Kategori: Şiir

Gülerken Yüzün

Gülerken yüzünDem çeken bir güvercinin sesiniİçin için büyüyen çimenleriBaharda lunaparkı, bayramyerini Ve alışkanlıklar dışında her şeyiGülerken yüzünAşıyor geçmişin acılarınıKendini yarına değiştiriyor Gülerken yüzünSanki çarmıhını kırmışsınSenin ve ardından geleceklerinAylası alnına düşmüş geceninOturmuş ağlıyor kendisi Bunu öyle candan öyle yürektenÖyle bir tutkuyla istiyorum kiAklımda hep öyle kalmalısın Gülten Akın

Temmuz Bulutu

bu yaz da çok ağrıdı kalbimbiraz daha yaklaştı o ıssız orman uğultusu halbuki benim yaz ırmağına değenkiraz dalından farkım yoktu ellerim oğul otuydugözlerim erguvan moru dudağım kapari çiçeğine sarılantemmuz bulutuydu ah kalbim bütün bunlarınasıl da unuttu Ahmet Uysal

Gül Nar

su kaybıdır bizedeğmeyen her yağmur hazırlan önümüz baharellerini kıra sürmelisindağ var bilirsin taş var yağmur varönümüz baharsu iner çerçöp inerve sağrısı yelesi toy bir tay iner hazırlan sana diyeceklerim var esmer cezeryemseni sevdiğimi herkes biliyor şu uzak tepeler deşu gölge ağaçların turuncu arabahem şu üzerindeki turuncu giysi sende bil istedimsaçlarındaki turunca selam karakalemim sevgilim son …

Devamını oku

Sonsuz Şiir

– sen sonsuz bir şiirsin aslında I – mahzun gözlerinde bir sonsuz şiirbir baksan yanarım dilim lal olurgözlerin gözlerin bir sonsuz nehirbir aksan kalbime ihtilal olur el edişin aşka bir sonsuz şiirseninle istanbul olur her şehirbir yürürsün ki ah! ne desin şairendamın bir suna bir maral olur rüyan bile yağmur bir sonsuz şiirpişir gözyaşıyla gönlünü …

Devamını oku

Bugün Değil

Biliyorum bu vakitte banaNe söylemek istediğini –Söyleme! Gör kararan zemininiKüçük gölün ve telaşını dümdüz bulutlarınİhtişamlı ve kapkara –Söyleme! Bu gece kötü bir gece. Biliyorum bu vakitteZorlanıyor için ta derindenSormak zorunda olduklarından.Sorma! Tereddüt etmekteDilinde üzüntü verici kelimeler-Söyleme! Bu gece kötü bir gece. Ne söyleyeceksen yarın söyle-Bilemeyiz ki, belki yarınÇok kolay olur herşey,Bugün hiçbir yüreğin kaldıramayacağıVe beni …

Devamını oku

Gırnataya On İki Kandil

1 Yere ve göğe bir evBurası, Akdeniz ile Sierra Nevada arası.Dağ elini koyuyor dalganın elinedeniz ağacın pencerelerini kuşatıyor.İşte Gumara kapısı,El-Hamra’ya çıkan şairlerinhayallerini görüyorumHugo, Gongorra, Jimenez, Rilke, LorcaArmando Blasio Weldes’i işitiyorum:“Kaç kez istemişimdir Gırnata çağındadoğmuş olmayı”.Bu tarihin ıtrına dar geliyor feza,bu toprağın kokusuna dar geliyor tarih.Tırman ey şair soruların burçlarına, reyhanın havasını oku,daya dudaklarını anlamın şarabına. …

Devamını oku

kefâret

“..ey kadın ! yarana secde et . et ki bu tek marifet..” ah siz ! siz ve izleriniztenden aşikâr şu gönülde. ömürde nefesten ziyadebiliyorum eski bir hikâye olacaksınız günün birindeüstünüze koklanmayacak güllere felâketyarama özneve son arzum nihayet. olsun varsınnasılsa bütün şarkılar özleminiz kadar nihavent ay salınırken gökte hece hece gözlerimeödenirken kefâretve yaseminler sessizce sokulurken geceyeaklıma …

Devamını oku

İmru’l Kays

Atların lisanını bilirimkadınların gizli tarifesiniitin hergelenin biriyimmuhabbet tellâllarına göre Kalmadı yatmadığım haneüryan girmediğim bahçeİmru’l Kays’ı öldüren zehirbana da sunuldu kaç kere Doludizgin geçtim Yesrib’iMekke’yi kona göçegörmek için şairin ülkesiniindim kadim Yemen’e Yemen : Mısır keteninenakşedilmiş bir kaligrafi :yüz bin sağmal devebir o kadar soru işareti Yemen : çölün eteğineserilmiş bir pösteki :yüz bini çini kâsebir …

Devamını oku

Öğle Uçurumları

Öğle vakitleri; benim ser-i mezarımmurdar ettiğim hayat yorganların altında Hep böyle uyanıp çenemi yuvarlıyorumHacminden taşan bir karanlık var. Canlı ve ölmeyecekmiş gibi durançalışkan insanların fotoğraflarındabelki bu yüzden yokum Masumiyet, iplik, tuğla gibi kelimelerleaçıklanabilir bir durum yaratmak istiyorumAnlam bir patırtı halinde dökülüyor dışarıdanŞimdi ne yapmalıyım?Diyelim ki ben dikenli bir kaktüsümgünün soluksuz bahçelerinde büyüyenBu zavallı kaktüs ne …

Devamını oku

Sürgünlere Sürülmüş Bir Sürek

Beklemek, ana karnında başlar ilkin, dokuz aydır.Beklemek, ölümdür ki beklenilende bilinmez, bilinmek istenmez.Beklemek, hayatın kendisidir ki sürekli beklenilecek bir şeyler buluruz.Beklemek, doğum ile ölüm arası ve ölüm sonrasını kapsar.Beklemek, hayata anlam katar bir bakışa göre.Beklemek, hayatın anlamını aramanın kendisidir diğer bir görüşe göre.Beklemek, insanı sıktığı gibi hayatı da sıkar.Beklemek, olgunlaşmaktır belki de.Beklemek, beklemenin kendisi azap …

Devamını oku