Kategori: Şiir

Unutulan Gömlek

Bir giysi mağazasının En üst rafında bekleyen Modası geçmiş bir gömleğim. Tezgâhtar kızın dokunuşunu Ne çok özledi düğmelerim. Geç de olsa anladım İpliğimle uyumsuz Seçilmiş desenim… Gökhan Akçiçek

Sana Bakmanın Tarihi

Sana bakmalarımı Nişanlısına ördüğü kazağı Yetiştirme telaşı ile doğum gününe Gece nöbetinde uyuya kalmış Şebinkarahisar’lı bir hemşirenin Üstüne Yorgan diye bıraktım. Sana bakmalarımı Çocuklarını okula uğurlayan Bir anne gönenciyle Mola yerlerinde içtiğim çayların Buğusuna katıp Bozuk bir para üstü gibi Uykusuz garsonların Soğuyan avuçlarına bıraktım. Sana bakmalarımı Emekli kahvehanelerinde Namaz saatini bekleyen İhtiyarların sessizliğiyle Kaçırılmış …

Devamını oku

İpine Küsen Mandal

Balkon ipinde unutulan mandal Bütün kış orada Ne yapar Benden söylemesi Küçük bir mendil asın ona Kabahati ipinde sanır sonra… Gökhan Akçiçek

Alacakaranlığın Sesleri

Sana sessizliği ben buldum diyorum yenideno usul ikindide, adın yakılıncakömürleşincebüyük altın alevinde on dokuz yılının.Sevgim alacakaranlığın bağlarını çözdüyalnız senin fısıltına vermek için kendini,beyaz odun alevinin o cam fısıltısına. Anıların bir iğne batışıdır dudaklarıma,hayatının masallarını kurdum bugünbir elmanın ince kabuğunda.Bu ara hep tedirginim,bir pencerenin açılışını bekliyorum şimdiarkandan gideyimya da parçalanayım diye üzgün kaldırımlarda.Ama öylesine bir ses …

Devamını oku

Anneme Okunmasın Lütfen

“Anneler günü ritüelinden: Hiç değilse,Kahvaltısız koşmalı, erkenden dört çarpı yüz koşmalıBayraksız koşmalı marşız çingene kızına koşmalıSar be ya demeli böyle janjanlı şöyle bir şekilliBir de fiyonk, ille de roman, ille de kırmızı, ille de afili.”Dünyanın neresinde iyi bilmem ama burasında,Berbat bir şeydir maaşla çalışmakMaaşını ayın on beşinde almak berbat bir şeydirMayıs aylarının ikinci pazarları,İkinci pazarlara …

Devamını oku

Kuşbakışı

senin bakışın sevgilimsenin bakışınbulutlarla yanak yanağa gezen kırlangıçuçurumların anlamını bilen albatrosyağmurlu günlerde güneş devrimi yapan güvercinsenin bakışıntelefon kulübesinde sesimle sevişen kumrugökgürültüsünün üstünden geçen turnaemeğin kavgasına kanat veren kartalsenin bakışın sevgilimsenin bakışın“çok uzaklara gitmeliyim kendimi bulmak için” diyen leylek“uzaklara gidersen yitirirsin yakınındakileri” diyen serçebaştankara, içimdeki yazı bahçesine dadanan sevgilimsenin bakışınkısa otlara uzun dalların öykülerini anlatan çalıkuşuçocukluğumun …

Devamını oku

Şiddetli Geçimsizlik

bütün gün hırsını halılardan çıkaran kadınkaşığı başka türlü tutarbaşka türlü çiğner lokmasınıgasteye sarılı kirli gömleğinieve götüren adambezgin sırtları çarşafa dayanıncaof! , başka türlü yayılır sıvanın yetmediği yerebozdurulan alyanslardan habersizbayramlık hayali kurar çocuklar bitişik odadakadın, yalnızca kendi parmaklarıyla gergindizlerindeki sızıyı okşarbir kez bile kanepede sabahlamamışkenve hala dipdiri duruyorken yastık uçlarıdünyanın en haksız mahcubiyetidirbir adamın, karısına dönük …

Devamını oku

Maske

Bana aldanmayın!Yüzüm bir maskedir,Sizi aldatmasın.Binlerce maskem var,Çıkarmaya korktuğum,Ve,Hiçbiri ben değilim…Olmadığımı göstermekİkinci doğam oldu.“Kendinden emin biri” dersiniz,Sanki güllük gülistanlıkBenim için herşey…Adım güven belirtir,Ve,Oyunumun adı“Ağırbaşlılıktır”.İçimde ve dışımda denizler sakin,Her şeyin kumandanı ben…Kimseye gereksinme duymayanBen…Fakat, inanmayın bana,Lütfen!…Herşey dışta düzgün ve cilalı,Hiç yıpranmayan, her zaman saklayanO maske!..Altta ne güven ne de rahatlık…Altta,Karışıklık, korku ve yalnızlık içinde bocalayanGerçek ben!…Ama saklarım …

Devamını oku

Sıfır Kalibrede Ölüm

Sessizliğinden kaçıpbir kadının sesine sığınıyorum şimdi,Konuşmak için yalvaran duvarlara kulaklarımı yumdumve bilemezsin nasıl korkuyorum Bana da öğretsene ;Nasıl becerebiliyorsun bunca susmayıNasıl düğüm düğüm doğrayabiliyorsun diliniYa da dur!Sen bana susmayı değil, ölmemeyi öğretsene Çünkü yürek bir sese dolanmışsa,Bir ses dolanıp kalmışsa ; boynuna , kulağına , saçlarına Aklına dolanıp kalmışsa bir sesSessizlik ölümdürSen bana susmayı değil …

Devamını oku

Zulümler yağmur gibi yağmaya başladığında

Paydostan sonra gişeye önemli bir mektup getiren biri gibi:Gişe çoktan kapalıdır.Yaklaşan bir sel felaketi karşısında kenti uyarmakisteyen biri gibi:Ama başka bir dilde konuşan. Kimse anlamayacaktır onu.Dört kez kendisine bir şey verilen bir kapıyıbeşinci kez çalan bir dilenci gibi:Beşinci kez aç kalır.Yarasından kan boşanan ve doktoru bekleyen biri gibi:Kan durmaz, hep boşanır. Biz de ortaya çıkıyor …

Devamını oku