaşamımız suskunluğunu çizerKalbimin üstüne Süzülen bir martı gibi Suskunluğun fısıltısıBedenimi yakarBurada toplanır Uzaklaşan ayrımlardaSuskunluğun dehşeti vururGerçek suskunluğuKalırımSuskunlukla yanarakGerçekle yanmış gibiSuskunluk anlamdanÇıkar Suskunluk soruylaGirerSuskunluğu dilsiz bırakırımRüzgârın beni bıraktığı gibi Vedad BenmusaÇeviren: Metin Fındıkçı

söz tükenmiş, aşk sütliman

Gün ağarmış, yapraklarderin bir sessizliğe bürünmüş,yelkenleri suya indirmiş rüzgâr,gece bitimi iki sevgili sanki,söz tükenmiş, aşk sütliman. Saygyo

Veda

KucaklaşıyoruzBenim ellerim pahalı kumaşa değiyorSeninkisi ucuzaAcele bir kucaklaşmaSen bir ziyafete yetişeceksinBenimse cellatlar var ardımdaHavadan sudan konuşuyoruz veSürüp giden arkadaşlığımızdan.Başka ne konuşsakÇok acı olurdu zaten. 1937 Bertolt Brecht

özlerim

Şimdibir kez görsem seni,bir kezözlerim,gözümde tütersin. İzumi Şikibu Hanım

Sabahları Ve Akşamları Okumak Için

SevdiğimDedi ki bana,Sen bana lazımsın Onun içinKolluyorum kendimiYoluma dikkat ediyorum veKorkuyorum her yağmur damlasındanBeni ezecek diye 1937 Bertolt Brecht

Yaşasın O

(Bu ülke ancak usun bir dileği,bir karşı-gömüttür) Benim ülkemde, ilkbaharın tatlı belirtileri ve üstü başı dökük kuşlar yeğ tutulur uzak amaçlara.Bir mumun yanıbaşında tansökümünü bekler gerçek.Pencere camı savsaklanır. Ne önemi var dikkatli biri için.Benim ülkemde, sorguya çekilmez yürek çarpıntısı içinde olan kişi.Devrilen kayık üstünde kötücül gölge dolaşmaz.Yarım ağızla verilen selam bilinmez benim ülkemde.Fazlasıyla ödenecek bir …

Devamını oku

Coole’un Yaban Kuğuları

Ağaçlar güz güzellliğinde,Korunun yolları kuru,Ekim’in alacakaranlığındaDuru bir göğü yansıtıyor sular;Taşların üzerinden akan sulardaElli dokuz kuğu. Bu geçirdiğim on dokuzuncu güzHesabını tuttuğumdan bu yana;Daha saymayı bitirmeden, baktım,Birden havalanıyorlarVe döne döne dağılıyorlarGürültülü kanatlarıyla. Öyle baktım da o parlak yaratıklaraŞimdi yüreğim yaralı.Her şey değişmiş alacakaranlıktaDuyduğumdan beri, ilk kez bu kıyıda,Kösnüyle çırparken kanatlarını başımın üstünde,Daha yumuşaktı uçuşları. Hâlâ bıkmadan …

Devamını oku

Sürgünün Yakınmaları

Ve sen, sürgün: Konup göçücü olmak, hep konup göçücü,han misali bir dünyave bizim olmayan gökleri seyretmek,bizim olmayan insanların arasında yaşamak,bizim olmayan şarkıları mırıldanmak,bizim olmayan bir gülüşle gülmek,bizim olmayan elleri sıkmak,bizim olmayan gözyaşlarıyla ağlamak,bizim olmayan sevdalara salmak kendini,bizim olmayan yemekleri tatmak, bizim olmayan tanrılara yakarmak,bizim değilmiş gibi adımızı işitmek,bizim olmayanı, şunu bunu düşünmek,bizim olmayan bir parayı …

Devamını oku