Kategori: Şiir

Ev Şiirleri Bercestem

Kapıları ölü, sağ Bütün akrabaya kapalı Bir ev bulsak, O ev yalnız ikimizin olsa Hep orada otursak. İç içe bu evler, bıktım, Birbirine bağlı. Sözde kalır ayrı evlere çıkmak, Dağ başlarında bile olsa Yalan, evlerin yalnızlığı. Bir duruş tazeler eski bir acıyı Hortlatır gerilerde bir derdi bir bakış. Bu ev sizin öyle mi? Yanlış! Önceki …

Devamını oku

Abuzittin Bey

Toriğini çalıştır kaşalotGır geçmeÇaparize gelirsin sonra zıngadak Kasıntından denizler bulanıyorBamya tarlası mı sandın dünyayıBak atı alan Üsküdar’ı dolanıyor Her gün ağzın dört köşeAma çıngırağı çektiğinin resmidirKim dedi sana rüzgâra karşı işe Asma sakal takma bıyıkBehey ıspanakzadeBu gidişin sonu karanlık Tenhalarda bocurgat yaparsınİşin gücün hamintoBilirim her taşın altında varsın Fazla viraj alıyorsun ağır olEşekten düşmüş karpuza …

Devamını oku

Geçmiyor gülmekle hüznüm, belki ağlarsam geçer

Zannederdim aşkımı bir şûha bağlarsam geçer
Yâr eliyle yâremi bir kerre dağlarsam geçer
Bitmiyor âh-ü figanım bülbül-i şeydâ gibi
Geçmiyor gülmekle hüznüm, belki ağlarsam geçer

DUVAR ARDI

Sükûn beşiği sallanıyor bir samanyolundan öbür samanyoluna
Karanlık, soğuk boşluğu ölüm usâresiyle dolduruyor
Ve kibirli hamâselerin ardında
Yalnız bir adam
Kendi cenazesine ağlıyor

İNZİVANIN SINIRINDAN

Oturaksız bir kayık gibi bulutlu gecede, karanlık denizde
Son girdaba doğru yol alıyorum
Selam umudu yok
Okşama umudu yok.

Efsus’a Yolculuk

gece suyunu sever burada ekili arazibiraz ileride elma ağaçları, vişne ve armutceviz ağaçları da vardır arazinin gerisinde,biraz uzakta, doruğa doğrusöğüt ağaçları da olmalı,neredeyse yola paralel akan bir dereböyle ezbere bilirim buralarıgeride kalanı hatırladığım gibinasıl da ferahtım eskiden aksi istikamette giderkendoluluk henüz bende tamama varmamış ikenbelirsizdi dünya, belirsizdi beni içine alacak olanbeni beklemiyordu aslında dünya bir …

Devamını oku

Efsus’a Yolculuk

annem de bilmezdi Latin alfabesini“okuma yazması yok!” kabul edilirdi bu nedenleama eski yazıyı babasından öğrenmişher sene hatim indirdi üç ayları boyuncaseher vakti, annemin sesiyle uyandım her sene üç ayları boyuncaannemin Kur’an okurken, Kur’an’ı okuyuş tarzındaki hüzünlü sesiyle..hüzün, ihtiyatlı olmak demekti, mutluluğun baştan çıkarıcılığınahüzün, utanmak demekti benzimizdeki güzellikten, özellikle gençlik yaşındahüzün kendimize karşı tetikte olmak demektiiçimizdeydi …

Devamını oku

Babam’ın anısına

Her ölüm dünyada bir çatlak açar – bir boşluk bırakıp
öyle gider her kişi: öteki kişiler de, şimdi, o çatlağı
kapatmakla, o boşluğu doldurmakla görevlendirilmiş
hissederler kendilerini.

Bir Şiir Üstüne Çeşitleme

Külrengi bulutlarıyla güz günlerininSevdiğim İstanbulu gibisinGene de çağırıyor yüreğinDaha aydınlık bir yeryüzünü Her zaman genç gözlerinde gülüyorSu kocamış ve yorgun İstanbulGene de yaşıyor ve sırlı aynasındaBana gösteriyor senin yüzünü Ayak basmadığım çorak bozkırdaSevdiğim Anadolu gibisinGene de bekliyor yüreğinUzakta ve elinde olmayanı Sevecen gözlerinde tükeniyorHasret rüzgarlarıyla AnadoluGene de üretiyor ellerinYeni baştan ve umutla sevdanı İstanbulum Anadolum …

Devamını oku

Daha zor günler geliyor

Ama dümenci çağırınca, hemen tekneye koş,herşeyi olduğu gibi bırak ve etrafına bakınma. Etrafına bakınma.Ayakkabını bağla.Köpekleri kovala.Balıkları denize at.Kandilleri söndür! Daha zor günler geliyor. Epiktetos